ŞEHİR HASTANELERİ KAMU ZARARINA NEDEN OLUYOR

Son Güncelleme : 25 Ekim 2016 11:10
ŞEHİR HASTANELERİ  KAMU ZARARINA NEDEN OLUYOR

Eskişehir Tabip odası Başkanı Dr. Hamit Güçlüer, şehir hastanelerinin ciddi anlamda kamu zararırına neden olduğunu söyledi. Güçler, Eskişehir'in sağlık alanında Türkiye ortalamasının üzerinde olduğunu da belirtti.

SÖYLEŞİ: ALİ BAŞ

Eskişehir Tabip Odası (EBTO) Başkanı Dr. Hamit Güçlüer'in yapımı devam eden Şehir Hastaneleri ile ilgili sözleri "Sağlık kamuoyunda" oldukça tartışıldı. Hamit Güçlüer ile yaptığı çıkışı ve sağlık sektöründe yaşanan son durumu konuştu...

-Şehir hastanelerine muhalif olduğunuz şeklinde kamuoyunda bir algı oluştu. Modern hastanelere mi karşı çıkıyorsunuz yoksa, kamuoyunun bilmediği başka konular mı var?

-Eskişehir Tabip Odası yeni, modern hastaneler yapılmasına karşı değildir. Bizim istediğimiz bilimin gereklerine uygun biçimde, kente ve çevreye saygılı, kamu yararı gözetilecek biçimde ve mevcut hastaneler korunarak yeni yatırımların yapılmasıdır. Tüm bunların tersine uygulamalara karşı çıkmamız 'ayak bağı' olmaya çalışmamızdan değil, insanlığımızın, hekimliğimizin, kamu kurumu niteliğinde meslek örgütü olmamızın, kamu yararını gözetiyor olmamızın geregidir. Sadece "kira" adı altında 25 yılda ihaleyi alan şirketlere sabit yatırım bedelinin üzerinde fazladan paralar ödeneceği görülmektedir!Yapılan yatırımın sekiz katı sadece "kira" ödemesinden söz ediyoruz. Şehir hastaneleri ciddi anlamda kamu zararına neden oluyor.

-Birde bu şirketlerin hastanede ki bazı yerleri işleteceği konuşuluyor...

- Evet. Şirketlere ödenecek para sadece kira bedeli değildir. Hastanelerde görüntüleme, laboratuar, bilgi işlem, güvenlik, temizlik, yemekhane gibi aklınıza gelen tüm hizmetler yine bu şirketlere bırakılmakta, bunlar için de bu şirketlere "hizmet bedeli" adı altında yüksek paralar ödenmesi karara bağlanmaktadır. Üstelik sağlık hizmetlerinin tümünün de bu şirketlere bırakılması söz konusudur. Ancak bununla bitmemektedir, şirketler ayrıca hastanelerin çevresine kurdukları ticari alanları işleterek kar elde edecek, üstelik bu gelirleri KDV, Damga Vergisi ve Harçlardan muaf olacaktır.

Bununla da bitmemektedir! Mevcut köklü devlet hastaneleri de "kampus dışı ticari alan" adı altında bu şirketlerin kullanımına verilebilmekte, bu alanlara otel, alışveriş merkezi gibi ticari yapıların kurulmasının önü açılmaktadır.

-Burada hekimlerin aleyhine olan durum var mı peki?

Burada hekimlere ve sağlık çalışanlarına düşen kurulan düzenin çarkları altında ezilmekten başka bir şey değildir. Yurttaşların ise bu beş yıldızlı konfordan yüksek paralar ödeyerek yararlanacaklarını yapılan düzenlemeler ortaya koymaktadır.

YATAK SAYISI ARTMIYOR

-İyi ama bu yapılan hastaneler ile birlikte yatak sayısının artacağı söyleniyor?

-Mevcut hastanelerin kapatılmasından, tüm hastanelerin kentlerin belli bölgelerinde toplanmasından doğacak problemler, kimi illerde seçilen yerlerden kaynaklı sorunlar da vardır.

Çok önemli bir yanlış bilgilendirme daha ortaya atılmıştır. 25 ilde kurulacak Şehir Hastaneleri sayesinde yatak sayılarının artacağı söylenmektedir ki hiçbir biçimde gerçeği yansıtmamaktadır. Şehir Hastanesi ihaleleri Yüksek Planlama Kurulu Kararı ile yapılmaktadır.Yüksek Planlama Kurulu, yapılacak şehir hastanelerine "ancak mevcut hastanelerin yatak sayısından, yapılacak hastanenin yatak sayısı kadar indirim yapılması" ya da "mevcut hastanelerin kapatılması" yoluyla izin vermektedir. Yani bu projelerle hastane ya da yatak sayısı artmamakta, karşılığında mevcut hastaneler kapatılmaktadır.

ÖZELLEŞTİRMEDE SON NOKTA

-Şehir Hastaneleri modeli Avrupa ve gelişmiş ülkelerde nasıl?

-Şehir Hastaneleri'nin yapıldığı model İngiltere ve Kanada'da yıllarca kullanılmış, yarattığı kamu zararı nedeniyle ciddi eleştirilere neden olmuş, pek çok hastaneyi iflasa sürüklemiş bir modeldir.

Hastanenin parasının vatandaşın cebinden çıkmasına gelince, kira adı altında sabit yatırım bedellerinin çok üzerinde ödenecek paraların kimin cebinden çıkacagını yetkililer herhalde bizlere söyleyecektir. Yüklenici firma ile yapılan sözleşme gereği pek çok hizmetin aynı firma tarafından karşılanması sağlıkta özelleşmenin geldiği son noktayı göstermesi bakımından önemlidir.

Artık özel hastanelerin yeni bir rakibi vardır. Bunlar da kamu-özel şehir hastaneleridir.

--------------------

TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜZERİNDEYİZ

Eskişehir'in sağlık alanındaki yeri nedir? Diğer illerle bir kıyaslama yaparsak durumumuz nasıl?

-Eskişehir sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından Türkiyenin önde gelen illerinden biridir.

Eskişehir kent merkezinde ESOGÜ Tıp Fakültesi Egitim ve Araştırma hastanesi, 2 adet Devlet hastanesi, Eskişehir devlet hastanesine entegre çocuk hastalıkları hastanesi ve doğum evi,Anadolu Üniversitesi Hastanesi (mavi hastane) ve 5 adet özel hastane bulunmaktadır. Ayrıca nüfusa orantılı dağıtılmış toplum Sağlığı ve Aile Sağlığı Merkezleri, Eskişehir geneline yayılmış yaklaşık 270 Aile Sağlığı Birimi bulunmaktadır. Tüm bunlar göz önüne alındığında Eskişehir sağlık hizmeti sunumu bakımından Türkiye ortalamalarının üzerinde diyebiliriz. Ancak bunlar nitelikli sağlık hizmeti sunumunda yeterli olmayabilir.

-Nitelikli sağlık hizmetini biraz açar mısınız?

Nitelikli sağlık hizmeti sunumu bazı sağlık ölçütleri ile yakından ilişkilidir. Bunlar; kaba doğum hızı, genel doğurganlık hızı gibi doğurganlık göstergeleri, kaba ölüm hızı nitelikli sağlık personeli başına düşen nüfus, 1.,2., ve3. basamak sağlık kurumları başına düşen nüfus,kişi başı yapılan sağlık giderleri, çocuk bağışıklama oranları, doğum öncesi bakım alan kadınların oranı, kontrasepsiyon uygulama oranları, nitelikli sağlık personeliyle gerçekleştirilen doğum oranı gibi ölçütler de toplumsal sağlık düzeyinin ölçülmesinde önemlidir.

Eskişehirdeki eğitim düzeyinin yüksekliği de sağlık ölçütlerini olumlu yönde etkilemektedir.

Bütün bunlar gözönünde bulundurulduğunda Eskişehir'in Türkiye sağlık ortalamasının üzerinde olduğunu söyleyebiliriz. Bunu söylerken sağlıkta dönüşüm programı ve sağlığın piyasalaştırılmasının tüm bu sağlık ölçütlerini olumsuz etkilediğini belirtmek isterim.

------------------

MÜLTECİLER TEDİRGİN EDİYOR!

Suriyeli ve Iraklı mültecilerden Eskişehir'de nasibini alan iller arasında. Bu sığınmacılar nedeniyle bir salgın hastalık tehlikesi var mı? Özellikle çocuklardan geçebilecek hastalıklar konusunda ailelerde bir tedirginlik var?

-Suriyeli, Iraklı, İran, Afganistan ve Afrika'dan gelen milyonlarca mülteci sığınmacı farklı statülerde şu an ülkemizde yaşıyor. Suriye'de baş gösteren savaş sonrası çok ciddi sayıda yaklaşık 3 milyon mülteci ülkemize sığınmış durumdadır. Bu yüksek mülteci sayıları ,bunların daha sonra tüm Türkiye illerine yayılması ve mevcut sağlık sistemine entegrasyonlarında görülen sıkıntılar bulaşıcı hastalıkların ülkemize taşınacağı, eradike edilmiş aşı ile önlenebilir hastalıkların yeniden görülme sıklığı endişesini gündeme getirmiştir.

Mülteci ve sığınmacıların sağlık sorunlarını başlıklar halinde dile getirmek gerekirse; en çok dile getirilen sağlık sorunu; kayıtlı olmayan sığınmacıların sağlık hizmetlerinden yararlanma konusunda yaşadığı sıkıntılardır. Dil sorunu nedeniyle sığınmacıların başta sağlık hizmetleri olmak üzere kamu hizmetlerine erişim, eğitimin sürdürülmesi, iş, sosyal yaşam vb. ile ilgili ciddi sıkıntılar çektiği tespit edilmiştir.

-Peki sığınmacıların sağlık sorununu çözmek için neler yapılabilir?

-Barınma koşullarının oldukça sağlıksız olduğu, evlerde birkaç ailenin bir arada kaldığı, odabaşına düşen kişi sayısının oldukça yüksek olduğu, hijyen ve olanaklar açısından yoksunlukların yaygın olduğu gözlenmiştir. Sağlıksız barınma koşullarının yanında önemli bir sorun da kiraların yüksekliği olarak ifade edilmiştir. Yıkıntı binalarda, dükkanlarda ve parklarda yaşayan ailelerin sayılarında az olmadığı belirlenmiştir.

Beslenme önemli bir sorun olarak tespit edilmiştir.Beslenme sorunu özellikle bebek ve çocuklar için hastalıklar için davetiye çıkarmaktadır. Sığınmacıların dil sorunu, sığınmacıların yetersiz sağlık hizmeti almasında önemli kriterlerden biridir. Sığınmacılara yönelik nüfus tespiti, izlemler, aile planlaması, çevre sağlığı hizmetleri, psikososyal hizmetler, evde sağlık hizmetleri vb. çalışmalarla ilgili ciddi sorunlar görülmektedir.

--------------

ACİL'DE AVRUPA REKORU!

-Bizim ülkemizde insanlarımız Avrupa ülkelerine göre daha fazla mı doktora gidiyor?

Evet. İnsanlarımız Avrupa ülkelerine göre daha fazla sayıda doktora gitmektedirler. 2002 yılında hekime başvuru sayısının 3 iken bugün 8'i aşmıştır. Bu başvuru sayısı OECD ülkeleri ortalamasının üzerindedir. İlaç tüketimi 750 milyon kutudan 1 milyar 950 milyon kutuya yükselmiştir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2008 yılında tüm Türkiye'de çekilen bilgisayarlı tomografi sayısının 5 milyon iken, sayının 2010'da 7.5 milyon, 2012'de 10 milyon, 2014 yılında ise 12.5 milyona ulaşmıştır. Bir hekim günde 100-150 hastaya bakmaktadır.Cerrahi girişim ve ameliyat sayıları ciddi şekilde artmıştır. Ve bu verilerin iyiye giden bir sağlık ortamının göstergeleri olduğunu söylemek mümkün değildir.

370 milyonun üzerinde hastane polikliniği, 100 milyonu geçen acil başvurusu! Sadece Kamu Hastane Birlikleri içerisinde ele alırsak toplam başvurunun yüzde 30'u acile yapılmaktadır. Sağlık Bakanlığı yetkililerinin ifadesiyle "gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 5-8'lerdedir"

SAĞLIK TALEBİ KIŞKIRTILIYOR!

-Peki insanlanımız neden böyle yoğun şekilde hastanelere, doktorlara gidiyor?

-Kışkırtılmış sağlık talebi ile Türkiye'de polikilinik sayıları ,ameliyat sayıları ve acil servise başvuruları inanılmaz rakamlara ulaşmıştır. Acil servise başvuru sayısı (111 milyon) kendi nüfusunu geçen tek ülke olarak rekor kırmıştır. Temel bir insan hakkı olan sağlık ,ticari bir meta haline dönüştürülerek piyasa koşullarına terkedilmiştir. Sağlık alanı kar elde edilen bir alan haline dönüştürülmüştür. Durumdan da anlaşılacağı üzere, Sağlıkta dönüşüm programı ile koruyucu ve önleyici saglık hizmeti anlayışı yerini tedavi edici saĞlık hizmeti anlayışına bırakmıştır.

Yorumlar (6) / Onay bekleyen (1)

Yorumlar editör onayından sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Magır

26 Ekim 2016 06:20
Eskiden özel muayenehane lerde vatandaşın parasını alıp devletin imkanları kullanılırken siz neredeydiniz.

özkan

26 Ekim 2016 08:48
32 yaşındayım. daha ömrümde Tabip odası ile TMMOB gibi odaların hayırlı bir iş yaptığını görmedim.

mustafa şimşek

27 Ekim 2016 10:46
Ben bu açıklamalara hiç inanmadım. Mevcut hastaneler kapatılcak olsa tepebaşına ek bina yapmazlardı. yatak sayısı nasıl artmıyor eskişehirdeki tüm hastenlerin yatak sayısında daha fazla yatak var orda matematik ortada. Bence güzel bir hizmet. İnsan gibi sağlık hizmeti almaya başladığımız son 10-15 yıldır hep güzel şeyler oldu. Hizmet yapandan Allah razı olsun.

goll

27 Ekim 2016 19:10
tabib odasına başkan nasıl yapmışlar şehir hastanesine geleyim demeyin halk linç eder sizi

ahmet yüksel

26 Aralık 2016 09:33
tabip odası ne iş yapar siyaset mi yoksa chp nin politbürosu mu?Artık şu çok okumuşlar anlamalı, ki bu millet 70 yıl önceki cahil korkak halkı değil.Ben eskişehiri bilirim 1912 den beri günümüze kadar yunanistan bulgaristan yugoslavya romanya dan stalin katliamından kaçan soydaşlarımız getirilip yerleştirildi,Sadece eskişehir mi?Türkiyenin genellikle batısına.O günkü CHP iktidarı, yerli halk açlıktan mısır koçanı yerken muhacirleri yer yurt sahibi yaptı.iş verdi aş verdi .Daha dün ;1983 de bulgaristandan soydaş diye kucak açıp geçici olarak devletin verdiği evleri kiraya verdiler sonra ne mi yaptılar bulgaristana döndüklerinde türkiyedeki emenet verilen evleri almak için AİHM ye türkiyeyi şikayet ettiler.Suriye 1918 e kadar toprağımız oradaki türkler-kürtler araplar vatandaşımız değil miydi?100 yıldır bu ülke göç alıyor bu muhacirlere ne dedem ne babam ne de ben asla karşı olmadık.Peki şimdi siz niye sözkonusu olan suriyeliler olunca çıldırıyorsunuz.1922 de egede denize döktüklerimiz anadolunun ırzına geçmeye çalışanlar rumlar ingiliz fransız italyanlar değil de suriyeliler miydi?Her şeye olduğu gibi bu meseleye de rejimin ideolojik çağdışı kalmış gözlüğüyle baktığınız, 1300 yıllık türk-islam medeniyetini hor görüp her gayri-müslimi müslümana yeğ tutuğunuz sürece bu millet asla sizinle aynı yola gitmeyecek..Bunları yazmayacaktım ama sizin bu çifte standartlı feveranlarınız karşısında susamadım.Balkanlardan gelen muhacirlere can deyip evini açan aşını bölüşen benim babam devletini eleştirmedi bile.Onlar muhacir can-kan-din kardeşimiz dedi aç yattık ama ekmeğimizi bölüştük milletce.sustuk.Siz ne diye yırtınıyorsunuz?Suriyeliler keyfinden mi bize sığındılar.canlarını kurtarmasınlar bırakalım ölsünler mi?niye onlar müslüman ve bir karabatak kadar değerleri olamaz öyle mi?tabip olacaksınız bir de!Batının çifte standartlı egoizmine de hipokrat yeminine de lanet olsun.Ben batının kokuşmuşluğunu yakından gördüm..Asıl barbar yamyam hırsız onlar.VE ülkemle milletimle geçmişimle gurur duydum.Ve diyorum ki dünyadaki cennet benim ülkem ve insanım.En önemlisi iyi ki çok okumamışım.

