“TÜRK” İBARESİ

08.02.2018 08:00

“TÜRK” İBARESİ



Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türküm demek en tabi hakkındır ama Türkçülük yapmak hakkın değildir. Çünkü bunlar bölücülüktür." Demişti.

Birçok devlet bankası ve hastanenin tabelalarındaki T.C. ibaresi “çözüm süreci” döneminde kaldırıldı. Aynı dönemde hükümete yakınlığı ile bilinen bir yazar Türk Bayrağı’nın adı değişsin dedi. Yine bu dönemde Türkiye’nin ismi değişsin, Anadolu Cumhuriyeti denilsin, Anayasa’dan Türk ibaresi çıkartılsın, Türkiyeli ifadesi kullanılsın önerileri televizyonlarda tartışıldı.

Şimdi de, Türk Tabipler Birliği ve Türkiye Barolar Birliği’nin ibarelerindeki Türk kelimesinin kaldırılması gündemde. Bu kurumlardan Türk ifadesinin çıkartılmasının iki amacı olabilir, birincisi bu kurumları itibarsızlaştırmak, ikincisi geçmişte olduğu gibi kurumlardan, Türk ibaresini kaldırmaya devam etmek.

Bu kurumlar Türk doktorlarının ve avukatlarının meslek kuruluşlarıdır. Özellikle Barolar savunma hakkının temsilcileridir; yani, vatandaşın, devletin her türlü gücüne yanlarında olabilecek tek kurumdur. Türkiye Barolar Birliği’ni itibarsızlaştırmak, TBB yönetimine değil, ancak vatandaşa ve devlete zarar verir. İsmi değişse de Metin Feyzioğlu en azından bir sonraki seçim kadar kesin olarak kurumun başındadır, ancak vatandaşın avukatlara dolayısı ile yargının bir erkine daha güvenini kaybetmesi hem vatandaşa hem devlete zarardır. Ayrıca, isimde değişiklik yapılsa da bu özelliğini yitirmez. Başındaki Türk ifadesi düzenleme ile istediği kadar kaldırılsın, özellikle uluslararası yazışmalarda ve TBB’nin temsil edildiği uluslararası bir organizasyonda TBB yine Türkiye Barolar Birliği olarak anılmak zorunda kalacaktır.

Türk Tabipler Birliği veya Türkiye Barolar Birliği’nin yönetimlerinin açıklamalarına değinmeye gerek dahi yok, önemli olan açıklamalarının içeriği değildir. Bu kurumların yöneticileri hata yapsınlar veya yapmasınlar yöneticilerinden ibaret değillerdir. Bir an için, bu kurumların yöneticilerinin ülkeye ihanet derecesinde bir suç işlediklerini düşünelim, bu durum dahi isimlerinden Türk ibaresinin kaldırılmasını haklı kılmaz. Nasıl ki 15 Temmuz darbe girişimi sebebi ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nde bu ifadeyi çıkartmayı düşünemezsek, bu kurumlarında isminden Türk’lüğü çıkartmayı düşünemeyiz.

Her ülkenin halkını bir arada tutan ortak değerler vardır. Bu ortak değerleri olmayan cetvelle çizilen Orta Doğu’daki ülkelerin nasıl kolaylıkla birbirine düşürülebildiğini yıllardır görüyoruz. Bu yüzden Suriye, Irak gibi ortak değerleri olmayan ülkeler kolaylıkla iç çatışmaya sürüklenirken, ABD için büyük tehdit olan İran’a, müdahale edilememektedir. İran’a müdehaleyi engelleyen sebep, yani ulus ve millet düşüncesi Türkiye Cumhuriyeti için de geçerli. Kurumlardan Türk ibaresini çıkarmak ulusal bütünlükten uzaklaşmaktan başka bir amaca hizmet etmeyecektir.

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (1)

Yorum Ekle

Adem doymuş

08 Şubat 2018 19:32
Her şeyin farkın da olan hükmet en akıllı en bilge ve dahi altındaki tüm zümreyi cahil pasif ve embesil görmesinden başka birey değil dir. Adaletli bir ülke olamadık.....