SÜLÜK

20.04.2018 06:30

SÜLÜK



16 yıllık iktidar döneminde hiç bu kadar çaresiz kalmamış, hiç bu kadar yardıma gereksinme duymamıştı AKP. Sistemi değiştirip de %51’e mecbur kalınca küçük ortakla birlikte erken seçim kararı almak zorunda kaldılar. Çünkü ne kadar geç kalınırsa göçük o kadar fazla olacak, seçimi kazanmak çok daha zorlaşacaktı. Başta eğitim, hukuk ve sağlık olmak üzere her alanda geriye gidiş itinayla sağlandı, devletin yoksullaştırılıp, ekonomik yıkımın oluşturulması başarıyla tamamlandı. Üstelik dışarıda şimdilik küçük çaplıda olsa sınır ötesi bir savaşı sürdürüyoruz. Atatürk Cumhuriyeti bu kadar kısa süre içinde ancak bu kadar çökertilebilir. Gazeteciler, aydınlar ve ülkenin en büyük ikinci muhalefet partisi milletvekilleri, başkanı dahil tutuklu. Bilim yuvası olması gereken üniversitelerinde cehalet kutsanıyor, muhbir öğrenciler beğenmedikleri hocaları ihbar ediyor, psikopat katiller insanları tarıyor ve mazlum akademisyenler ölebiliyor. Sağlık alanında büyük gazetelere yarım sayfa ilan verilerek hacamat etme, bardak çekme ve sülük yapıştırma tedavileri halka rahatlıkla önerilebiliyor. Şeker fabrikaları sıcak para gereksinimini karşılamak üzere halka rağmen satılıyor, itiraz edenler dövülüyor, muhalif milletvekilleri fabrikalardan içeri sokulmuyor. Gericilik, üç kağıtçılık, cehalet ve kapitalizm el ele, halkın eğitiminde, sağlığında ve cebinde…

Tarihin derin ırmaklarından akan coşkun suları tersine çevirmek mümkün değildir. İnsanevladı kırk bin yıl önce yaşadığı mağaranın duvarına çizdiği o bizon resminden bu yana sürekli gelişmekte. Bu gelişimi durdurmak elbet olası değil. Ama tarihte çizgisel bir doğrulukta akmıyor ki, zaman zaman sekteye uğruyor, önüne taş koyanlar, bent çekenler çıkıyor. Akmakta zorlanıyor o zaman, ama o mutlak bir yolunu, bir çözümünü buluyor, zaman kaybına uğrasa da yoluna devam ediyor sonuçta. Gericilik bulaşıcıdır, bir kere tohumlarını ekmeye gör, her alanda ummadığın ürünler verir. Bilim dışı kaldın mı bir kez, ister üniversite, ister adliye, ister hastaneye git, seni bekleyen son hep aynı olup, önceden bellidir: “İnsanlığın gelişememiş yüzü”. Birinde tabancayla karşılaşırsın, diğerinde demir parmaklıkla, ötekinde sülükle…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle