AK Parti'nin Eskişehir'de 25 yılı...

Abone Ol

AK Parti yarın kuruluşunun 25’inci yıl dönümünü kutlayacak.
Partinin Eskişehir’de kuruluş öncesi çalışmalarını ve kuruluşunu hatırlıyoruz…
Eskişehir’de uzun süre kurucu il başkanı aradı parti…
“Gel, kurucu il başkanı ol” denilen birkaç isim, AK Parti il başkanlığını kabul etmedi.
Ta ki Osman Yüksel ikna edilinceye ve kurucu il başkanı olmayı kabul edinceye kadar.

***

Partinin Eskişehir’deki kuruluşunda görev alan yöneticiler, ellerinden geleni yaptılar parti için.
Çoğu kişi unutmuş olabilir ama AK Parti, kurulur kurulmaz girdiği 2002 seçimlerinde Eskişehir’deki 4’üncü milletvekilliğini sadece 300-400 oyla kaybetti.
Kaldı ki o yıllarda Eskişehir’in 6 milletvekili belirleniyordu.

***

Yine belki unutulmuştur ama…
Aynı AK Parti, 2004 yılı mahalli seçimlerinde Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerini kazanıp Büyükşehir Belediyesi’ni sadece 9 bin oyla kaybetmişti.

***

Buradan da anlaşılacağı üzere, AK Parti’nin Eskişehir’de kuruluşu ve sonrasında herhangi bir problem yoktu.
Ne olduysa sonrasında, yani 2006-2007 yıllarından itibaren olmaya başladı…
Parti, Eskişehir’de resmen düşüşe geçti.
Bunun en büyük nedeni, Milli Görüş içinde bile karşılık bulamayan kadroların AK Parti yönetimlerinde yer alması oldu bana göre…

***

Yıllar itibarıyla önce Tepebaşı kaybedildi, ardından Odunpazarı ve diğer birkaç ilçe elden gitti…
AK Parti Eskişehir’de, özellikle de her mahalli seçimde, hem oylarını düşürdü hem de partinin Türkiye genelinde aldığı oyun çok altında oy alabildi.
Böylece…
AK Parti’nin Eskişehir’deki düşüşü, gele gele bugüne kadar dayandı.
Son yapılan genel seçimde iki milletvekilinde kaldı, son yapılan mahalli seçimde ise elinde kala kala 4 ilçe kaldı.

***

Sonuç olarak…
Yukarıda da belirttiğimiz üzere AK Parti, Eskişehir’de aslında fena başlamadı.
Fakat ne devamını getirebildi ne de var olan konumunu koruyabildi.
Tam tersine, sonuçları itibarıyla her seçimde bir önceki seçimi arar hâle geldi.
Şimdi biri bize, “AK Parti’nin Eskişehir’deki 25 yılını iki-üç kelimeyle özetler misin?” diye sorsa, vereceğimiz tek yanıt, “Partinin şehirde siyaset üretemez hâle gelmesidir.” yanıtı olur.

***

Bakın, aradan 25 yıl geçmiş, AK Parti bugün dahi Eskişehir’de siyaset üretemiyor.
Dışarıdan aday yapılan seçilmiş aktörleri, partili geçinenlerle partiden geçinenlerin varlığı, şehrin hassasiyetlerine adeta savaş açan tavırları, makul isteklere bile iktidar olmanın kibriyle sürekli karşı çıkan anlayışı, talepler karşısında şehirle inatlaşan, kendi kitlesinin gönlünü alma uğruna çoğunluğun şükretmesi gerektiğini temel almış ama sonuç doğurmayan bir strateji ısrarla devam ediyor.

***

Kısacası…
AK Parti Eskişehir’de, “CHP’li belediyeler bir hata yapsa da şöyle bir çaksak” üzerine oturtulmuş bir anlayışı sürdüren, Erdoğan’ın ismiyle alınabilecek oyu kabullenip “Bu kadarına da eyvallah” diyen, içerisinde oluşan grupların güç yarışına girdiği bir yapıdan ibaret hâline gelmiş vaziyette.

SANAT SOKAĞI OLMASINDAN VAZGEÇİLMİŞ ANLAŞILAN...

AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak açıklamış:
Hatboyu ihale sürecinin 22 Temmuz tarihinde tamamlandığını, 2 firmanın teklif sunduğunu, değerlendirmenin hâlen devam ettiğini, aksilik olmazsa 2027 yılının ilk çeyreğinde düzenlemenin tamamlanacağını belirterek, “Burası Eskişehir’in sembol noktası olacak.” demiş.

***

Aynı Gürhan Albayrak, bundan aylar önce 1600 metre uzunluğundaki bulvarla ilgili olarak, “Hatboyu’na Sanat Sokağı benzeri bir düzenleme yapılacak. Yeni düzenleme ile belirli aralıklarla konulacak ticari mekânları işletecek olan müstecirler, buranın bakım, onarım ve temizliğini de üstlenecek. Burası Sanat Sokağı’na dönüştüğünde şikâyetler de sona ermiş olacak.” açıklaması yapmıştı...

***

Görünen o ki Hatboyu düzenlemesiyle ilgili “Sanat Sokağı” düşüncesinden vazgeçilmiş.
Normal bir düzenleme yoluna gidilmiş.
Nedenini bilmiyoruz ama vazgeçilme nedeni olarak ilk aklımıza gelen tahmin, AK Parti cephesinin “Biz kültür-sanat üzerinden yıllardır belediyeleri eleştiriyoruz, sonra da kalkıp Sanat Sokağı yapıyoruz.” eleştirisi olabilir...

EVET DİYEN GENEL BAŞKANLAR DOĞRU, HAYIR DİYEN VEKİLLER POPÜLİZM YAPTI...

CHP önceki dönem İl Başkanı Recep Taşel ile sohbet ettik.
Başından beri meselenin Meclis çatısı altında çözülmesi ve CHP’nin komisyona katılması gerektiği konusundaki tavrını hatırlattı.
Ardından, bu yönde doğru bir tavır alındığını söyleyerek Meclis’te çerçeve yasa ile ilgili oylamanın yapıldığı finalin ise doğru sonuçlanmadığını ifade etti.

***

Taşel, “Sorunun çözüm yerinin Meclis olduğuna, komisyonda mutlaka olunması gerektiğine karar vereceksiniz, komisyonun hazırladığı rapora imzaları atacaksınız, Meclis oylamasında ‘Hayır’ diyeceksiniz. Bence bu yanlış.” diyor.

***

Hem CHP hem de Yeni Parti genel başkanlarının Meclis’teki oylamada baştan beri takındıkları tutumlarının gereğini yaptığını ancak hem CHP’den hem de Yeni Parti’den oylamada ‘Hayır’ oyu veren milletvekillerinin tavrının ancak popülizm ile açıklanabileceğini belirtiyor...