HAYATIN AKIŞI: ALMA VERME DENGESİ

09.05.2019 06:30

HAYATIN AKIŞI: ALMA VERME DENGESİ



Hepimizin hayatında suçlayacak onlarca kişi ile bir sürü deneyimi ve yaşanmışlığı vardır. O kişiler yüzünden hayatımızın fırsatlarını kaçırmışızdır, onlar yüzünden haksızlığa uğramışızdır, hep onlar yüzünden acılar çekmişizdir… Hepimiz bolluk ve bereket isteriz. Hep haklı olmak, kazanmak isteriz. Neden isteklerimiz gerçekleşmiyor diye bazen isyan ederiz. Oysa bireysel olarak olgunluğa eriştiğimizde, ne yaşıyorsak sebebinin aslında kendimiz olduğunun farkına varırız. Alma verme dengemizdeki bozukluk; kendini sevmeme, kendini değersiz ve yetersiz görme, kendini onaylanmış ve kabullenmiş hissetmeme, kendini sürekli başkalarıyla ve hayatlarıyla kıyaslama, duygularını doğru ifade edememe, kaybetme korkusu, yalnızlık korkusu vb. nedenlerle yaşadığımız her an, bir nevi işkenceye dönüşür. İşin ilginci bu saydığım duygu durumlarını yaşayan kişi, karşısındaki herkesi baktığı o karanlık penceresinden hayatına almaya çalışır. Hele bir de karşısındaki kişi o korku düğmelerinden birine bilmeden bastıysa vay haline! Drama, acı, kavga, hüzün hayatından eksik olmaz. Aslında tüm dünya, bu ilişki üzerine kurulmuştur: Almak ve vermek. Hayatın akışı bu temel üzerinde ilerler. İlişkilerde, maddi konularda hep alma verme dengesi üzerine diyaloglar yaşarız. Ne verirsek mutlaka karşılığını alırız. Ne alıyorsak da karşılığını mutlaka bir şekilde veririz. Bunu ille de aldığınız kişiye vereceksiniz diye düşünmeyin. Burada önemli olan aldığın kadar vermek, verdiğin kadar almak… Sevilmek mi istiyoruz? Önce insanlara, çevremizdeki tüm canlılara sevgi dolu yaklaşmalıyız. Daha saygılı ve hoşgörülü olmalıyız. Hayatımızda maddi bolluk mu istiyoruz? Önce elimizdekileri paylaşmayı ve başkasının hakkına göz dikmemeyi öğrenmeliyiz. Paylaştıkça bereketimiz artar. Bu paylaşım ille de para ile olmaz. Sevginizi, yardımseverliğinizi, gülümsemenizi paylaşabilirsiniz. Karşınızdakini aynı fikirde olmasanız bile saygı ile dinleyebiliyor musunuz? Trafikte yayalara ve diğer araçlara yol veriyor musunuz? Karşılaştığınız insanlara tanımasanız bile bir günaydın diyebiliyor musunuz? Sokakta yaşayan hayvanlara karşı sevgi ve ilgi ile yaklaşıyor musunuz? Etrafınızda yaşayan yaşlı kişilere yardımcı oluyor musunuz? Çöpünüzü atarken geri dönüşüm ürünlerini ayırıyor musunuz? Fazla su ve elektrik tüketmemek için dikkat ediyor musunuz? Verdiğiniz sözleri yerine getiriyor musunuz? Borcunuzu zamanında ödüyor musunuz? İnsanları yargılamadan, oldukları gibi kabul ediyor musunuz? Gün içinde konuşmalarınızda olumsuz sözcükler kullanmamaya dikkat ediyor musunuz? Sahip olduklarınız için şükrediyor musunuz? Bu liste böyle uzar gider. Alma verme terazinizin kefelerini bir kontrol edin. Yapmış olduğumuz her hareket, sarf ettiğimiz her söz önümüzdeki hayat akışını belirler. Ya kapılar kapanır ya da tüm yollar açılır. Sevgi ve paylaşımlarla dolu hayırlı Ramazanlar dilerim.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle