HIZLI KARAR ALMA, HER ZAMAN DOĞRU MUDUR?

13.07.2018 06:00

HIZLI KARAR ALMA, HER ZAMAN DOĞRU MUDUR?



Olağanüstü gelişmelere sahne olan bir geçiş dönemini yaşıyoruz.

Hafta başından bu yana Kamu Yönetimiyle ilgili getirilen düzenlemelerin içeriğini anlamayı bırakın, başlıklarını izleyebilmenin bile olanağı yok.

Geçtiğimiz yıl 16 Nisan’da yapılan Anayasa referandumundan sonra “Kamu Yönetiminde her şey sil baştan olacak” diye yazmıştık, beklendiği gibi de oldu.

Olaylar o kadar hızla akıyor ki Çorlu’daki 24 canımızı yitirdiğimiz, üç yüzün üzerinde yaralı vatandaşımızın olduğu tren kazası bile gündemde yeterince yer bulmadı.

Oysa ki bu kazayla ilgili Kamu Yönetiminin ihmalinin olup olmadığının araştırılması, acılı ailelere destek verilmesi, olayın tekrarlanmaması için alınacak önlemlerin tartışılması gerekliydi.

Yazının başında da söylediğim gibi Başkanlık sistemine geçiş törenleri ve devamında Cumhurbaşkanlığı kararnameleri gözümüzün önünden hızla geçip gidiyor.

Çağdaş demokrasilerin temel koşulu olan “Denge-fren mekanizmasının” olmadığı, yetkinin tek elde toplandığı yönetim modeline çok hızlı bir geçiş yaptık.

Bazı çevreler parlamenter sistemin terk edilerek başkanlık sistemine geçilmesinden çok memnun, “Hükümetin karar alma mekanizmalarının daha hızlı ve etkin bir şekilde işleyeceğini” iddia ediyorlar.

Oysa ki, Devlet, toplumların gelişim sürecinde üzerinde çok çalışılmış bir yapıdır.

Devlet, kurallar koyan ve koyduğu kurallara kendisi de uyan bir sistemler bütünüdür, toplumsal düzeni bu kurallar sayesinde ayakta tutar.

Devletin toplumsal ihtiyaçları iyi analiz ederek, doğru zamanda ve ilgili tüm platformlarda tartışılmasını sağlayarak karar alması beklenir.

Devlette geçilmesi gereken basamakları ortadan kaldırarak tek elden hızlı karar almak, her zaman doğru sonuca yol açar mı?

Bürokrasiyi etkin çalıştırmak yerine her fırsatta aşağılamak çözüm müdür?

Kuralsızlık, kamuda keyfi yönetime davetiye çıkaran tehlikeli bir yol değil midir?

Kamu görevlisinin kanaata(!) göre terfi veya çalışma süresine tek kişinin karar vermesi, hızlı ama doğru karar vermeyi sağlamış olur mu?

Gelenekleri olan, kuralları yerleşmiş bir Kamu Yönetimi sistemini tepe taklak değiştirmek, keyfiliğin önünü açmak değil midir?

Kuralların ortadan kalktığı, tek kişinin karar verici olduğu bir ortamda Kamu çalışanları için liyakat nasıl gözetilecek?

Mesleklerin ve uzmanlığın öneminin kalmadığı, kuralsızlığın öne çıktığı bir yapıda hızlı karar alma adına verimli bir kamu yönetimi nasıl kurulacak?

Diğer yandan, tüm yetkilerin tek elde toplandığı merkeziyetçi bir yapıda kabinedeki Bakanlarla ilgili de fazla bir beklenti içine girmenin gereği yok.

Bakanlar, emir komuta zinciri içinde ve dar bir alanda çalışacakları için özgün proje geliştirme ve uygulama olanaklarının olmayacağını tahmin etmek güç değil.

Ek olarak, Kamu Yönetiminde özel sektör çalışma anlayışından yarar bekleyenlere anımsatmak isterim ki, özel sektörün varlık nedeni doğal olarak kar etmektir, sosyal devlet, kamu yararı gibi öncelikleri yoktur.

Her şey çok yeni, söylenecek çok söz var.

Hızlı karar alma, her zaman doğru sonuçlara yol açacak mı?

Bekleyip göreceğiz.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle