KAMP ATEŞİ RUHUNUZA YANSISIN

Son Güncelleme : 24.08.2018 18:08

KAMP ATEŞİ RUHUNUZA YANSISIN



11-12 yaşlarımdaydım sanıyorum ilk kamp deneyimimi yaşadığımda... Beyşehir'deki gençlik kampına gitmiştik sınıf arkadaşımla cesaretlerimizi toplayıp ve ailelerimiz de sağ olsunlar destekçiydiler... Hatrımda kalanlar; çok güzel dostlukların kurulduğu, (şimdilerde kıymetini daha iyi anlamlandırdığım) komün hayatın gelişimsel yolumuzda toplum yanlısı davranış yansımasıyla çocuk zihnimize nasıl oya gibi işlendiği, birlikte toplanan bulaşıklar, sabah erken saatte kalkıp yataklarımızı yapmalar, hep beraber yaptığımız doğa yürüyüşleri, ateş etrafında yapılan sohbetler ve maddi ödülün sunulmadığı tatlı rekabet içeren grup oyunları... Sonralarında anneciğimden sıklıkla duyduğum "gittiğinde başka, döndüğünde başka ve olgun bir Gizem gördüğünü" söylemesine ve benim de bununla gurur duymama sebep olan deneyimim.... Yıllar sonra mesleğimi yaparken danışan ebeveynlere bu ve benzeri etkinlikleri önerirken bilimselliğin yanında; çocukluk çağımda başlayan bu deneyimler silsilemin de etkisini yadsıyamam herhalde...

Aradan yıllar geçti, o küçük kız çocuğu evrildi, başka başka tatil formlarına biraz es verip (biraz da; sadece doğa'nın doğallığı değil, insanların ve insan etkileşiminin de doğallığının özlemiyle) kampçılığa yeniden merhaba dedi... Ve şimdi; içsel yolculuğuma pozitif katkı sağladığına yürekten inandığım böyle bir deneyimin göbeğindeyken ben, bir de bilimselliğini kaleme alarak sözde/lafta değil yazıda kalıcı olmak adına kaleme alayım istiyorum...

Her anne baba çocuğunun "daha barışçıl, yardımsever, sorumluluk sahibi, negatif bir hırstan ziyade azimli, doğaya ve doğadaki tüm yaşam formlarına sevgili ve saygılı" olmasını ister diye düşünüyorum (!) Lakin iş pratiğe gelince; çocuklarda bu gelişimi destekleyebilecek çevresel koşullardan arınmış bir "şehir içi yaşam fanusuna" tıkanıp kalabiliyoruz... Kapımızı 48 kere kitliyor, yüksek güvenlik önlemleri olan sitelerde oturuyor, benzer okullara gönderiyor, yaşamımızı tel örgülerle çeviriyoruz... Bu demek değil ki; kapımızı kitlemeyelim:) Tabii ki günümüz koşullarında güvenli bölgeler inşa etmek en temel ihtiyaçlarımızdan... Bununla birlikte, nefes alınabilecek, zihin kanallarımıza dokunabilecek öyle güzel kapılar aralıyor ki doğa... İşte tam olarak bu noktada, çocuklarımızın o fanustan çıkıp az önce saydığım becerileri didaktik şekilde değil de; deneyimleyerek öğrenebilecekleri bir fırsat yaratıyor doğayla ve doğayı seven insanlarla buluşma noktaları...

Çocukların en ihtiyacı olan şey -günümüz dünyasında- dayanıklılık (resiliency) ve esneklik; ki bunlar öz değer, hayat becerileri, kendi kendine yeterlilik, toplum yanlısı davranışlar... Konuyla ilgili çalışan bilim insanları, kamp atmosferinin çocuk ve gençler için fiziksel aktivite, yaratıcı dışa vurum ve bir topluluk içerisinde birey olarak gruba katılım ve uyum sağlama alanlarında doğal bir ihtiyaç giderici olduğunu bulguluyor... 

Bu minvalde yapılandırılmış ortamlar (örneğin gençlik kampları) çocuk ve ergenlere onlarla pozitif etkileşime giren, dinleyen, konuşan, geri bildirimlerde bulunan rol-modellerle buluşma ve dolayısıyla olgunlaşma fırsatı sağlıyor. Takım halinde iş yapmayı, ortak kararlar almayı, alınan kararın sorumluluğunu almayı, yaratıcı beceriler geliştirmeyi, bağımsızlık ve kendine yeterlilik geliştirirken başkalarının haklarına saygı duymayı ve ortak yaşam alanının düzenini bozmamayı ediniyorlar; ki tüm bunlar sağlıklı, saygılı ve üretken bir yetişkinlik yaşamının tohumları...

 Son 15-20 yıldır psikoloji literatüründeki çalışmalar, en az zihin rahatsızlıklarının sağaltım süreci kadar; zihin sağlığını korumaya yönelik erken müdahale sistemlerine de odaklanmaktadır; ki bu alana pozitif psikoloji diyoruz. Bu bağlamda; bu ve benzeri ortamlarda 1-2 hafta kalınarak kurulan pozitif ilişkilerin, sağlıklı sosyal becerilerin, pozitif sosyal rekabet ortamlarının, doğa ve yaşam formlarıyla barışçıl ilişkide olmanın "bütüncül sağlık (fizyolojik ve psikolojik)" açısından olumlu katkıları birçok çalışma tarafından bulgulandı (Diener ve ark., 1999; Seligman, 2012; Gottman ve ark., 1975; Monke, 2015).

Bundan mütevellittir ki; çocuk-ergen-yetişkin fark etmeksizin "beceri kazanımı" için tonlarca para dökmeye ve bunu yaparken de çok da uzaklara bakmamak lazım sanırım.... Zira aradığımız kan doğada ve kampta...



Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle