SAĞLIKTA ŞİDDET= ŞİDDET!

21.07.2018 06:00

SAĞLIKTA ŞİDDET= ŞİDDET!



Tabii ki memleketimizde gün geçmiyor ki beyin sarsıcı bir olay yaşamadan uyanalım yeni bir güne (ki bu seferki kelimenin tam anlamıyla ‘’beyin sarsıcı’’… ) İki hafta önce cinsel istismar üzerine konuşulan idam mevzu bahsinden ve olası yaptırımlardan bahsettiğim yazımda da altını çizdiğim bir gerçek var ki (gerçek diyorum çünkü inanış meselesi değil bu); ortada bir suç varsa, bu suça göz yuman sistem de bu suçun ortağıdır bu kadar net!

Malumunuz geçtiğimiz hafta acı bir olayla daha karşılaştık gündemi takip eden ve maruz kaldığımız gündem karşısında akıl sağlığımızı korumaya çalışanlar olarak; Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde pediatri asistanına hasta yakınları kaldırım taşıyla saldırdı. Konuyla ilgili lafı dolandırmadan kısa ve net söyleyeceğim şey şudur: kaldırım taşıyla hekime saldıran zihniyetle, yavru köpeğin kollarını bacaklarını kesen zihniyet, etek giydiği için tecavüze uğradığını beyan eden zihniyet, ‘’otur oturduğun yerde be kadıınnnn!!’’ diyen zihniyet, iki tane küçücük yavrunun canına kıyan/kıyabilen/cana kıyım yapan zihniyet, ‘’bağzı’’ olaylarda ardına bile bakmadan belindeki ‘’erk simgesi’’ni eline alıp sokağa çıkan zihniyet, akademik bir yuvada- yahu bir üniversitede!!- akademisyen masasının çekmecesinde silah saklayan zihniyet arasında zerre fark yok kanımca… Ondan mütevellittir ki, çözüm sistemsel sunulmalı, sosyal politikalarla olmalı, münferit adımlar maalesef devede kulak kalıyor işte…

Kentucky Üniversitesi Psikoloji Bölümü Profesörlerinden Dr. Nathan DeWall ve araştırma ekibinin yaptığı çalışmaların sonucuna göre, agresif davranışlar ve şiddet aynı bir maddeye bağımlılık geliştirmek gibi. Çünkü ‘’güçlü ve dominant olma ve öç alma’’ – hadi ben Türkçe meali ile söyleyeyim; kabadayı olma—beyindeki haz merkezini aktifleştirebiliyor ve şiddet davranışı ödül mekanizmasıyla pekişmiş oluyor. Dahası sinir bilim lügatiyle konuşursak tam da bu yüzden agresifliğe ve şiddete bağımlılık gelişebiliyor… Bana sorarsanız başka ne mi ödül; önlem alınmaması, cezaların yaptırımsal gücünün olmaması, yasalarda boşluklar olması, hatta ve hatta sistem içerisinde örnek alınan bazı kesimlerin de benzer davranış göstermesi… ne de olsa öykünerek öğrenme dediğimiz bir şey var…

****Psikoloji literatüründe uzun zamandan beridir tartışılagelen bir konudur; acaba doğuştan ahlaki değerlere sahip miyiz, acaba iyi ve kötü davranışı ya da iyiliği ve kötülüğü ayırt etmemiz doğuştan getirdiğimiz bir beceri mi, yoksa tamamen boş levha gibi olan bir beyinle doğuyoruz da kötülüğü sonradan mı ediniyoruz? Eğer bu beceri doğuştan geliyorsa; nasıl oluyor da bir insan evladı geliştikçe, büyüdükçe ve olgunlaştıkça doğuştan gelebileceği önerilen değerler gelişimi bir şekilde o bebeği alıyor ve katile eviriyor…

Yale Üniversitesi Bebeklerin Bilişsel Gelişim Merkezi’nde değerli meslektaşlarım gelişim psikologları Dr. Paul Bloom ve Dr. Karen Wynn tarafından yapılan araştırmaya göre, 3 aylık bebekler dahi iyi ve kötü davranışı ayırt edebiliyor. Araştırma (çok temel ve basit olarak) ‘’iyi kukla’’ ve ‘’kötü kukla’’ kullanarak seriler halinde iyi davranışı ve kötü davranışı bebeklerin gözleri önünde teatral şekilde sergilemeleri ve sonrasında da bebeklerin hangi kuklayı seçecekleri üzerine kurulu (örneğin; 3. Nötr kuklamız kutuyu açmaya çalışırken ‘’iyi kukla’’mız 3. Kuklaya kutuyu açma konusunda yardımcı olurken, ‘’kötü kukla’’mız kutunun kapağını kapatarak 3. Kuklaya engel oluyor). Yapılan deneylerin %80inden fazlasında; bebekler kukla seçme fırsatı sunulduğunda ‘’iyi kukla’’yı seçiyor… Dr. Bloom’un yorumuna göre ‘’insanlar belirli değerlerle doğuyorlar, fakat iyilik ve kötülük anlayışı kemik yapısında beslenerek büyüyor…’’

Şiddet doğuştan mıdır yoksa ‘’çevre’’ mi şiddeti tetikler sorusunu bilinçle ve farkındalıkla sorgulamamızı dilediğim bir hafta sonu olması dileğimle…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle