‘’KARNINDAN SIPAYI, SIRTINDAN SOPAYI…’’

11.03.2018 08:00

‘’KARNINDAN SIPAYI, SIRTINDAN SOPAYI…’’



Bu hafta ben elçi olmak istedim… İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Araştırma Görevlisi Dr. Zuhal Akmeşe ve Araştırma Görevlisi Kemal Deniz’in 2015 yılında yayınladıkları bilimsel makaleden kısa bir ‘’sonuç’’ kesiti aktaracağım size. Araştırmacılar 01.01.2014 ve 15.01.2014 arasındaki 15 günlük sürede ulusal bir haber portalında içinde ‘’kadın’’ kelimesinin geçtiği 77 haberi dil, söylem ve konu açısından inceliyorlar ve analizlerini sunuyorlar. Aradan geçen 4 sene tabloyu daha iyiye mi daha kötüye mi yöneltmiştir bilinmez ama şu haliyle bile çarpıcı olduğunu düşündüğüm bulgular işte şu şekilde:

‘’ Kadınlar haberlerin %54’ünde mağdur ya da kurban olarak yer almıştır.

Kadınlar haberlerde özne olarak varlık göstermekten ziyade haberlerin %15’inde tanınmış bir kişi veya o kişinin yakını olarak yer almıştır.

Haberlerde yer alan kadın temsilleri genellikle mağdur, suçlu, şüpheli, eylemci, protestocu şeklinde yansıtılmıştır.

Kadınların iş hayatı, başarıları ve benzeri olumlu haberlere çok az ya da hiç yer verilmediği görülmüştür.

Kadınlar için anne, eş, sevgili, gelin, kuma, bayan, prenses, yabancı uyruklu, hanım vb. sıfatların kullanıldığı görülmektedir. Kullanılan sıfatlara baktığımızda kadını yüceltici başarısını, kişiliğini olumlayıcı sıfatlara rastlanmazken, genellikle kadının başka bir kişi üzerinden tanımlanmasını sağlayan (anne, eş, sevgili, kayın valide vb) sıfatlar ile kadının fiziksel özellikleri ve cinselliğini (güzellik kraliçesi, prenses, cazibe, taş bebek vs.) ön plana çıkaran sıfatların kullanıldığı görülmektedir.

Haber içeriklerine ve kadının haberde konumlanışına bakıldığında, incelenen haberlerin çoğunda kadının ünlü yakını mağdur, ünlü kazazede, tacize uğrayan, kocası tarafından şiddete maruz kalan, futbolcu sevgilisiyle boy gösteren, çeşitli hastalıklara yakalanan, çocuğunu kaybeden vb. içeriklerle sunulduğu görülmektedir.

Haberlerde kullanılan görsel imge ve fotoğraflar incelendiğinde mağduriyet haberlerinde kadını ağlarken, elini başına koymuş vaziyette, çaresizlik içerisinde gösteren karelerin, cinsellik, fiziksel özellik vb. durumları ön plana çıkaran haberlerde ise kadının bedenini, dekoltesini, cinselliğini ön plana çıkaran karelerin tercih edildiği görülmektedir.

Kullanılan dil incelendiğinde, dilin de aynı şekilde cinsiyetçi söylemin devamlılığına hizmet ettiği görülmektedir. Bilim adamı, iş adamı, siyaset adamı vb. kullanımların sık olmasa da yer aldığı görülmektedir. Bu tür kullanımlar dilin ideolojik bir nitelik taşıdığını ve eril bakış açısıyla inşa edildiğini göstermektedir.

Haberlerde hiçbir şekilde kadının iş hayatı, başarıları, zekâsı, performansı ön plana çıkarılmamış, kadını yüceltici sıfatlar kullanılmamıştır. Kadın dolaylı olarak biriyle ilişkilendirilerek yer almış ya da suçlu mağdur, bağımlı, korunması gereken, yapıda yansıtılmıştır.

Kadını ya da kadınlığı olumlayan ifadelerin eksikliğine ek olarak, erkeğin konumlandırılışı da korumacı bir anlayışla gerçekleşmektedir. Kadına karşı işlenen taciz, tecavüz, şiddet ve cinayet vb. haberlere ait metinlerde suçlunun cinsiyetine hiç atıfta bulunulmamış; hepsinde de “erkek” olarak değil “kişi” olarak ifade edilmişlerdir.

…………………

Kahkahalarla güldüğünüz güzel bir hafta sonu olsun…

(Kaynak: Akmeşe, Z. & Deniz, K. (2015). Kadına yönelik cinsiyetçi söylemin internet haber portallarında yer alma biçimleri. Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 311-326.)

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle