Yaz aylarında virüs süreci

Son Güncelleme : 14 Temmuz 2020 10:07
Yaz aylarında virüs süreci

ESOGÜ Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Elif Doyuk Kartal yaptığı açıklamada deniz suyunun virüs yükünü seyreltmede etkili olabileceğini, yüksek sıcak ortamların hastalığı önlemediğini; sivrisinek ve karasineğin virüsü bulaştırmadığını söyledi.

Öncelik insandan insana direkt bulaşın önlenmesi olmalıdır.”

Koronavirüs salgının yaz aylarında da benzer seviyelerde devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Kartal, şu açıklamada bulundu: “COVID-19'a neden olan virüs, öncelikle enfekte bir kişi öksürdüğünde, hapşırdığında veya konuştuğunda oluşan damlacıklar yoluyla yayılır. Kirlenmiş bir yüzeye dokunup ellerinizi yıkamadan önce gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunarak da enfekte olabilirsiniz. Bulaş konusunda gündemin çevresel yüzeylere evrilmesi korunmada asıl faktör olan insandan insana bulaşı önleyecek tedbirlerin alınması konusunda bir gevşemeye yol açabilmektedir. Oysa virüsun farklı yüzeylerde bulunması tek başına bir anlam ifade etmemekte, aynı zamanda enfeksiyon oluşturma gücünü koruması, enfeksiyon oluşturabilecek sayıda olması gerekmektedir. Bu konuda ise maalesef bir veri bulunmamakta, yapılan çalışmalar deneysel ortam çalışmaların sonuçları olduğu için, gerçek yaşam durumlarını da doğrudan temsil etmemektedir. Hal böyle olunca çevresel ortamlarda virüsün şurda burda ne kadar canlı kaldığı öncelikli bir konu değildir. Öncelik insandan insana direkt bulaşın önlenmesi olmalıdır.”

Deniz tuzu, havuz kloru, hamam, sauna ortamı ve sinek

Prof. Dr. Kartal, asıl bulaşın insandan insana damlacık yolu ile geçtiğini belirterek yüksek sıcaklığın bu durumu tersine çevirmediğini kaydetti: “Hava ne kadar güneşli veya sıcak olursa olsun COVID-19'a yakalayabilirsiniz. Normal insan vücudu sıcaklığı, dış sıcaklığa veya hava durumuna bakılmaksızın 36.5 ° C ila 37 ° C arasında kalır. Virüsün insan vücudundaki süreci de değişmez. Bu nedenle kendinizi güneşe veya 25 ° C'den daha yüksek sıcaklıklara, hamam, sauana vb. maruz bırakmak da koronavirüs hastalığını önlememektedir.”

Deniz ve havuz ortamlarını da değerlendiren Prof. Dr. Kartal ifadelerine şöyle devam etti: “COVID-19‘un deniz suyunda hayatta kalmasına ilişkin veri yoktur, ancak deniz suyunun seyreltmesine bağlı olarak viral yükün azaltılmasına katkıda bulunacağı açıktır. Ayrıca deniz tuzunun diğer benzer virüslerde olduğu gibi viral inaktivasyona katkıda bulunabileceği söylenebilir. Yüzme havuzlarında ise klor uygulanımı vb. viral inhibitörlerin varlığı uygun konsantrasyonda ve aralıklarda yapılmış olması kaydı ile sadece havuz suyu aspirasyonu ile virüs bulaşını önleyebilir. Plajdaki havuzdaki ya da havuz kenarında bulunan bir insandan yakın temas ile bulaşı önleyebilmesi beklenmez. Ayrıca mevsim itibarı ile merak edilen konu COVID-19’un sivrisinek ya da karasineklerle taşınabileceği konusudur. Bugüne kadar karasinek, sivrisinek yoluyla bulaşan COVID-19 virüsünün olduğunu gösteren hiçbir kanıt veya bilgi yoktur.”

Virüs bulaşına engel olabilecek bir gıda, vitamin kürü ya da bir ilacın bulunmadığını belirten Prof. Dr. Kartal, ESOGÜ Haber’e yaptığı açıklamasını şu ifadelerle sonlandırdı: “Korunma anlamında pandeminin başında ne söylendi ise hala tek geçerli olan, insanlarla teması bir şekilde önlemektir. Çünkü devlet hangi tedbiri alırsa alsın uyum yine kişiye kalıyor. Bir insana diğerlerinin sağlığını korumada ciddi rol düşmektedir. Bunun için bir yakınımızı kaybetmemiz ya da maddi bir ceza ödememiz de gerekmiyor. Şu an için birbirimizi korumak insani bir görevimizdir. Hasta olan ya da virüs bulaştığı saptanmış kişiler izole olmaları gerektiği için onlardan korunmak bir ölçüde mümkün olmaktadır. Fakat hasta olmayan ama virüsü taşıyan binlerce insan etrafımızda bulunabilmektedir. Bir havuz kenarında, bir restoranda, markette ya da pazarda yakınımızda olabilirler. Evde kalmak en iyisi olmakla birlikte zorunlu durumlarda; en azından toplu bulunmaktan kaçınılmalı, mutlaka maske takmak koşulu ile en az 1 metre uzak kalınmalıdır. Ev dışında herhangi bir yüzeye temas etmiş eller ile gözlere, ağza ve buruna dokunmaktan kaçınılmalıdır. El hijyeni sık sık ve gerektiği gibi sağlanmalıdır.”

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

escort ankara
izmit escort