Ayvalıkgücü Belediyespor karşısında alınan galibiyet, sıradan bir üç puan değil. Dokuz maçlık seri yakalamış, ligin formda ekiplerinden birine karşı kazanılan bu mücadele; Eskişehirspor’un hem karakterini hem de hedefe olan inancını bir kez daha ortaya koydu. Üstelik bu zaferle yenilmezlik serisi yedi maça çıktı ve yaklaşık 20 yıl sonra en uzun galibiyet serilerinden biri yakalandı. Bu tablo, zirve yarışında hata yapmamak adına son derece kritik.
***
Önümüzde dokuz maçlık zorlu bir maraton var. Eskişehirspor’un hedefe ulaşması için sadece kazanması yetmez; rakiplerinin de puan kaybetmesi gerekiyor. Özellikle Kütahyaspor’un yaşayacağı olası puan kayıpları yarışın kaderini belirleyecek. Ancak şunu net söylemek gerekiyor: Bu takımın hem kadro kalitesi hem de saha içi liderliği bu süreci kaldıracak güçte. Üstelik kulübün başında Hakan Şapcı gibi tecrübeli, kriz yönetimini bilen bir teknik adam var.
***
Eskişehirspor tarih boyunca kolay şampiyonluklar yaşamadı. Mücadele ederek, direnerek, sabrederek kazandı. Bugün de farklı bir tablo görünmüyor. Ancak Anadolu Efsanesi, zoru kolaya çevirme geleneğini yine sahaya yansıtacaktır. Yeter ki tribün desteği, şehir inancı ve birliktelik azalmadan devam etsin.
***
Bir parantez de Eskişehir Anadolu Spor Faaliyetleri’ne açmak gerekiyor. Geçtiğimiz hafta Kütahyaspor karşısında ortaya konan futbol, adeta ders niteliğindeydi. İki net penaltının verilmediği bir maçta hakemi geçememek can sıksa da sahadaki istek ve mücadele umut verdi. O oyun, “Bu takım ligde kalır” dedirtti.
***
Son söz olarak, Bu şehir mücadeleden korkmaz. Yeter ki adalet olsun, yeter ki inanç sürsün. Gerisi zaten Eskişehirspor’un ruhunda var.