bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan bursa escort bayan
istanbul escortları gaziantep escort bayan porno indir ataköy escort şirinevler escort ümraniye escort beylikdüzü escort
kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
illegal bahis
porno indir porno hd sex türkçe porno türbanlı porno

HAYAL EDİYORUM…

07.06.2019 16:08

HAYAL EDİYORUM…



Üretim ve yaratıcılıktaki çeşitliliği ile efsaneleşen gücünü; sözünden, düşüncesinden ve kişiliğinden alır Nazım Hikmet. Edebi eserlerin yanı sıra; mimarlık eylemi üzerine de pek çok yazı kaleme almıştır usta yazar.

Bunlardan belki de en dikkat çekeni; “Mimari üzerine hiç de profesyonel olmayan düşünce ve hayallerini paylaştığını” belirterek söze başladığı, 1960 tarihli, Rusça, Arhitektura SSSR (SSCB Mimarlığı) dergisinde yayımlanan, kendi kalemiyle yazdığı “Hayal Ediyorum” başlıklı yazısıdır. Mimarlığa ve yapılara dair hayallerinden söz ettiği yazının bir bölümünde, şöyle diyor Nazım Hikmet:

Ben yazarım ve mesleğim gereği mimariyle aramda sıkı bir kan bağı var. İster müzik, ister resim, isterse de edebiyat olsun, her türlü sanat eserinin temelinde mimari düşünüş ve kompozisyon prensibi yatar.

Sevince giden yoldaki bütün engelleri, üretimde, bilimde ve sanatta ortadan kaldırıyoruz. Bu nedenle mimarlarımızın projelerinde insanın insan, sınıfın sınıf, halkın halk ve ırkın ırk üzerindeki boyunduruğunu temsil eden yapılar yer almamalıdır. Sınıfsız toplumumuzda hiçbir yapı bana kendimi küçük hissettirmemelidir. Hatta büyük liderlerimizin müzeleri karşısında bile korku ve tapınma değil, gurur, sevgi ve saygı gibi duyguları yaşamalıyım…”

Orhan Selim takma adıyla yazdığı bilinen, 25 Şubat 1935 tarihli “Süleyman ve Süleymaniye” başlıklı yazısında da Nâzım Hikmet; Süleymaniye Camii’nde, taştan, topraktan ölmezliğe yakın eserler yaratan Mimar Sinan’ın gücünden söz eder. Kendine sorduğu Kanuni Sultan Süleyman’ın yerinde mi, yoksa Süleymaniye’nin yaratıcısı Mimar Sinan’ın yerinde mi olmak isterdim, sorusunu da, “Sinan’ın yerinde olmak isterdim.” diye yanıtlar.

Bütün gerçek sanatçılar gibi geleceğe inanan ve aydınlanma için savaş veren büyük üstat, hayatı boyunca, insanlığından ve yaşama sevincinden hiç ödün vermeden, içindeki sevgiyi topluma yöneltmiştir.

56 yıl önce, çok sevdiği vatanına hasret, uzaklarda, hayata veda eden Nazım’ın, mimarlara ve tüm yapı emekçilerine sesleniş dizelerini sizlerle paylaşmadan önce, bayramınızı en içten duygularımla kutluyorum.

“… Mimarlar sağolun.

Ellerinize, gözlerinize,

kâğıdınıza, pergellerinize selam.

Selam taşçılara, dülgerlere, montörlere

demiri dövenlere, betonu dökenlere,

ağacı biçenlere, camcılara,

ve bu işte bir tutam olsun,

emeği geçenlerin topuna selam…”

Nazım Hikmet RAN (Ölüm: 3 Haziran 1963, Moskova)

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle