Her Şey Ne Zaman Çok Güzel Olur?

13.05.2019 06:30

Her Şey Ne Zaman Çok Güzel Olur?



Çok şey vardı anlatılacak.
O yüzden sustum.
Birini söylesem diğeri yarım kalacaktı.
Sen duydun mu sustuklarımı?

Oğuz Atay

Yazımı kaleme aldığım bugün “Anneler Günü” olarak kutlanıyor. İnsan sadece bir gün annesini anmaz, anımsamaz, sevgilerini iletmez aslında. Ama işte bugün bahane oluyor.

Hediye alsanız da almasanız da eğer hayattaysa anneniz, yakınınızdaysa ona sarılıp öperek, uzağınızdaysa telefonla arayıp hatırını sorarak gönlünü almanıza vesile oluyor.

Şükür benim annem sağ ve sıhhatte, yakınımda, yanımda hem de. Kedilerime, köpeklerime, sokakta bakmaya çabaladığım canlarıma ilgisini, desteğini hiç eksik etmeksizin yanımda. Yaradan’ın her kuluna nasip değildir bu büyük mutluluk. Zaten canlara olan sevgimi ailemden aldım ben, annem de babam da tam birer can dostlarıydı. Babam erken bıraktı gitti bizi. Ama şükür ki annem yanımda. Öğrencilik dönemimde sokaktan eve taşıdığım hayvanların bakım ve sorumlulukları hep annemdeydi. Ve bunu hiç gocunmadan arzuyla istekle yapardı. Çünkü o da en az benim kadar canları severdi. Halen de sever.

Evet, konuyu nereye getireceğimin merakındasınızdır belki de. Meramım; bizler, biz can korumacılar için, “ne zaman her şey güzel olur?” İşte bu sorunun yanıtını vermeye çalışacağım.

Bütün canlıların anneleri, kendi annelerimiz kadar kutsal ve değerli görüldüğü zaman ve bu annelere gereken, hak ettikleri saygı, yardım gösterildiği zaman. Canlar arasında tür, cins, nevi, cinsiyet ayrımı yapılmadığı zaman.

Sahiplenmeyi düşündüğümüz kedinin, köpeğin cinsini, cibilliyetini, rengini, tipini araştırmadığımız zaman. Hayvana yapılan şiddet, tecavüz, öldürme, yaralama eylemlerinin kabahat değil ceza gerektiren bir eylem olduğunu yasalarımızda gördüğümüz zaman.

Can korumacıların sokaklarda baktıkları, besledikleri, kolladıkları hayvanlar yüzünden tehdit görmedikleri, tersine saygı duyuldukları zaman. Siyasi otoritenin hayvanları baş belası, angarya, mal olarak görmedikleri zaman.

Belediyelerin, canları gizli saklı itlaf etmedikleri zaman. Onlara verecekleri hizmeti listelerinin en sonuna almadıkları zaman. Okullarda “hayvan sevgisi” dersi mecburi dersler listesine girdiği zaman.

Hayvan ölümlerine “telef” denilmediği zaman. Hayvan hakları savunucularına ilgili mercilerce gereken önem ve değerin verildiği zaman.

Güzel ülkemin her bir evinde bir patili dostun kabul gördüğü zaman. Köpeğe hoşt, kediye pist, kuşlara kışt denmediği zaman.

Mavi gezegenimizin salt bize ait olmadığını, içindeki diğer canlılarla eşit şekilde paylaşmamız gerektiğini bildiğimiz zaman.

Evet bu liste daha çok uzatılabilir.

Lafın özü; Biz hayvan hakları savunucuları için her şeyin çok güzel olması, canlarımızın yaşam koşullarının düzeltilmesi, bunun yasalarca korunması ile mümkündür. Yoksa hiçbir zaman ve şartta can korumacılar için “her şey çok güzel” olmayacaktır.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle