Anlayamıyorum!

Abone Ol

Bir bebek dünyaya gelirken annesinin bedenindeki kemiklerini kırarcasına bir acıyla
doğarmış. Doğum uzarsa bu acılar saatlerce sürdüğünü anlatan televizyondaki
doktoru dinlerken rahmetli annemi bir daha saygıyla andım. Annem; anne hakkının
ne demek olduğunu anlamak için anne olmak gerekir derdi. Böyle acılarla dünyaya
getirmiş olduğu erkek çocukları tarafından öldürülen anneler için ne kadar yas tutsak
azdır. Düşünebiliyor musunuz? Bir kadının doğurduğu erkek çoçuğunun büyüyerek
başka bir kadını acımadan öldürmesini anlayamıyorum!
Öldürmek deyince, zevk için avlananlara söylenecek söz bulamıyorum. Sizde hiç
vicdan yok mu? Vurdum diye sevineceğine, o hayvanın bir an önce gidip yavrumu
emzireyim diyebileceği aklınıza gelse gene o tetiği çeker misiniz? Karnı acıkan ve bir
türlü gelmeyen annesini emmek için bekleyen yavrunun halini hiç düşündünüz mü?
Hayvanlara eziyet edenler tespit edildiğinde yasal olarak sadece para cezası verilirse
bu eziyetlerin önü alınamaz. Bu konu çıkarılacak yasalarla ancak önlenebilir.
Hayvanlara zorla tecavüz edenleri ne yapalım? Yazarken bile insanlığımdan
utanıyorum.
Tüm canlıların yaşam evi olan ormanlık bölgelerde yangın çıkarıp inşaat alanı
açanlara, evimin görüntüsünü bozuyor diye evinin önündeki ağacı kesenlere o canı
olan ağaç ve bitkileri katledenleri hangi kategoriye koyalım! Televizyonda “Çok
büyük bir yanağını da can kaybı yaşanmadan atlattık!” Diyen tv spikerine bu ormanın
yaşayan canlı ağaçlardan, hayvanlardan ve börtü böcekten oluştuğunun anlatılması
gerekiyor. Kendimiz dışındaki canlı varlıklara yaşam hakkı vermeyen anlayışı
lanetliyorum.