×

Kurumsal

Künye Kullanım Sözleşmesi Gizlilik Politikası Özel Üyelik

Haber Kategorileri

Gündem Resmi İlanlar Politika Teknoloji Eğitim Sağlık Yurttan Spor Kültür Sanat Eskişehirspor Foto Şaka

Medya

Foto Galeri Web TV Canlı TV

Makaleler

Yazarlar Makaleler

Servisler

Seri İlanlar Firma Rehberi Biyografiler Nöbetçi Eczaneler Namaz Vakitleri E-gazete Faydalı linkler Karikatürler Puan Durumu Fikstür Anketler

Destek

Üye Ol Giriş İletişim

Sevgi Akmen

Helalleşme (!)

Yaşadığımız onca sorun varken bugünlerde siyasetçilerin tartıştıkları konulara şaşırmamak elde değil.
Türk lirası sert düşüşte, dolar, euro neredeyse saniyeler içinde artmaya devam ediyor, Türk halkı olarak varlıklarımız sürekli eriyor.
Yokluk, yoksulluk, işsizlik bağlamında ekonomik sorunlar gündemin ana maddesi olması gerekirken başka gereksiz başlıkları tartışıyoruz örneğin ‘Ahlak yoksunluğu’ konusunda iktidar ve muhalefet kanadından karşılıklı atışmalar devam ediyor.
Siyasiler sert sözlerle birbirlerine cevap yetiştirme derdine düşmüş durumdalar.
Diğer yandan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu tarafından halkın geçim, yaşam derdiyle hiç ilgisi olmayan “helalleşme” konusu ortaya atıldı. 
Bilindiği gibi “helalleşme” kavram olarak ‘bireysel’ bir ilişkiyi anlatır.
Alıverişte ya da uzun sürecek bir ayrılışla ilgili olarak kişiler birbirlerine olan haklarını helal ederler. 
Aslında bir nevi ‘bağışlama-bağışlanma’ ifadesi yerine geçer.
Yine yaygın kullanıldığı şekliyle kişiler varsa ‘hataları’ için ‘helallik’ isterler.
Cenaze namazlarında da dini törenin bir parçası olarak vefat eden kişi için cemaatten ‘helallik’ istenir.
...
Helalleşmenin “Siyasetin dilinin dinselleştirilmesi” olarak yorumlanabilecek şekilde kullanılması ise kabul edilemez.
Siyasetin akışı gereği liderler ya da topluluklar tarafından bazı konularda zaman zaman “toplumsal barış çağrısı” yapılabilir.
Geçmişe dönük yapılan uygulamalarla ilgili öz eleştiri verilerek çeşitli toplum kesimlerinden özür de  dilenebilir ama bu çabanın adı “helalleşme” değildir. 
Kurumlarla helalleşme ise zaten olmaz.
Hukuk devletinde suç ve suçlularla ile ilgili geçmişe dönük hesap sormalar ve diğer tüm uygulamalar belirlenen yasa ve kurallar çerçevesinde yapılır.
Çağdaş dünyanın normlarında ve evrensel hukuk ilkelerinde helalleşmenin yeri yoktur.
...
Diğer yandan “CHP’nin iktidarda olmadığı, yönetim sorumluluğu taşımadığı dönemlerdeki” toplumsal vicdanı kanatan ve acı uygulamaları tarif eden “açık yaralarla” CHP niçin helalleşiyor neden “helalleşme listesi” yapılıyor anlamak mümkün değil.
Dövülerek öldürülen Ali İsmail Korkmaz’ın ailesiyle CHP’nin ne suçu var ki helalleşilecek?
Soma maden faciasında CHP’nin nasıl bir sorumluluğu olabilir, tam tersine CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel’in olaydan çok kısa bir süre önce Meclis kürsüsünden yaptığı “facia geliyor” açıklamaları hafızalarda hala tazeliğini koruyor.
TCDD’nin ihmali ve kötü yönetimi nedeniyle meydana gelen tren kazasında yaşamını yitiren 9 yaşındaki Oğuz Arda Sel ve hak arayışı için mahkemelerde sürünen annesi Mısra Öz’le CHP niçin helalleşecek, neyin helalliğini isteyecek? 
Daha fazla örneğe gerek var mı?
...
İktidarın tam da ekonomik ve siyasi olarak tıkandığı bir dönemde son derece gereksiz tartışmaları beraberinde getirecek olan bir gündem oluşturmanın kime, neye faydası var anlamak mümkün değil.
Bir siyaset bilimci olarak ‘muhafazakar tabana’ mesaj olarak sunulan çağrının hedeflenen çevrelerde ‘yeni bir algı yaratacağı’ görüşüne katılmıyorum. 
Partinin yetkili kurullarında yeterince tartışılmadan ortaya atıldığı anlaşılan “Helalleşme yolculuğunun” siyasi sonuçlarını bekleyip, göreceğiz.
Gelinen noktada, muhalefet temsilcilerinin ‘daha az hata yaparak’ toplumun öncelikli beklentilerine dönük siyaset yapmaya odaklanmalarına ihtiyaç var.

YORUMLAR

...
Kemal
Allah dan kılıçdaroğlu varda akp oylarını artırıyor ve hep iktidarda elhamdülillah.

YORUM YAPIN

haber yazılımı | Copyright © 2021