FARKINDALIK

02.10.2019 06:30

FARKINDALIK



Neslican Tay 2017 yılında bir bacağını tümörden kaybettiğinde, “hayallerime koşmak için bacaklarıma ihtiyacım yok” diyordu. Sonra yaklaşan sonu anlamış ve “belki kaybedeceğim ama savaşırken kaybedeceğim” demişti. Vazgeçmemeyi öğretti hepimize, ölüme inat güzel kaybetti. Asıl onun ölümünden sonra ardından söylenenlerdir Neslican’ı yitirmememizi sağlayan. “Ölmüş. Herkes cennete kavuştu diyor. Orasını Allah bilir, yalnız bu çıplaklıkla biraz zor” diyen bile oldu. Ölümünün ardından inanç ile vicdanları bölmeye çalışan bir örnekte özel Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatri profesörü Nevzat Tarhan’dan geldi: “Ölümle yüzleşebilseydi, ölüm bilincine sahip olsaydı, seküler dünyanın dünyalaşma rüzgârına kapılmasaydı, dinlerin hayata anlam katma ve teselli gücünden faydalanabilseydi, hastalığı düşman gibi görmezdi diye düşündüm.” Bir bilim adamı olması gereken şahıs yaşama sevicinin önüne inanç dünyasını koyuyor, belli ki ölüme her şeyin sonu olarak değil her şeyin başlangıcı olarak bakıyor. Bulunduğu üniversiteye mi yoksa öğrencilerine mi acısam, bilemedim. Bir psikiyatri hocası bu yorumu yapmaz, acı ve ölüm üzerine böylesi bir yorum yapılmaz, üstelik yanıt verme durumunda olmayan birinin ardından hiç yapılmaz. Ama yapılıyorsa eğer, meselenin aslının psikiyatrik değil politik olduğu hemen sırıtır…

Dünya görüşümüz, oluşturduğumuz benlik bizim kimliğimizi açığa çıkarır. Bu durum siyaset alanında iktidar için de muhalefet için de böyledir. Birey olarak kişileri de kapsar. İktidardaysanız gerek iç politikada ki tutumunuzu gerekse dış politikanızı, oluşturduğunuz dünya görüşünüz belirler. Bugün iktidarın yarattığı “Sünni İslam” dayatması birçok üniversite hocası tarafından rehber edinilmiş, dünya görüşü olarak benimsenmiş durumdadır: Ölümle barışık yaşamak. Bu yaşadığımız dünyanın dışında asıl olan öteki dünyadır, burası sınav yeridir. Bu sınavı geçenler ödüllendirilecek, geçemeyenler cehennem ateşinde yanacaktır. Sayın rektör, “öteki dünya farkındalığını” yaratma adına, yaşamanın önemi ve güzelliğini vurgulayan genç bir kadının yaşama sevincinin karşısına dikilmeyi görev olarak görüyor ve aklınca bizlere doğruyu gösteriyor. “Hepimiz kendi dışımızdaki koşulların tutsağıyız” demişti Fernando Pessoa…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle