Prof. Dr. Ener Çağrı Dinleyici ve bazı ilkeleri hatırlama

28.07.2020 06:30

Prof. Dr. Ener Çağrı Dinleyici ve bazı ilkeleri hatırlama



Herkese Bilim Teknoloji Dergisi perşembe günleri dağıtılıyor. Boş günlerimde Göztepe’ den Marmaray’la Üsküdar’a gidiyorum. Özellikle Perşembe günleri bayiden HBT Dergisini de alıyor; Vaniköy’de bahar aylarında erguvanların bayram şenliği yapığı Rasathane teplerini arkama, Ahırkapı Feneri, Topkapı Sarayı, Ayasofya, Kızkulesi, Boğaziçi Köprüsü, Kuruçeşme sırtları, Arnavutköy, Bebek Koyu’nu da önüme alan Vaniköy Cafe’deki masama yerleşiyorum. Okuma-yazmaya saygısından ötürü Vanıköy Cafe sahiplerinin bana ayırdıkları küçük kitaplık ve çalışma masasında günlerimi değerlendirmeye çalışıyorum. Kimi zaman bir felsefe kitabının satırları arasında varlık sebeplerini sorgulamanın peşinden koşarken, sıkıldığım zaman Boğaziçi’nden geçen büyük gemilerin bordalarıdaki adlarını interneten indiriyor; nereden geldiklerini, nere gittiklerini, hangi limana kayıtlı olduklarını, yapıldıkları tershaneleri,uzunluklarını, genişliklerini,yüklerinin niteliğini öğreniyor; düşlerimi uskurlarına takarak liman liman dolaşıyorum.

Geçtiğimiz Perşembe günü HBT Dergisi’nde Reyhan Oksay’ın “Koronavirüs aşı çalışmalarında son gelişme” başlıklı yazısını okurken Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof.Dr. Ener Çağrı Dinleyici’nin değerlendirmeleri dikkatımı çekti.Çok sık kendime anımsattığım, içselleştirmeye çalıştığım bir ilke zihnimde canlanıverdi : “ Bilgili ve temas halinde bir halkın varlığından daha büyük kaynak yoktur!”

İster “hinlik” olarak algılayın, dilerseniz, “tükenmek bilmez bir çocuksu merakın peşinde sürüklenmek” olarak değerlendirin; Eskişehir’ de değişik meslekten, kent kamuoyu gelişmeleriyle ilgili olduğunu düşündüğüm on kişiye telefonla ulaştım.Kendilerine, Prof.Dr. Ener Çağrı Dunleyici’ yi bilip bilmediklerini sordum. Mesleki gelişmeyi izleme, anlama ve anlamlandırma konusunda liyakat sahibi olduğu kanısına, açıklamalarındaki analitik yetkinlik nedeniyle ulaştığım Ener Çağrı Dinleyici’ ye işi düşen ve mesleki çevreler dışında yeterli yaygınlıkta ve yoğunlukta bilen yoktu…Belki farklı pencelerden bakanlar için “olağan” bir durum bu. Ama benim penceremden bakarken rahatsız olduğumu hissetim; kendimce bazı genellemeler yaptım: “Demek ki, Prof.Dr. Ener Çağrı Dinleyici on yumurtlayıp bir gıdaklayanlardan… Bir yumurtlayıp on gıdaklamayı yeğleyenlerden değil,” dedim.

Bir kere daha kavradım ki, Anadolu insanının binlerce yıl akıl tülbentlerinde süzerek netleştirdiği gibi, “Ev danasından öküz olmuyor ”.

Fransız atasözünde anlatıldığı gibi, “ İnsan kendi köyünde peygamber olamıyor.”

Ne yazık ki, “çoğunluğumuz, çevremizdeki gerçekliklerle uğraşmak yerine, medya kanallarının kısa mesajla anlattıkları popülist söylemleri gerçeklik olarak algılama kolaycığının ötesine geçemiyor.”

Yazılarımda sıklıkla paylaştığım gibi, “ Heykeller yaklaştıkça büyür; insanlar yaklaştıkça küçülür” diyen özlü sözde anlatılmak istenen “birbirimize karşı önyargıların ördüğü duvarlar kolay aşılamıyor”.

Hiç tanışmadığım, HBT’deki yazıyı okuyana kadar adını bilmediğim Prof.Dr. Ener Çağrı Dinleyici’ den söz etmem belki kendisinin hoşuna gitmeyecektir. Amacımın hiç kimseyi, herhangi bir nedenle incitmek olmadığı açık.Hepimizdeki bir ortak eğilimi paylaşarak, bilgili ve temas halindeki bir halk oluşturma eksikliğimize,ilgilerimizin çok fazla bireyselleştiğine ve dar alanlara hapsolduğuna dikkat çekmek istedim.

Çevremizdeki değerleri bilmek, anlamak ve onların yaptıklarını anlamlandırmak gibi bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum… Düşündüklerimi de sizlerle paylaşmak istedim.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

istanbul evden eve nakliyat ofis taşıma ofis taşımacılığı evden eve nakliyat evden eve nakliyat malatya oto kiralama malatya oto kiralama İstanbul evden eve nakliyat eşya depolama eşya depolama viagra fiyatı cialis fiyat sex shop bağcılar sex shop üsküdar sex shop ingilizce türkçe çeviri Betebet giriş