TÜRK POLİSİ

Son Güncelleme : 15.04.2019 08:04

TÜRK POLİS



    Bildiğiniz gibi, bu hafta POLİS HAFTASI...

    Eskişehir Emniyet Müdürümüz sayın Engin Dinç'in şahsında, bütün teşkilat mensubu polis kardeşlerimin Polis Haftası'nı kutlar, kazasız belasız ve bilhassa terörsüz, başarılı  görevler dilerim.

    Kırk yıllık idareciliğim süresince, acı tatlı nice günlerde, çilekeş, fedakar, vefalı polis kardeşlerimizle bir aile gibi hep iç içe olduk.

   Çok kereler gözlerini kırpmadan, canlarını canımıza siper ettiler. Kendilerine minnetim öylesine çok ki; hakları ödenmez!

   Bu vesileyle küçük bir anımı onlarla paylaşmak istedim.

                                                  *

     1979 Eylülü...

     Sürgün gibi tayinle Seyitgazi'den Bulanık'a gönderildim. Tehlike ve risklerle dolu bir yolculuktan sonra Bulanık'a  zar zor ulaşabildim. Makama daha yeni oturmuştum ki, elinde telsizle biri girdi arkamdan. Otuzlu yaşlarda,uzun boylu, esmer ve adaleliydi.Zeybekçe bir tavırla topuk selamı verip önümde durdu.Diri ve gür sesiyle:

-Emniyet Amir Vekili Polis memuru Fevzi...Hoş geldiniz Sayın Kaymakamım!

-Buyur Fevzi bey, şöyle otur,dedim.Amir bey izinli falan mı?     

  Mahcup ve zoraki bir tebessümle,

-İstifa edip gitti efendim, dedi.

-Desene iş başa düştü Fevzi kardeşim, ne dersin?

-Maalesef öyle oldu Kaymakamım!

-Feyzi ilçede neler oluyor? Bana bir anlat bakalım.

 Bakışlarında ki isyan, zehir yeşili bir yangına dönüştü. Sol şakağından çenesine doğru uzayan eski yara izi, daha da ürkünç bir hal aldı.

     -İlçede durum tam bir felaket Kaymakamım, dedi. Rızgari,Alarızgari,PKK,DHKPC gibi örgütlerin silahlı militanları ortalıkta cirit atıyor. Kamu görevlileri dahil herkes haraca bağlanmış durumda.  Belediye başkanı 1974 affından çıkmış asker katili bir militan.  En kötüsü devlet felç efendim... Bildiğiniz gibi Teşkilat Pol-Der, Pol-Bir diye birbirini yiyor; kimse kimseye güvenmiyor. Polis, sıralı amirlerince değil Pol-Der tarafından yönetilir durumda. Onlar da terörist örgütlerle iç içe. En büyük tehlike dışarıdakinden çok, içimizdeki bu polis sıfatlı teröristler.

    Devlet otoritesi olmayınca, halk korku içinde örgütlere boyun eğmiş durumda. Kadromuz, amirsiz onbir memurdan ibaret. Bunların beşi Pol-Der mensubu, onları polisten saymayın. Hepsi de malum örgütlerle irtibatlı. Geride biz altı arkadaş postu deldirtmemeğe çalışıyoruz. Şimdiyse sizin durmunuz...

    Gerisini getiremedi,yutkundu.

   -Durumumda ne var ki,diye sordum.

   -Valla Kaymakamım siz gelmeden namınız geldi de...

   -Neymiş benim namım?

   -Faşist bir kaymakam geliyor diye, sizi şimdiden hedef tahtasın koydular. Çok dikkatli olmak lazım efendim.

   -Hayırlısı be kardeşim, kaderimizde ne varsa kaşığımızda o çıkar.

   -Hiçbirimiz dedi,ailelerimizi getiremedik. Karakolu tahkim ettik, arkadaşlar  birlikte kalıyoruz. Zannederim siz de ailenizi getirmemişsiniz, bu iyi olmuş. Arzu ederseniz siz de bize katılın,bizimle kalın, böylesi daha güvenli olur.

     Feyzi doğru söylüyordu. Kendi can güvenliğini sağlıyamayanın topluma ne faydası olurdu ki!

   -Tamam Feyzi dedim, öyleyse sizin otelden bana da bir yer ayırın. Askerliğimi Komando Alayında yaptığıma göre bedava ekmek yedirmeyin. Bana da silah teçhizat her neyse ayarlayın ki senin kadro bir eleman daha kazanmış olsun.

  Hepsiyle kısa süre de aile gibi olduk. Beni rahat ettirmek için öylesine gayret gösterdiler ki unutamam!

  Yalnız ara sıra, o da temizlenmek için, lojmana kaçıyordum.

                                                      *

    O akşam da, güzelce bir temizlenmek düşüncesiyle lojmana kaçamak yaptım. Yıkandıktan sonra bitişik odaya geçtim. Bu küçük oda, özel olarak sığınak gibi tahkim edilmiş, korunaklıydı. Mazgal deliğini andırır küçük bir pencere haricinde sokakla başka irtibatı da yoktu.

  Dışarıya şöyle bir göz gezdirdim; sokak, karanlık içinde tenha uzanıyordu. Şiddetli tipinin etkisiyle kar yağışı beyaz canavara dönüşmüş, uluyordu. Karanlığın perdelediği ufuksuzluk, kaygı ve korkularımı daha da arttırarak içimi daralttı. Biraz istirahattan sonra kalkıp giderim düşüncesiyle yatağa uzandım. Sıla özleminin verdiği bir duygu sarmalı içinde, banyonun da rehavetiyle dalmış gitmişim.

   Silah sesleriyle silkinerek uyandım. Henüz uyku mahmurluğundan kurtulamamıştım.Şaşkınlık ve korkudan bedenim katılaşmış, buz kalıbıydı sanki. Teröristler, anlaşılan,lojmanı ateş altına almışlardı.Nihayet bir gafletimden faydalanıp beni tek başıma kıstırmışlardı. Tedbirsiz davranmış, polis arkadaşları dinlememiştim. O yüzden de gün ağarana kadar, onlardan destek ve yardım beklemem haksızlıktı.

  Korku ve heyecanımı üstümden atmaya çalışarak,elim gayriihtiyari Kaleş'e gitti. Boş olmadığımı göstermek için,küçük pencereden,ben de ateşlerine ateşle karşılık vermeye başladım. Dışarıda silah seslerine fırtınanın uğultusu karışıyor, kıyamet kopuyordu. Onların yanında benim silahın sesi sinek vızıltısı kalıyordu.

   Allah'dan o zamanlar teröristlerin elinde, henüz bazuka,roketatar,tanksavar gibi ağır silahlar yoktu.Onlar da kaleşlerle saldırıyorlardı. Zar zor lojmana girseler bile, bana ulaşmak için,dar ve uzun bir koridoru aşmaları gerekti.Bu koridoru tuttuğum sürece bana kolay kolay ulaşamazlardı. Bu düşünceyle kısmen rahatlamıştım.

    Dayanabildiğim kadar direnmek düşüncesiyle ara ara ateş ederken sesler birden yön değiştirip Malazgirt istikametinde uzaklaşmağa başladı.

   Bir süre sonra benim, her biri bir tabura bedel altı polis arkadaşım lojmanda bittiler.  Beni kurtarmak için, karakol emniyetini de boş verip canlarını hiçe saymış,kendilerinden kat kat fazla terörist grup üzerine saldırıp  onları kaçmaya mecbur etmişlerdi.

   Yüz yıllık dayanılmaz bir ayrılıktan sonra sevdiklerine kavuşan bir insan heyecanıyla hepsini tek tek kucakladım. Baktım sol göğsüme kan bulaşığı; şaşırdım, bu benden olamazdı. Dikkatli bakınca Feyzinin  sağ omuz tarafı kan içindeydi.Telaşla:

  -Feyzi sen yaralısın! Diye bağırdım.

-Basit bir sıyrık Kaymakamım,dedi sakin sakin,telaşa değmez! Siz iyisiniz ya!!!

   Evet, bütün kumpaslara,ihanetlere ve arkadan vurmalara karşın, biliyorum ki,TÜRK POLİSİ'nin o BASİT SIYRIK'ı, TÜRK MİLLETİ'nin beka davasının kazınamaz mührüdür.

   Kimse seçimde geçimde aramasın!

 




Yorumlar (2) / Onay bekleyen (2)

Yorum Ekle

Yaşar E.

15 Nisan 2019 19:40
Huzurumuzun temini için her koşulda fedakarca görev yapan başta siz saygıdeğer İdarecilerimize ve kıymetli Polislerimize, Askerlerimize minnet duyduğumuzu belirtmek isterim. Bu vesileyle aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum.

Nafise K.

15 Nisan 2019 12:26
Sayın valim, İyiki başımızdasınız. Son cümleniz tekrar can alıcı 1 mesaj vermiş. Çıkarımlar için dört gözle bekliyoruz haftayı. Ne acı felaket günler yaşanmış. Geçmişe ışık tutan sizin gibi büyüklerimiz o günlere ışık tutarsa kimse bizi geçmişle kandıramaz. Allah sağlığınızı daim kılsın. Kılıç gibi yazı ve mesaj barındırmış yine yazınız. Allah Türk askerine Türk polisine kötülük değdirmesin
konya bayan escort eskisehir bayan escort samsun bayan escort aydin bayan escort gaziantep bayan escort