KOLEKTİF BİLİNÇ (1)

09.01.2020 06:30

KOLEKTİF BİLİNÇ (1)



Yeni yılın ilk günlerine bir sürü felaket haberleriyle girdik. Avustralya’da Eylül ayından beri devam eden yangınlar artık neredeyse “bu kıta yok mu olacak?” sorusunu sorduracak düzeye geldi. Kıtanın her bölgesinden yangın haberleri ve maalesef can kayıpları gitgide artarak devam ediyor. Bir yandan Ortadoğu yine sıcak gelişmelerle kaynıyor. Öyle gelişmeler yaşanıyor ve kötülük öylesine körükleniyor ki neredeyse bir dünya savaşının eşiğinde dolanıyoruz. Buna bir de olumsuz hava koşullarının yaşattığı sıkıntılar eklenince bunalıma girmemek neredeyse imkansız gibi. Önceki gün biraz hava almak, zihnimi rahatlatmak ve sakinleşmek için yürüyüşe çıktım. Şehrin merkezi bir bölgesindeyim. Ancak yağan karın kaldırımlarda oluşturduğu öbeklerden ve yoldan hızla geçen araçların eriyen karla karışık çamurlu suyu sıçratmasından yürümeye imkan yok. Üstelik daha sadece bir günlük kar yağışı ile şehir bu hale geldi. Yaşlıların, çocukların yardım olmadan çıkmasına imkan yok gibiydi. Yine de ısrarla yürüdüm, zihnimde bu olanlarla kolektif bilinç bize ne anlatmak istiyor sorularıyla. Çamurdan yıkanmış bir şekilde eve döndüğümde sakinleşmek bir yana öfkeden söylenirken buldum kendimi. Ama dur dedim zihnime. İçinde bulunduğumuz bu kasvetli ve olumsuz durumların sebebi kolektif bilinç ise, kurtulmanın yolu da kolektif bilinç olmalıydı. “Nedir bu Kolektif Bilinç?” Dediğinizi duyar gibiyim. Kolektif Bilinç ilk defa Emile Durkheim tarafından kullanılan bir terim olup, özetle, nasıl biz bireysel olarak düşündüğümüz negatiflikleri ve pozitiflikleri hayatımıza çekebiliyorsak, toplu halde düşünüldüğünde bu çekme işlevi çok çok katlanarak artıyor diyebiliriz. Bunun daha iyi anlaşılması için, önce Kuantum’u anlamak gerekir. Kuantum dediğimizde, birçok insanın umursamadığını, inanmadığını biliyorum. Bunun sebebi, kuantumu anlatan arkadaşlarımızın yeteri kadar teknik bilgiye sahip olmamaları yüzünden, yeteri kadar açıklayıcı anlatamadıklarından diye düşünüyorum. Sıkı durun: Ben hayatta şunu yapmam dediğiniz ne varsa sanırım yapmışsınızdır. Yani negatif boyutta kuantumu gerçekleştirdiğinizi kendi kendinize ispatlamış olursunuz. Şimdi bunu nasıl pozitif kullanacağımızı ve kolektif hale getirebileceğimize bakalım. Belki negatif olarak çektiklerimiz gibi net hatırlamasak bile pozitif olarak çektiğimiz yüzlerce binlerce olayı yaşadık ve hala yaşamaya devam ediyoruz. Bunu birey olarak değil de binlerce, milyonlarca kişi birlikte yaparsa ne olur? İşte buna kolektif bilinç diyebiliriz. Lafı daha fazla uzatmayacağım. Hepimizin üzerine düşen sorumluluklar var. Birbirimize saygı göstermek zorundayız ve sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz. Yazımın devamı haftaya…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle