İnsanın İnsandan Kaçışı..

23.03.2020 06:30

İnsanın İnsandan Kaçışı..



Corona virüs salgınıyla birlikte insanların birbirlerinden kaçışını, korkusunu izler olduk. Genelde insan cinsi kendi dışındaki varlıklardan, hayvanlardan çok korkar ya, yok mikrop taşır, yok saldırır, yok zarar verir diye, bu kez böyle olmadı; insanlar kendi cinslerinden korkup kaçar oldu. Aralarında en az bir metre mesafe bırakmaya kadar, ülkemizde 65 yaş üstü büyüklerini, başka bir çok yerde ise toptan kendilerini evlere hapsetmeye kadar vardırdılar bu korkularını.

İlginç değil mi? Ben sürekli düşünürdüm; hayvan sevmeyenlerin hatta düşman olanların kendi cinslerini ne kadar sevdiklerini, ne kadar hoşlandıklarını. Doğrusu hep şüpheler içinde olurdum bu bağlamda.

İnsanlar, ah insancıklar, dünyanın hakimi, evrende var olan tüm güzelliklerin, nimetlerin kendileri için olduğunu düşünen varlıklar! Bakın ne haldeyiz, birbirimizden kaçar, birbirimizden korkar olduk. Aramıza mesafeler koyduk, yaşlılarımızı, büyüklerimizi tecrit ettik.

Doğaya, o muhteşem ekolojik zincire böylesine müdahale, hayvanların yaşam alanlarını gasp etme, ormanları yok etme, dereleri kurutma, güneşi engelliyor diye dağları tıraşlama, akarsuların yollarını değiştirme, denizi dolgulayıp yollar yapma, daha da neler… Yazsam köşeme sığdıramam.

Ama en acısı, en yanlışı, en iç yakıcısı, insanların tüm hayvanları kendilerine beslenme, rant kapısı olarak görmeleri. Bu salgın hastalığın öncesinde de çıkan pek çok salgının başladığı ülke ÇİN! Orada besin olarak görülen, kesilen, haşlanan, boğazlanan, canlı canlı derileri soyulan milyarlarca her cinsten hayvan, kedisi, köpeği, çekirgesi, faresi, böceği…

Dünya ne yaptı? Hep seyretti. Ahlar, vahlar, birkaç protestonun dışında ne yaptı? Ve neden artık insanlık, bazı gerçeklerin farkına varamadı? Dünyada var olan her canlının bir işlevi, bir görevi vardır. Hepsinin kutsal yaşama hakkı vardır.

Bir ineğin sütü varsa o doğurduğu buzağısı içindir, o yavrunun ağzına kilit düzeneği yapıp, annesini emzirmesini engellemek, sütünü almak hırsızlığın en adisi, en acımasızıdır.

Yaz boyunca yükünü taşıttığın eşeği, kışın beslemek adına bir avuç samanı vermemek, onu ölüme terk etmek insanlık dışı bir şeydir.

Ayıların yaşam alanlarına girmek, gasp etmek, sonrasında onlar için devlet otoritesini harekete geçirip ölüm fermanı çıkartmak adiliktir.

Kedileri, köpekleri alıştıkları, bakıldıkları alanlardan sürdürmek, bu bağlamda şikayetler etmek, belediyelere dilekçeler yazmak rezilliktir. Sürekli her olumsuzluğu hayvanlara yüklemek ayıptır, ayıpların en büyüğüdür.

Can savunucularını darp etmek, mahkemelere vermek, evlerini basmak insanlık dışıdır.

Ve daha neler neler. Bunların şimdi yaşadığımız corona virüs belasıyla ne ilişkisi var diye düşünenleriniz için söylüyorum: Evet, çok ilişkisi var; insanoğlu, yaşadığı dünyanın gerçeklerinin farkında olmaz, doymak bilmeyen bir açgözlülükle doğaya, içindeki canlılara saldırırsa işte böyle karşılığını alır. Mikroskopların bile görmediği küçüklükteki bir virüs en gelişmiş medeniyetlere bile diz çöktürür.

Bu bela ne zaman bizleri terk eder, çoğumuz hayatta olur muyuz bilemiyorum ama, gittiğinde dünya asla bugünkü gibi olmayacak! Değişecek çok şeyler. Ya insanlar toparlanıp gerçek anlamda çevreci olacak, doğaya, kendi dışındaki canlılara gereken saygıyı gösterecek ya da bugün yaşadığımız bu belanın çok beterini kapısında bulacaktır.

Bu bir kehanet değil, en acı, çıplak ve birçok bilim adamının vurguladığı bir yalın gerçektir.

Ece Bilgin

22/03/2020

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

ATİLLA

23 Mart 2020 09:11
Ece hanım evladımıza sarılmak istiyoruz ama yapamıyoruz.Bütün tanıdıklar bir birinden kaçıyor ne oldu bizlere? Şapkamızı önümüze koyup düşünmenin vakti zira ulaştığımız refah seviyesine kapılmış gidiyoruz.

depolama

evden eve nakliyat çeviri şehirler arası nakliyat ofis taşıma