İMAR AFFI VE DEPREME HAZIR OLMA

17.08.2018 06:00

İMAR AFFI VE DEPREME HAZIR OLMA



Binlerce yurttaşımızı yitirdiğimiz Marmara depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti.

Gölcük ve ardından Düzce depremi sonrasında yaşanan acılar, kayıplar elbette ki çok derin izler bıraktı.

Diğer yandan, aradan geçen yirmi yılın sonunda depremden gerekli dersler alındı mı, sorusu ise hala güncelliğini koruyor.

1999 yılındaki depremlerden sonra kullanılamaz hale gelen yapılar incelendiğinde görüldü ki, kaçak olarak ve mühendislik hizmeti alınmadan yapılan binalar çoğunluktaydı.

Aradan geçen sürede Kamu Yönetimi nezdinde kentlerin depreme hazırlıklı olması gündeme alındı ancak gelinen noktada kaygılar ağırlıklı bir şekilde devam ediyor.

Yapılanlara bakıldığında, Yapı Denetim uygulamasının sorunları giderilmezse deprem olduğunda yine işyerleri hasar görecek, çok sayıda bina yıkılacak.

Kentsel dönüşüm, yık-yak anlayışıyla karşımıza çıktı. Sağlıklı ve yaşanabilir bir çevrede güvenli yapılarda oturma arayışına karşılık veremedi.

Riskli alan, riskli bölge uygulamasında keyfiliğin, hukuksuzluğun önüne geçilemedi.

Son dönemde gündeme gelen İmar Barışı (affı) ise vergi affı uygulamalarına benzer şekilde kuralına uygun iş yapanların Devlete olan güvenini sarstı.

Bilindiği gibi getirilen düzenleme, kaçak olarak yapılan binaların sadece beyana dayanarak ruhsatlı hale getirilmesine izin veriyor.

Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’nin İmar Barışı ile ilgili açıklamaları ise üzerinde durulmaya değer.

Bakan, “Geçmişte Türkiye’de 13 farklı imar affının yapıldığını bunların kalıcı bir çözüm getirmediğini,

Türkiye’deki imara aykırılık teşkil eden yapı oranının %50’lerin üzerinde olduğunu” söyledi.

Dikkatinizi çekerim bu söyleme göre iki binadan biri imara aykırılık özelliği taşıyor.

Devamında Bakan, “Siyaset kurumu, sorunlara çözüm bulma yeridir. Bunlara gözümüzü kapatamayız” dedi.

16 yıldır ülkeyi yöneten, sorunları çözmekle yükümlü olanlar sanki yeni iktidara gelmiş gibi kaçak yapılardan şikayet ediyor.

Ruhsatsız, iskansız, insanların aklına estiği gibi yaptığı binalar, hiç bir teknik inceleme yapılmadan, Yapı Denetim şirketlerine başvurulmadan, sahibinin beyanı ve çektiği bir fotoğrafı sisteme girmesiyle imar affı çerçevesinde ruhsatlı hale gelecek.

Böylece bu yapıların insan ve çevre güvenliği açısından yarattığı risklerle ilgili her tür tehlike kayıt üzerinde bertaraf edilmiş olacak yine Bakan’ın deyimiyle “Temiz bir sayfa açacağız”.

Açacağız da, kaçak yapılar ruhsatlı hale geldiği için denetim dışında kalan binalar çöktüğünde altında kalan, yaşamını yitiren insanların hesabını kim verecek?

Kısa bir süre önce Beyoğlu Sütlüce’de yıkılan bina için de çevrede yaşayanlar bakımından oluşturduğu tüm tehlikelere karşın biraz daha erken imar affı başvurusu yapılsaydı ruhsatlı bir şekilde yıkılmış olacaktı.

Deprem bölgesinde yer alan Türkiye’de yaşanacak felaketlerle ilgili yapılan bilimsel çalışmalar, Meslek örgütlerinin ısrarlı uyarıları, ülkeyi yönetenler tarafından ne yazık ki hiç dikkate alınmıyor.

Çok açık görülüyor ki, kentlerimiz depreme hazırlıklı değil.

Yapılan uygulamalar ise başta imar affı olmak üzere sorunları çözmek bir yana durumu çok daha karmaşık hale getiriyor.

DEPREM DEĞİL, BİNA ÖLDÜRÜR” sözünü büyük acılar yaşadığımız 17 Ağustos depreminin yirminci yılında anımsatmakta yarar var.

NOT 1: Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz. Ulusça çok ihtiyacımız olan toplumsal barışın sağlandığı, kardeşlik ve dayanışmanın öne çıktığı günler diliyor, tüm okuyucularımızın Kurban Bayramını kutluyorum.

NOT 2: “Öncesi ve Sonrasıyla Çifteler Köy Enstitüsü” kitabıyla 73. Yunus Nadi Ödülleri “Sosyal Bilimler ve Araştırma” dalında ödül kazanan İlyas Küçükcan’ı yürekten kutluyorum.

Araştırmacı kişiliğiyle çok önemli çalışmalara imza atan, sivil toplum etkinlikleri içinde de yakından tanıdığımız İlyas Küçükcan’ın başarısı kentimiz adına çok gurur verici.

Sayın Küçükcan’ı tekrar kutluyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.

NOT 3: Eskişehir Büyükşehir Spor Kulübünün sporcusu, milli gururumuz Sümeyye Boyacı, Dublin’de gerçekleştirilen Paralimpik Yüzme Avrupa Şampiyonasında 50 metre sırtüstü yarışında altın madalya kazandı. Bu yıl başarılarından dolayı Eskişehir Kadın Platformu olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde ödül vermiş ve kendisini, ailesini yakından tanıma olanağını bulmuştuk.

Başarılarının devamını diliyoruz, Sevgili Sümeyye, Tebrikler…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle