TERMİK SANTRAL PROJESİ VE BİTMEYEN ENGELLEMELER

02.03.2018 08:00

TERMİK SANTRAL PROJESİ VE BİTMEYEN ENGELLEMELER



Alpu Ovasına yapılmak istenilen kömürlü termik santral projesi, kentin en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Gelinen aşamada, projeyle ilgili ÇED (Çevre Etki Değerlendirmesi) raporu yayınlandı.

Bu bağlamda ÇED raporuyla ilgili halkın tepkilerini içeren çok sayıda başvuru geçtiğimiz gün Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ulaştırıldı.

Diğer yandan, Eskişehir’in havasına, suyuna, toprağına kısacası geleceğine sahip çıkmak isteyenler tepkilerini CİMER (Cumhurbaşkanlığı İleteşim Merkezi) ve BİMER (Başbakanlık İletişim merkezi) üzerinden iletmeye devam ediyor.

Termik santrale karşı yapılan çalışmalar genel olarak iki kanaldan yürütülüyor.

İlk kanaldaki çalışmalar, ÇED raporu ile ilgili yapılacak itirazlar ve iptal davalarıyla devam edecek.

Diğeri ise Anayasanın 56. maddesinde ifade edilen “Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının” gereği olan tepkilerin ortaya konulması ile ilgili etkinliklerden oluşuyor.

Demokratik bir hak olan tepkilerin dile getirilmesi sırasında ise ne yazık ki sürekli olarak kamu yönetiminin getirdiği engellemelerle karşı karşıya kalınıyor.

Bazılarını anımsatalım.

- ESÇEP(Eskişehir Çevre ve Yaşam Platformu)’in “Kömürlü termik santrale karşı tepki” mitingi için yaptığı izin başvurusuna güvenlik ve sınır ötesi harekat gerekçe gösterilerek Valilik tarafından izin verilmedi.

Oysa ki çok kısa bir süre önce Cumhurbaşkanı kenti ziyaret etti, hiç bir güvenlik zaafiyeti yaşanmadı.

Yine geçtiğimiz gün Atatürk Kapalı Spor Salonunda kitlesel bir anma etkinliği yapıldı yine herhangi bir güvenlik sorunu yaşanmadı.

- Milletvekilleri ve Belediye Başkanlarının da içinde olduğu “Kömürlü Termik Santral İstemiyoruz” mitinginin başvurusu da güvenlik gerekçesiyle engellendi.

Devamında, dikkatinizi çekerim, yasaklanan miting için bile mitingin yapılacağı belirtilen yerde ve saatte çok sayıda polis, çevik kuvvet ekibi ile önlem alındı.

- Eskişehir halkının termik santrale karşı kamu kurumlarına hitaben imzaladığı 25 bin dilekçenin Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na götürülmesi konusu ise zaten kendi başına uzun bir engelleme zinciri öyküsü.

Eskişehir’den çıkışla başlayan, yolda Ankara Emniyetinin devir aldığı takip süreciyle Ankara girişinde bekletilen STK temsilcilerinden oluşan ekibin Bakanlıktaki ÇED toplantısına katılımı engellendi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ulaşıldığında çok sayıda çevik kuvvet ekibi hazırda bekletildi.

Ancak iki temsilcinin Bakanlık içine girerek dilekçeleri kayda geçirmesine izin verildi.

- Eskişehir halkının tepkilerini içeren imza kampanyası için de sadece bir gün izin verildi.

Görüşmelerden sonra izin verilen diğer bir günde ise imza almak bir yana broşür verilirken sesli açıklama yapılmasına bile izin verilmedi.

Özetle termik santral konusunda;

Ankara’ya Bakanlığa ulaşmak

Bildiri dağıtmak

İmza kampanyası yapmak

Miting yapmak

Hep Engellendi.

Bu noktada şu soruyu sormak gerekli.

Eskişehir halkı kömürlü termik santrale yoğun bir şekilde karşı çıkıyor da kentteki iktidar partisinin temsilcileri ne yapıyor?

Onlar da bu kentte yaşadığına göre, kentin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir konuda ne düşündükleri merak konusu olmaya devam ediyor.

Cumhurbaşkanı, geçen hafta Eskişehir’deki konuşmasında tarıma verdikleri kapsamlı desteklerden söz ederek tarımı mahvedecek olan termik santral konusunu deyim yerindeyse teğet geçti.

AKP Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay, “Bilimsel olarak araştırılsın” ifadesiyle suya sabuna dokunmuyor.

İktidar Partisinin yöneticileri ise adeta konu yokmuş gibi davranıyor.

Özetle, AKP kanadında bu konuda büyük bir sessizlik hakim denilebilir.

Eskişehir halkının çok yoğun tepkilerine karşın 7 Mart günü santralin ihalesi ile ilgili teklifler verilecek.

Çocuklarımızın geleceği; büyük sermaye gruplarının çıkarları ve iç siyasetin beklentileri uğruna yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle