KADININ ADI YOK

30.06.2020 06:30

KADININ ADI YOK



Hasta uyanıksa, farkındalığı varsa ve ilişki kurabiliyorsanız yani nörolojik olarak sağlıklıysa, dünyanın neresine giderseniz gidin, bulgularınızı muayene kağıdına kaydetmek istediğinizde; “Bilinç açık, koopere ve oriente” diye yazarak başlamak durumundasınız. Yani hastanın bilinç durumu, uyanıklık hali, kendisiyle anlamlı şekilde ilişki kurulup kurulmadığını ve oryantasyonun (yer, zaman, kişi) olup olmadığını belirtmek zorundasınızdır. Toplumları da kişiler oluşturduğundan, bireylerin uyanıklığı büyük önem taşır. Sağlıklı bir sinir sitemi belirtisi; bilincin kapanmamış olması, zihnin berrak ve doğru bilgilerle donatılmış olmasını gerektirir. Aynı zamanda doğru ilişkiler kurması ve iletişiminin sağlıklı olması o toplumu oluşturan bireylerin sağlık düzeyinin göstergesidir. Bu da yetmez, kişinin bulunduğu zaman hakkındaki farkındalığı ne durumdadır? Zaman algısı yerinde midir? Yaşadığı çevreyi, oturduğu evi tanımakta mıdır? Bıraksanız yolunu bulabilir mi? Dahası oryantasyonu bozulan kişi yakın çevresini yabancı gibi algılayabilir, ona garip sorular sorabilir. Egemenler egemenliklerini sürdürebilmek için kişilerin dolayısıyla da toplumun bilincini karartmaya, kooperasyonunu bozmaya ve de oryantasyonunu yok etmeye yönelirler. Bunu kültürden, sanattan ve felsefeden yoksun bırakarak, türlü çeşitli yalanlarla, çağ dışı bilgilerle ve zihnini dogmalarla kuşatarak yaparlar. Mesela son günlerde sıkça karşılaştığımız gibi, Cumhuriyeti küçültmek için Sultan Abdülhamit’i büyütmeye çabalamak gibi…

Geçtiğimiz hafta AKP adına açıklama yapan bir ses çok konuşuldu. “Bu ülkede AKP gelene kadar ‘kadın’ kelimesinin adı yoktu!” dedi. İşte doğruları ters yüz etme gayretini üstlenmiş, varlığını liderinin varlığına armağan etmiş, kapalı, inkoopere ve desoriente bir bilinç örneği. Atatürk’ün bütün Avrupa devletlerinden önce kadına seçme ve seçilme hakkı verdiğini bilmiyor. İktidarı ele geçirdiklerinden beri kadınların toplumsal ve ekonomik hayattan nasıl dışlandığını unutmuşa benziyor. Kadın katillerinin ve çocuk tecavüzlerinin onların zamanında nasıl arttığını anımsamıyor. Kadıköy vapurundan inen mini etekli kadınlara ne gözle bakıldığını, zaman zaman “kadın mıdır kız mıdır” şeklinde aşağılanmaya çalışıldığını hiç hatırlamıyor. Çünkü onlar için makbul kadın; dizini kırıp evinde oturan, çocuk bakan, mutfaktan çıkmayan, kocasının hizmetinde olan kadındır. Oysaki bizim kuşak annelerimizin ablalarımızın okul fotoğraflarındaki çağdaş görüntülerine bakıp; işte “Cumhuriyetin kadınları” diye iç geçirip övünen bir nesil olduğumuzdan, zihinlerimiz hala berraktır. Şimdi kadının adının ancak son 18 yıldır var olduğunu düşünenlerin ortak nörolojik muayenesini kayda geçirelim: “Bilinç kapalı, kooperasyon kurulamıyor, oryantasyon yok”. Antonio Gramsci ne demişti: “İnsanı kafasından yakaladınız mı kol ve bacak kolay gelir…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

istanbul escort

depolama şehirler arası nakliyat

evden eve nakliyat çeviri şehirler arası nakliyat ofis taşıma uluslararası evden eve nakliyat istanbul eşya depolama