SEVGİ ÜZERİNE

07.09.2018 06:30

SEVGİ ÜZERİNE



Sevgi sadece insana özgü bir duygu biçimi değil, tüm memeli hayvanları da ilgilendiriyor. Sürüngen beyni dediğimiz beynin en ilkel parçası olan beyin sapının üzerinde gelişen ara beyin ya da memeli beyni denen Limbik Sisteme sahip olan tüm hayvanlarda duygu alışverişi gözüküyor. Sadece sevgi değil, kim dost kim düşman ayırım yapma yeteneğini de burası sağlıyor. Buna göre sosyal etkileşim ortaya çıkıyor, iyiliklere karşılık vermek, koalisyonlar kurmak, üst statülere saygı duymak ve hatta çıkarları korumak için entrikalar çevirmek devreye girebiliyor. Limbik Sistemdeki bir bölüm ödül, haz, bağımlılık, umut, hırs, intikam gibi süreçlerde aktivite gösteren nöron gövdelerinin yoğunlaştığı alan oluyor. Temel hormonu da dopamin. Arzu duyma, çok istemek ve zevk almak yaşamsal olabiliyor. Ancak tüm bunlara beynin evrimsel olarak en yeni bölümü korteks karar veriyor. Ara beyin (Limbik Sistem) korteksten aldığı emirler sonucunda salgılıyor dopamin adlı mutluluk hormonunu. Aynen sevgide dopamin salgısına neden oluyor, mutluluğa kapı açıyor. Doğadaki en vahşi hayvanlardan biri olan aslanı, belgesellerde yavrusunu severken izlemek onun ne kadarda mutlu olduğunu anlamamıza yeterli oluyor…

Sevginin en muhteşem gösterisini korteksi en gelişmiş memeli olan insan yapabilir aslında. Ve bu dünyada insanlık ayakta kalacaksa ve yer yüzünde hükmünü sürdürecekse mutlaka sevgiye gereksinimi var. Bilimsel çalışmalar insan neslinin sorunsuz şekilde sürdürülebilir olmasını, üç türlü sevginin yaygın olarak benimsenmiş olması koşuluna bağlı olduğunu göstermiş. Birincisi; yabancı olana sevgi duymak, ötekini kendisi gibi görebilme yeteneğini kazanmak, ayrışmaya karşı durmak olarak gösteriliyor. İkincisi; henüz doğmamış olana beslememiz gereken sevgiyi insanlığın çok büyük kısmına yayabilmek. Gelecek kuşakları kollamak ve belki de hiç tanışma olanağı bulamayacağın birini sevebilme potansiyelini kazanabilmek. Üçüncüsü ise; hakikat sevgisi olarak beliriyor, illüzyonlara, sürekli söylenen yalanlara direnebilme gücünü gösterebilmek olarak özetleniyor. Görüldüğü gibi konu üzerine düşünce üretenler sevgiyi; empati yapabilme, senden sonraki kuşakları düşünebilme ve gerçeği arama gibi kısaltılabilecek ana başlıklara ayırıyorlar. Demek ki ötekileştirip bölmeseydik, bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, çocuklarımızdan ödünç aldık diyebilseydik ve her zaman gerçeğin peşinde koşsaydık çok daha yaşanır bir dünyaya sahip olacaktık…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle