Hava kirliliği kanser ve alzheimer hastalığını tetikliyor

29.09.2016 09:16

Hava kirliliği kanser ve alzheimer hastalığını tetikliyor



Çevre Bakanlığı tarafından yayınlanan "Türkiye Çevre Sorunları ve Öncelikleri Değerlendirme Raporu'ndaki bilgilere göre hava kirliliği Türkiye'deki 81 şehirden 27'sinde tüm çevre kirlilikleri arasında ilk sırada yer alıyor.

Bununla birlikte hava kirliliği kaynaklarının evrensel ısınma, imalat sanayi işletmeleri, maden işletmeleri, termik santraller, diğer sanayi faaliyetleri karayolu trafiği olduğu belirtiliyor bu raporda. Şehirlerdeki hava kirliliğinin birinci sebebi evrensel ısınma iken karayolu trafiği (eksoz kirliliği) ise ikinci sırada yer alıyor olması şehirde yaşayanlar için ciddi risk oluşturuyor.

Bilimsel açıklamalar şu gerçeği açıkca gösteriyorki; Hava kirliliğinin akciğer kanseri, mesane kanseri, felç, istemik kalp hastalıkları, kalp yetmezliği, KOAH ve astım gibi hastalıklara neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü'nde hava kirliliğinin en büyük çevresel sağlık tehdidinden biri olduğunu da açıkladı.

Yeni yapılan bir bilimsel çalışma da ise; hava kirliliğinin alzheimer hastalığı arasında bir bağ olabileceği ileri sürüldü. Biz bu hastalığın sadece yaşlılıkla ilgisi olduğunu biliyorduk aslında. İngiltere Lancaster Üniversitesi'nde görevli Prof. Barbara Maher Alzheimer'ın insanlık tarafından yaratılmış modern bir salgın olabileceği iddiasında bulunmuş.

Özellikle trafiğin yoğun olduğu bölgelerde, araçların motorlarında veya frenlerinde tutuşma veya sürtünmeden oluşan ısınma sonucunda havaya parçacıklar salınıyor. 200 nm altındaki oarçacıkların burundan soluk alma yolu ile beyne ulaşabiliyor. İncelenen beyin doku örneklerinde tespit edilen partiküllerin bu havaya karışan partiküller ile çok çarpıcı benzerlikler gösterdiği kanıtlanmış.

Resmi verilere göre Türkiye'de 600 binin üzerinde kişi Alzheimer hastalığı ile yaşıyor. Bu rakam her yılda giderek artıyor.

Şehirdeki hava kirliliği, bir çok kansere astıma ve alzheimer hastalığına yol açtığı artık biliniyor. Hava kirliliği belası ile mücadelede hiç bir maddi ve idari tasarruftan kaçınmamak gerçeğini kabul etmemiz gerekir. Alınacak önlemlerle ve düzenlemelerle sağlık harcamalarında ve iş gücü kaybında yaşanacak azalmanın hava kirliliğini azaltmanın maliyetini telafi edecektir aslında. Öncelikle insan sağlığı başta gelir. Maddi ve idari harcamalar ise teferruattır.

Yorumlar (2) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Enver KARAKUŞ

29 Eylül 2016 18:31
Çok güzel bir yazı , Peki nasıl yaşayacağız,ne yapmalıyız ,hangisiyle mücadele edeceğiz;yoksa sıramızı mı bekleyeceğiz..!

enver solim

29 Eylül 2016 15:09
sevgili ferit,günümüzün en büyük sorununa değinmişsin sağol.havayı bilerek kirletiyoruz bizler doğanın akciğerleri olan ormanları yok edersek beton yığınlarını kurmak için ağaçları kesersek gelecek zamanda oksijen yerine karbondioksiti soluyacağız.hava kirliğinden sonra gelen en büyük sorun bence çölleşme türkiye miz ve Eskişehir imiz hızla çölleşiyor şuna dikkat ediyorum ne yöneticiler ne çevreciler bu duruma değinmiyorlar yayınlanan haritalarda çölleşme Eskişehir in batısına kadar uzadı artık buna dur diyecek bu sorunu kendi sorunu olarak kabul edecek idarecilere ihtiyacımız yok mu.