90’lı yıllardı, emniyet müdür yardımcısıydı…
………
Bir gün odasında otururken pasaport şubenin komiseri geldi…
………
Anadolu Üniversitesi’nde öğrenim gören Azeri bir öğrencinin vizesinin bittiğini söyledi…
…………..
‘Müdürüm bu öğrenci yeniden vize alması için ülkesine gitmeli’ dedi…
…………
Kabul etmedi, ‘Öğrenci ülkesine giderse, eğitimi yarım kalır’ diyerek bu işi halletmesini söyledi…
……….
Komiser gitti, 10 dakika sonra geri geldi…
…………
Elindeki kitabı göstererek ‘Müdürüm kitaba baktım, bu öğrenci ülkesine gitmeden olmuyor’ dedi…
…………..
Bu sözler onu sinirlendirdi, ‘Sana da kitabına da başlarım, bu çocuk ülkesine gitmeyecek’ diye bağırdı…
…………
Komiser korkudan kaçtı…
……………..
Rahmetli Gaffar Okkan’dan bahsediyoruz…
……….
Muhteşem biriydi, sayılırdı, sevilirdi…
………..
Eskişehir’den sonra önce Van, sonra Diyarbakır’a emniyet müdürü olarak gitti…
……….
Orada da kısa sürede kendini sevdirdi…
…………
24 Ocak 2001 yılında, 25 yıl önce hain bir pusuda can verdi…
……………
Kendisiyle birlikte 5 poliste şehit oldu…
………..
Ve dün ajanslar bir haber geçti…
………..
Saldırıyla ilgili 25 yıldır kırmızı bültenle aranan Haşim Alabalık ve Murat Aktaş adlı iki zanlının davası zaman aşımına uğramış…
……………
Yani kanunlara göre, işledikleri bu vahşi cinayet yanlarına kar kalmış…
………………
Rahmetli sağ olsaydı, bu günleri görseydi…
……………..
Yine ‘Başlarım ben böyle yasaya, kitaba’ der miydi?
………………
Bizce derdi, ya da cezayı kendisi keserdi!
NOT: Şehit edildikten 10 yıl sonra Diyarbakır’a gitmiştik. Bir çok esnafın dükkanında fotoğrafı vardı. Diyarbakırlılar onu unutmamıştı. Çok duygulanmıştık, gözlerimiz yaşarmıştı…
………………
SOSYAL MEDYA
…………………
NOSTALJİ
1960’lı yıllar, Eskişehir Köprübaşı…
…………………
GÜNÜN SÖZÜ
……………………..
Temel bir gün hastaneye gider. Doktor:
- Buyurun beyefendi, şikayetiniz nedir? Temel:
- Doktor bey ben ne zaman çay içsem gözüm ağrıyor. Bunun üzerine doktor kısa bir muayenenin ardından Temel'e:
- Bundan sonra çay içmeden önce çay kaşığını çıkarın lütfen..!