Öğrenilmiş Çaresizlik

Son Güncelleme : 25.07.2018 17:07

Öğrenilmiş Çaresizlik



Öğrenilmiş çaresizlik, kişilerin çok sayıda başarısızlık yaşadığı bir eylemi, tekrar denese de olayların kendi kontrolünde olmadığını, o konuda bir daha başarıya ulaşamayacağını düşünüp, bir daha deneme cesaretini kaybetmesidir.

Hindistan’da filleri yavru iken ayaklarından bir ağaca bağlanır, yavru fil kaçmak istese de kaçamaz. Fil büyüyünce ağacı söküp götürebilecek, zincirini kopartabilecek güce gelse de, artık kaçamayacağını düşündüğü için ne ağacı sökmeyi ne de zincirini kırmayı aklına getirmez, çünkü kaçamayacağına inanmıştır. Filin artık kaçma imkânı vardır ancak kaçamaz.

Başarı önündeki bu psikolojik engel çok güçlüdür. Umutsuzluğu sürüklerken denemekten vazgeçirerek, başarısızlığı kesin kılar. Alternatif yolları görmek ve daha fazla çalışmanın önüne umutsuzluk barajı kurar. Bu durumu kırmak oldukça zorken, tarih bunu başaranları yazar.

Osmanlı yenilgi üstüne yenilgi alıp Sevr ile küçücük bir coğrafyaya sıkışmış, ülkenin kurtuluşunu çaresizlik içindeki herkes manda ve himayede görürken, Bağımsızlık ve Kurtuluş Savaşı düşüncesinin başarılı olacağına insanları ikna etmek zordur, ancak bunu başaran Atatürk tarihe 20. Yüzyılın dehası olarak geçmiştir.

Şimdi aynı küçülen Osmanlı gibi, CHP’ye oy veren kesim de ciddi bir biçimde kendisini çaresiz hisseder durumda. Değişimin gerekli olduğunu, mevcut durum ile başarı sağlanamayacağını inkâreden kimse yok. Ancak değişimin herkes için yeniden seçim için umut ve inanç sağlayabilecek boyutta olması şart.

CHP defalarca kaybedilen seçimlerle umutsuzluğa sürüklenirken, Muharrem İnce’nin kırk bir yıldır geçilemeyen yüzde otuz barajını geçmesi, aslında partinin hem zincirini kırabileceği hem de ağacı kopartabileceği umudu aşılandı.

Artık iki seçenek var, oturup küçülmeyi kabul etmek veya zincirini kırmayı denemek, söz delegenin…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle