Tarımda “dayanıklılığı” artıracak önlemler

20.05.2020 09:19

Tarımda “dayanıklılığı” artıracak önlemler



Virüs salgınının bütün dünyayı sardığı bugünlerde sağlık önlemleri kadar ekonomik önlemlerin geçiş sürecini yönetme” konuları yoğun tartışma konusu.

UNCTAD Genel Sekreteri Mukhisa Kituyi’ nin açıklamalarının birinde, Türkiye dahil birçok ülkede stratejik ekonomik hedeflere odaklanmak için krizin yarattığı fırsatları iyi değerlendirmek gerektiğinin altını çizdi.

Medyada yaygın biçimde “eski normal” koşullarına dönebilmenin ve “yeni normal” koşullarına uyum sağlamanın gündemde önemli konular olacağına ilişkin analizler yayınlanıyor.

Kituyi, kısa dönemli dönüştürme önlemler kadar “uzun dönemli dayanıklılık artırma hedeflerineodaklanmamız gerektiğini de söylüyor.

İnsanlık, Avcı-toplayıcı Toplum aşamasından yerleşik Tarım Toplumu aşamasına geçti. Daha sonra Sanayi Toplumu aşamasını yaşadı.Son yarım yüzyıldır Bilgi Toplumu aşamasının geçiş dönemi sancılarını çekiyor. Çok yakın gelecekte Sınırsız Bağlantı Toplumu aşamasına geçileceğini ileri sürenler de var.

Geriye dönüp baktığımızda her şeyin odağında toprak vardı.Toprağın verimi ve büyüklüğü zenginliğin ve gücün göstergesiydi. Bir imparatorluk ne kadar geniş topraklara egemense o kadar büyük sayılıyordu.

Son 300 yıldır toprağın önemi azaldı; toprağın servet ve sermayenin kaynağı olmasının görece önemi her geçen gün geriledi. Bugün tarım ve hayvancılıkta ileri olan ülkelerde nüfusun yüzde 5’i bile işle çalışmıyor.

Bizim ülkemizde de geçimini topraktan sağlayan nüfusun toplam nüfustaki payı hızla azalıyor.

Bir üst toplumsal örgütlenme aşamasına geçildiğinde, daha önceki aşamalar tümden yok olup kaybolmuyor. Sosyolojide “Farklı dönemlere ait olanların eş zamanlılığı ilkesi” geçerli..Bugün avcı-toplayıcıya da, tarım toplumu örgütlenleri de yaşamın içinde var. Daha ileri aşamalardan geriyi dönüşler de yok.

İnternet ekonomisinin de toprağı geri dönüşü güçlendireceğine ilişkin herhangi bir gelişme yok. Tam tersine CRISPR-Cas 9 gibi yöntemler, tarım ve hayvancılıkta daha yoğun üretim yapılacağının göstergeleri.Tarım girerek sermaye-yoğun yatırım alanı haline geliyor.

Birikimlerim ve bakış açım aşağıdaki konuların, tarım ve hayvancılık bağlamıyla yoğun biçimde tartışılması gerektiğini söyletiyor:

1 Tarım ve hayvancılık bir ülkenin kalkınmasında “gerek şart midir, yeter şar mi?”.Bu sorunun yanıtını net vermeliyiz ki, geçmişten getirdiğimiz ezberlerin peşine takılmayalım; gelenek taassubuyla,kaynaklarımızı yanlış yerlere bağlamayalım.

2 Toprakların “özel mülkiyeti” konusundaki algıları sorgulamalıyız. Bugün kırsal kesimde rekabet edebilir ölçekte, rekabet edebilir teknolojik donanımlı, rekabet edebilir yönetişimle yönlendirelen tarımsal işyerleri kurmamız gerekiyor. İster toprağını sat, ister ortak ol istersen kiraya ver fomülü ile bir proje geliştirin, optimum ölçekte tarımsal işletme kurcak büyükte araziyi bir araya getiremiyorsunuz. O zaman, “topraktan geçinmeyen, toprakla ilgili bakım işlemlerini yapma sorumluluğu taşımayan mülk sahipliğinin yarattığı olumsuz dışsallıkları ” hesaba katmak zorundayız.

3 Özel mülkiyeti koruyarak “toprak kullanımına” ilişkin düzenlemelerin yapılması gerekiyor. “Hizmette Birleşme Yasası” konusunda iktidar ve muhalefet yoğun bir ön çalışma ile uzlaşmalı. Bu yasa, topraktan geçinmeyen, toprağını işlemeyen, bakımsızlık nedeniyle komşuda toprağını işleyene de zarar veren bugünkü durumu engellemelidir. Topraktan geçinmeyen ve toprağa bakım yapmayana “teşvikler” engellenmelidir. Toprakların durumuna , ürünün stratejik niteliğine, ulusal ölçekte tarımsal üretim stratejilerine göre, tarım ve hayvancılığın “gerek şart” tanımını dikkate alan toprak kullanımı için düzenlemeler yapılmalıdır.

4 Rekabet edebilir ölçekteki işletmelerde her türlü çalışmayı “gözetim ve denetim şekli” açıkça tanımlanmış örgütlenmeyle değerlendirmenin önü açılmalıdır. İtalya, İspanya, Fransa ve başka ülkelerin uygulamaları da dikkate alınarak, mülkiyet sahibi ve toprak işletmecilerinin çıkarlarını dengeleyen kurallar konmalıdır.

5 Ürün çeşitleri ise “Tarım ve Hayvancılık Uzun Dönemli Dayanıklılık Artırma Stratejisi” bağlamında belirlenmeli, geribildirimlerle alınan sonuçların verdiği değerler dikkate alınarak, en az 5 yıllık programlar ortaya konmalıdır.

Hiç olmazsa ülke insanının geleceği için gerek şart olan tarımsal üretim sorunlarını hep birlikte tartışabilme başarısı gösterelim ki, geleceğin Sınırsız Bağlantı Toplumu’nun değer yaratma zincirinde varlığımızı koruyabilelim

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

depolama şehirler arası nakliyat

evden eve nakliyat çeviri şehirler arası nakliyat ofis taşıma uluslararası evden eve nakliyat istanbul eşya depolama

istanbul escort

alanya escort

ankara escort bayan

izmit escort bayan