‘’KURBAN KESİMİ VE ÇOCUKLAR’’

10.09.2016 09:00

‘’KURBAN KESİMİ VE ÇOCUKLAR’’



  • ‘’Sanırım daha 6 yaşındaydım. Kesilen hayvanların hiçbir zaman ölmediğini, organlarının hareket ediyor olmasının da buna bir kanıt olduğunu düşünmüştüm. Günlerce rüyama girmişti bu sahne. Ve bu hayvanların günün birinde dünyayı ele geçirip hepimizin gözlerini bağlayıp boyunlarımızdan keseceğini düşünürdüm... Ankara’da evimizin bahçesinde benim de beslemiş olduğum ve kardeşlerimle birlikte oynayarak güzel vakit geçirdiğimiz koyunumuzun kesildiğini ağlayarak gördüm. Sonra babaannem alnıma kanımı sürmek için beni kovaladı. Ağlayarak kaçtım ama zorla sürdü. Hüngür hüngür ağlıyordum artık ve bir daha sonra uzunca bir süre et, balık, tavuk vs. yiyemedim. Kurban Bayramı’nı da sevemiyorum. Her seferinde kaçan, kovalanan ve kesilen hayvanlar için çok üzülüyorum…’’

  • ‘’…Galiba on yaşımdayım. Benden dört yaş küçük kardeşimle bir gün öncesine kadar yaprakla ve hatta nedenini bilmeden tuzla beslediğimiz hayvanların yanına gidiyoruz, biraz sevmek için. Bir boğayı yere yatırmışlar; altı yedi kişi ancak tutabiliyor hayvanı. Boğa birden kalkıyor; kardeşim ön ayaklarının hemen yanında, sadece bakıyor. Tutup çekiyorum kardeşimi, biz de afallıyoruz boğa da. Bir anlık afallamanın bedelini ağır ödüyor boğa, yakalanıyor tekrar, her yer kırmızı... Geriye kalan çoktan kurumuş kan, hiç unutulmamış suçluluk...’’

Bu öyküler Psikolog Prof. Dr Serdar Değirmencioğlu ve ekip arkadaşları tarafından kurban kesimi ve buna şahit olan çocuklar üzerine yapılan araştırmanın bir kısmı olarak kişilerden toplanan çocukluk dönemindeki kurban kesimlerine dair gerçek yaşam öyküleri… Hayvanların kesilmesine ve sonrasına ait bu anılar kimi zaman kaygıyı, korkuyu, ve stresi tetiklerken kimi zaman dolaylı yoldan da olsa suçluluk duygusunu ve depresyonu tetikleyebilmekte… ‘’Çocuktur, nasıl olsa anlamaz’’ denilen yaş grubundan ‘’kurban bayramı çerçevesinde hayvan kesilmesini anlamasını ve anlamlandırmasını’’ beklemek ne kadar da ironik?!

Sık sık çocuklarda ‘’soyut ve somut düşünebilme’’ becerilerinden ve bunların gelişimsel olarak farklı basamaklarda seyirlerinden bahsederim. Nitekim bu konuda da aynı pencerenin perdesini aralamamız ve çocukların gelişimsel seviyelerine odaklanmamız, yani neyi ne zaman algılayabileceklerine ve bu konudaki üsluba odaklanmamız gerekiyor. Bireysel farklılıklar olabilse de; çocuklar 11-12 yaş civarından itibaren soyut düşünebilme becerilerini geliştirirler, dolayısıyla kurban- kurban edilen hayvan- ölüm- ölümden sonra yaşam… gibi kavramlar bu yaş grubundan daha küçük çocuklara aktarılırken hassas olmakta ve onun anlayabileceği, gelişimsel seviyesine uygun kelimeler seçerek aktarmakta fayda var. Bu bilgi ışığında söyleyebiliriz ki, özellikle 11-12 yaş öncesinde kurban kesimine, kan görüntülerine, kesim ve kan ile ilgili ayrıntılı konuşmalara çocukların şahit olmaması, uzun vadeli olası travmaları önleyecektir.

Bayramlar birlik, beraberlik, sosyal dayanışma, destek ve paylaşım, bireysel ve toplumsal gelişim için çok özel ve güzeldir! Çocuklarımızı, bilhassa yukarda bahsettiğim kritik yaş öncesinde, kurban kesimi aşamasından ziyade bayramlarımızın bu yönleriyle harmanlayabilir, özellikle küçük çocuklarımızın kurban kesim sahnelerinden travmatik ve uzun vadeli etkilenme olasılıklarını önleyebiliriz…

Herkese mutlu ve anlamlı bayramlar dilerim…

Uzman Psikolog Gizem Çeviker

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle