‘Bizim madenler’ uyumaya bırakıldı: Biz uyumayalım!

Abone Ol

Yine kendi gündemimi yarattım!..

Kınamayın. Gerçi başlıkta “madenler” dedim, bir de “bizim” diyerek milletimizin ortak değeri madenleri işaret ettim. Yine de Eskişehir i ili topraklarında varlığı öne sürülen madenlerimizi konu etmeye karar verdim…
İlimizin bu konuda kahramanları vardır, onlardan biri de Sadık Yurtman’dır. Kendisi yıllardır Eskişehir Çevre Koruma Derneği Başkanlığını yürütmekte. Çevresinden ne tür bir destek görür bilinmez ama, değindiğim gibi kahramanca savaşmaktadır yıllardan beri.
Bizim madenlerle “Çevrenin” ne ilgisi var” derseniz… O ilgiyi son yıllarda milletçe öğrendik. Özellikle termik santrallar için gerekli yakıt konusu, yani kömür elde etmek için toptan köyler boşaltılmakta, onların çevresinde zeytinlikler, ormanlar ve meralar yağmacı şirketlere peşkeş çekilmekte…
Tapulu mülkler jandarma desteğinde ellerinden alınmakta. Açıkçası bir 30-40 sene sonrası bitiverecek Kömür nedeni ile yılların yerleşik yurttaşlar düzeni bozulup sürgüne gönderilecekler.
Özellikle Eğe illerindeki yerleşik köylülerin tapulu mülkleri ellerinden alınmakta ve adeta sürgüne gönderilmekte…
Kadını erkeği, genci yaşlısı verdikleri mücadeleyi içimiz yanarak izlemekte değil miyiz?

Önce Sarıcakaya…

Hemşerimiz Sadık Yurtman Çevreci bilinci ile Eskişehir’ için savaş vermekte veriyor. Geçen hafta içinde Sakarya’da bir açıklamasını görmüştüm. O da aynı anlayışla il sınırları içindeki ruhsata bağlanan maden sahalarının durumu hakkında bilgilendirmelerde bulunuyor, duyarlı hemşerilerimizi, ilin yerel yöneticilerini uyarıyor.
Örneğin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün verilerine dayanarak ilimizdeki ruhsatlandırılmış ve ihaleye çıkarılmaya hazır maden arama alanlarının kapsadığı yüzölçümlerini veriyor.
***
Çevreci kimliği ile birinci sıraya Sarıcakaya ilçemizi almış. Yöremizi tanıyan biri olarak ben de öyle yapardım!..
Sarıcakaya, Orta Sakarya Vadisinde kendisine bağlı 5-10 köyü ile 1950’lerde ilçe statüsüne kavuşturulmuş şirin bir ilçemiz. Bir zamanlar Eskişehir ile birlikte İstanbul ve Ankara’nın “meyve sebze ihtiyacını karşılayan” bir üretim merkezi olarak anılıyordu. Halen kısmen de olsa bu özelliğini korumakta. Uzun nehirlerimizden Sakarya Nehri içinden geçiyor olması ve de sonradan Orta Sakarya Sulaması projesinin yapılmasıyla enerji gerektirmeyen bir özelliği de var.
Yanı sıra termal suları nedeniyle zamanında İl Özel İdaresi tarafından yaptırılan bir oteli ile ve bungalov tarzı yapılarla birlikte başta şehrimizin suyla tedavi merkezlerinden biri konumundadır.
Elbette coğrafi özelliği ile harika bir doğal yapıya da sahip. İşte yüzölçümü itibariyle bu küçük ilçe de başta “altın” olmak üzere maden sahası olarak ayrılan yerlerin başında gelmekte. Vadiyi çevreleyen dağlar olmak üzere maden arama sahası olarak belirlenen alanın yüzölçümü 676 hektar. Daha anlaşılır olması anlamında tam olarak 6 bin 760 metre kare.
Yukarıda saydığım özellikleriyle Sarıcakaya’nın kapsadığı alan ne kadar ki, binlerce dönüm alan maden arama sahası olarak işaretlenmiş!..

Sırada Beylikova var!..

Burası da yeni ve küçük illerimizden biri!. Özellikle de çok yakın zamanda yurt çapında ünlenen bir yerleşim alanı Beylikova.
Hatırlanacaktır ABD’nin başta petrol olmak üzere yeryüzünde az bulunan maden zenginliklerine göz dikip savaş açmaktan çekinmeyen başkanı Trump ile bizim Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan arasında “al-ver pazarlığına” konu olduğu ileri sürülen bir başka madenin bulunduğu ilçemizin toprakları.. Yeni öğrendiğimiz adı;
-Değerli Toprak Elementleri!..
Bu anlaşılabilir bir kazanç ülkemiz adına. Ama milli sermaye ya da devletimiz tarafından işletilmesi ve değerlendirilmesi şartıyla!... Beylikova’da işaretlenin maden sahası da Sarıcakaya’dan biraz fazla: 6 bin 790 metrekare…
***
Sadık Yurtman, diğer dört ilçemizdeki maden sahalarıyla ilgili verileri de paylaşıyor açıklamasında onları da bir başka yazıda ele alırız.