Aman! İkisi de yerinde kalsın!

Abone Ol

Eski ismi TÜLOMSAŞ olan şimdiki TÜRASAŞ ile Şeker Fabrikası…

Biri, Cer Atölyesi ile kuruluşu Osmanlı’ya dayanan; diğeri, Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan Eskişehir’in iki önemli sanayi kuruluşu.

---

Her ikisi de yıllarca hem şehre hem ülkeye büyük oranda katma değer sağlayan…

Her ikisi de yıllarca binlerce insana iş olanağı sağlayan…

Her ikisi de yüz binlerce ailenin geçim kapısı olan…

Her ikisi de sinema, tiyatro, düğün ve spor salonlarıyla şehrin sosyal yaşamına büyük katkılar yapan kuruluşlardı…

---

Şehre yıllarca katkı sağlayan bu iki önemli sanayi kuruluşunun yıllar itibarıyla yıpranıp yaşlandığını, teknolojilerinin eskidiğini, en önemlisi de her iki kuruluşun faaliyet gösterdiği üretim alanlarının şehrin ortasında kaldığını dile getirdik birkaç kez…

Mevcut durumlarının ne teknolojik ne de mekânsal anlamda yenilenmeye imkân verdiğini, faaliyetleri şehrin ortasında kalmış alanlarda devam eden bu sanayi kuruluşlarının birçok açıdan şehrin önünü tıkayarak şehrin gelişimini önlediğini ifade ettik…

---

O nedenle bu iki önemli sanayi kuruluşuna hem günümüze uygun teknolojiyi kazandırıp daha kaliteli ve yüksek ölçekli üretim yapmalarını sağlamanın hem de işgal ettikleri alanlarla şehrin önünü tıkamalarını engellemenin yolu olarak, her iki fabrikanın şehir merkezinden kaldırılarak sanayi bölgesine taşınması ve faaliyetlerine yeni teknolojileri ve yeni mekânsal yapılarıyla devam etmelerinin mantıklı olacağı düşüncemizi paylaştık.

---

Bu yapılırken de tek koşul, kaldırılacak olan her iki fabrika arazisinin, içinde bulunan bina ve yeşil alanlarıyla birlikte şehir halkının sosyal, kültürel ve sportif etkinlikleri için kullanıma açılmasıydı…

---

Temelde hâlâ aynı düşüncede olmamıza rağmen, yakın zamanda Eskişehir’deki sağlık alanlarının satılmak üzere Özelleştirme İdaresine devredilmesi, şehirde oluşan tepki üzerine “Bir yanlışlık olmuş. Karar geri alınacak.” açıklamalarına rağmen bugüne kadar hiçbir haber çıkmaması üzerine, bu iki fabrikanın taşınması düşüncemizi resmen askıya aldık.

Zira…

Bu iki fabrikanın taşınması hâlinde iktidarın iki fabrika alanını bizim istediğimiz gibi halkın kullanımına açması çok da mümkün gözükmüyor!

Öyle ya…

Şehrin merkezinde en kupon arazilere sahip olan sağlık alanlarını özelleştirme kapsamına alan yönetim anlayışı, taşınması hâlinde değer biçilemeyen bu iki fabrika alanına neler yapmaz?

O yüzden her iki fabrika da içinde bulunduğu fiziki yetersizliklere ve şehre yarattıkları sıkıntılara rağmen yerinde kalsın!

Böylece…

Hiç olmazsa faaliyet gösteren fabrikaların arazileri de mecburen korunmuş olur!

TEPKİ RESMEN NEFRETE DÖNÜŞMÜŞ…

“Bundan sonra yapılacak seçimlerde oy kullanmamaya son derece kararlıydım. Butlan saçmalığı sonrasında bu kararımdan vazgeçtim. Seçimde sandık başına gidecek, sırf butlan yönetimini kendimce cezalandıracağım.”

---

“Butlan ile partinin başına gelenlerin dertleri CHP falan değil. Bütün dertleri, CHP’nin iktidara yürümesinin önünü kesmek, iktidarı 25 yıldır olduğu gibi yine iktidarda tutmak.”

---

“CHP nasıl olur da umut olur ve biz bu umudu nasıl kırarız diye resmen görevlendirilmiş bu butlan yönetimi.”

---

“13 seçim kaybettikten sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasete dönmesi, normal şartlarda milyonda bir ihtimaldi. İşte o milyonda bir ihtimal, yıllardır hukukta kullanılmayan butlan saçmalığıyla ve iktidarın omuz vermesiyle gerçekleşti.”

---

Yukarıdaki cümleler, denk geldiğim insanların CHP’de yaşananlarla ilgili birebir kurduğu cümlelerden oluşan yorumlar.

Konusu açıldığında dile getirilen bu ve benzeri yorumlara bakılırsa, özellikle butlan sonrasında Kılıçdaroğlu ve destekçilerine yönelik tepki âdeta nefrete dönüşmüş.

Anlaşılan o ki:

AK Partililerin aynı butlan yönetimini savunur hâle gelmesi de politik yönü olmayanları bile benzer düşüncelere sevk etmiş…

ARTIK UCUZ-PAHALI ALGIMIZ DA YOK!

Enflasyon ve ardı ardına gelen zamlar nedeniyle kafamızdaki fiyat terazisi altüst oldu…

Artık her birimiz aynı anda hem her şeyin fiyatına şaşırır hem de hiçbir şeyin fiyatına şaşırmaz hâle geldik.

Fiyatlar konusunda ucuz-pahalı algımız yok olup gitti.

O yüzden de hepimiz, hayatımızın en kolay kazıklanabileceğimiz sürecini yaşar hâle getirildik.

Öylesine bir süreç yaşatıp kafalarımızı öylesine allak bullak bir hâle getirdiler ki bundan sonra her birimize her şeyi, istedikleri fiyattan rahatlıkla satabilirler. Biz de göz göre göre kazıklanmamıza rağmen, bir daha zam geleceği için her defasında kârlı çıktığımızı düşünebiliriz!