guven

19 Aralık 2016 12:08
özeel hastanere düşenler yanıyor para almak icn hasta olamaynalara bile hastalık buluyorlar gidin biir deneyin saglam gider hasta olup cıkarsınız
MAHMUDİYE'DE  AT YARIŞI HEYECANI
MAHMUDİYE'DE AT YARIŞI HEYECANI
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Eskişehir Valiliği tarafından organize edilen ve Mahmudiye Belediyesi'nin katkılarıyla gerçekleşen 2017 yılı Sonbahar Mahalli At yarışlarının ilk haftası yapıldı.
ALPU OVASI TEHDİT ALTINDA
ALPU OVASI TEHDİT ALTINDA
Eskişehir Kent Konseyi, Tepebaşı ve Alpu ilçeleri sınırlarında tesis edilmesi ve işletilmesi planlanan Termik Santral, Yeraltı Maden İşletmesi ve Kül Düzenli Depolama Tesisi Projesi’nin Eskişehir'in tarım deposu olan Alpu ilçesi için yaratabileceği tahribata dikkat çekti.
AKP İÇİNDEKİ KAVGA GÜNYÜZÜNE ÇIKTI
AKP İÇİNDEKİ KAVGA GÜNYÜZÜNE ÇIKTI
CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Akın Sallarel, Büyükşehir Belediye Meclisinin son toplantısında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan’ı ilgilendiren imar değişikliği ile ilgili yaşanan gelişmeleri değerlendirdi.
AÖF VAN'DA TANITILDI
AÖF VAN'DA TANITILDI
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Van Bürosu, tanıtım faaliyetleri kapsamında ‘Sınavsız ikinci üniversite’ kayıt çalışmalarına devam ediyor.
ÇAKIRÖZER DUYURDU BAKAN TALİMAT VERDİ
ÇAKIRÖZER DUYURDU BAKAN TALİMAT VERDİ
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer’i telefonla arayarak, İŞKUR’un belediyeler arası yaptığı ayrımcılığın kaldırılması için talimat verdiğini söyledi.
BABASININ CANSIZ BEDENİNİ BULDU
BABASININ CANSIZ BEDENİNİ BULDU
Eskişehir'de bir kişi, babasını mesire alanında ölü olarak buldu.
KANYONDA EĞİTİM
KANYONDA EĞİTİM
Eskişehir'de eğitimlerine ara vermeyen Dorlion Arama ve Kurtarma Derneği (DAK) ekipleri kanyon geçişi ve su üstü arama kurtarma eğitimi yaptı.
YANGIN BÜYÜMEDEN SÖNDÜRÜLDÜ
YANGIN BÜYÜMEDEN SÖNDÜRÜLDÜ
Eskişehir’in Tepebaşı ilçesi Yarımca Mahallesi yakınlarında çıkan orman yangını büyümeden söndürüldü. 
PORSUK'A AT DÜŞTÜ!
PORSUK'A AT DÜŞTÜ!
Eskişehir'de Porsuk Çayı'na düşen sahipsiz atı çevredeki vatandaşlar kendi imkanlarıyla kurtardı.