Yaratılış!

08.09.2018 11:16

Yaratılış!



Şunu unutmayalım: Bu dünyaya gelişimizde bizlere: “Dünya veya yeryüzüne gelmek istiyor musun? Ya da hangi ülkede doğmak istersiniz” sorusu sorulmamıştır. Belki soruldu da biz hatırlayamıyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var ki: Irkımızı, tenimizi, dinimizi seçme özgürlüğümüz olmamıştır. Onun için kimseyi ırkı ve ten rengiyle değerlendiremezsiniz. Dikkat ederseniz bu değerlendirmeye dini katmıyorum. Çünkü din ya da inançlar; Allah ve kul arasında olan bir ilişkidir. İnanır veya inanmaz. Bu o kişinin özgür iradesine bırakılmıştır. Yaratılan, yani biz insanoğlu doğruyu bulmakla yükümlüdür. O aklına ve mantıkına hitap edecek dini sonradan kendisine seçer. Yanlış veya doğru bir seçim yapma özgürlüğüne sahiptir. Irk dediğin, ten rengi dediğin şey ne? Senin yaratılış şeklin! Hala şekillerde boğulup duruyoruz. Sana ne be cancağızım karşındakinin rengi, giysisi, konuştuğu dili ya da dini. Hepimizi yaratan bir olduğuna göre hepimiz kardeşiz mantıkını yürütebiliriz. Oysa bizler teferruatlarla uğraşıyoruz. İşin özünü kaybettiğimizi ne zaman anlayacağız ya da göreceğiz. Biz hala zenginliği malda zannediyoruz! Oysa sözü edilen zenginlik; ilimde ve bilgideki zenginliktir. Bunu bile anlayamamışız. Yunus Emre’nin sözleriyle “Dünya yalan kardeşim, dünya yalan. Var mı yalan dünya da baki kalan? Mal da yalan mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.” Diyen Yunus Emre: İlim ilim bilmektir. İlim kendini bilmektir. Sen kendini bilmezsin. Bu nice okumaktır” diyerek ilmin önemini bizleri sekiz yüz yıl önceden söylemiş ama bizim gözümüz hala saraylarda! Yüz odalı sarayın olsa sen de benim gibi bir oda da yatıyorsun be cancağızım.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle