ZÜLFİKAR

04.10.2019 06:30

ZÜLFİKAR



Cumhuriyet devrimleriyle ümmetin yurttaşa dönüşmesi, AKP’nin bir zamanların gizli şimdiki açık gündemi ile tekrar eski şekline yani ümmete dönüştürülme sevdası halen sürüyor. Yargısıyla, Diyaneti ile, Tarikatları ile, Milli Eğitimi ile, çoğunluğu ele geçirilmiş ve devre dışı bırakılmış parlamentosuyla topyekun seferberlik ilan edilmiş durumda. Çok güvenilen %50+1 artık hayli zor görününce, saltanatın sürmesi için bu oranı %40+1’e çekmek için türlü çeşitli oyunlar sergileniyor. Reis zor durumda, hem halkın desteğine dayanmak ve çoğunluğu sağlamak isteyeceksin hem tek adam olarak totaliter bir rejimi sürdürmek amacını güdeceksin. Bunu yapabilmek resmen incelikli bir siyaset sanatını gerektiriyor. Şimdilik uygulanan ince siyaset ise insanın aklı ile dalga geçmek gibi; çıkan bütün krizlerin sorumlusu olarak dış güçleri, içerideki yerli işbirlikçileri olarak da CHP ve HDP’yi görmek olarak şekillendi. Demokrasinin yürürlükte olmadığı ülkeler gurubuna hızla sokulan ülkeyi yakın gelecekte bekleyen sadece hukuksuzluk, yoksulluk ve tutsaklık…

Kurulacak yeni partiler AKP’yi daha da zor duruma soktu anlaşılan, çözüm arayışları hızlandı. Peki halkın gereksinimi bu AKP içinden çıkacak yeni partiler ve liderleri midir? Bulunduğumuz durumdan irili ufaklı sorumluluğu olan, geçmişte AKP de bakan hatta başbakan olarak görev yapmış sorumlular mı bizi ileri taşıyacak? Bize Cumhuriyetçi, laik, aydınlanmacı, insan zihniyle kavranabilecek bir dünyanın var olduğunu kabullenen, bilime inanan, adil bölüştüren, evrensel hukuk ilkelerine bağlı, toplumcu, çevre sorunlarına duyarlı, dış politikada emperyalizmle arasına mesafe koyabilen, komşuları ile dostluk ilişkileri kurabilen siyasetçiler ve partiler lazım. AKP içinden çıkar mı böylesi? Hz. Mevlana’nın güzel bir lafı vardır: “Farz et ki babandan miras kaldı sana Zülfikar, bileğin Ali’nin bileği değilse neye yarar?..

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle