Etinden, sütünden, derisinden, gücünden, korumacılığından..

16.08.2018 06:30

Etinden, sütünden, derisinden, gücünden, korumacılığından..



Tanrı adına işlenen cinayetlerin sayısı Şeytan adına işlenenlerden çok daha fazladır.

Erica Jong

Dahada yazmak istemedim. Evet bahsettiğim hayvanlar bu canları asırlar boyu sömürmüş insanoğlu, hakkı görmüş bunu kendisinde doğadaki en akıllı en üst seviyedeki canlı o ya.

Böyle düşünmüş böyle öğretmiş kendi cinsine. Ders kitaplarına kadar girmiş bu öğreti. Şu bölgede şu hayvanlar yetişir şunların derisinden etinden diğerlerinin iş gücünden yararlanılır filan diye. Beyinlerimize kazımışlar.

Doğrumudur? Neresinde yanlış vardır? Kitaplarca yazsam yetmez bu konuyu aydınlatmaya. Ama yazanlar var okuyun öneririm. Onlardan sadece birisini okumak bile sizin ete bakışınızı değiştirecektir diye düşünüyorum.

Sadece etimi? Hayvan sömürüsünde insan zekası açıkçası sınır tanımıyor. Atlar, eşekler, katırlar yük taşımada binek hayvanı olarak kullanılmada en çok bilinen canlar. Ama onların bu güçleri öylesine üst sınırlarda kullanılıyor ki, artık alışılagelmiş manzara olarak çıkıyor karşımıza fazla yükün altında ezilmiş sokağın orta yerine serilmiş eşekler, sıcaklarda fayton çeken susuzluktan çatlayıp asfaltın ortasında yatan güzelim atlar. Sınırlarda kaçakçılıkta kullanılan vücutları yara bere içinde katırlar.

Dedik ya insan zekası sömürme konusunda sınır tanımaz diye. Eğlence sektöründe sirklerde kullanılan ayılar, filler, aslanlar kaplanlar, maymunlar türlü çeşit egzotik kuşlar. Denizlerin özgürlüğüne düşkün şen muzip çocuklarının yunusların hapis hayatı yaşatıldığı eğlence havuzları.

Canlı canları postları üzerlerinden soyulan envai çeşit kürk hayvanları(!).

Bütün bunların üzerine son dönemde bizlere ulaşan nesli tehlikede koruma altındaki bir özel kaplumbağlara caretta carettelara reva görülenler doğru pes dedirtti hepimize. Başka bir köşe yazımda paylaşmıştım bu nadide canların kabuklarından tespih yapıldığı haberini. Ve bu tespihlerin çok yüksek fiyatlarda internet ortamında alıcı bulduğunu.

Şimdi başka bir haber okudum; Antalya kaş ilçesinde Patara plajı dünyada nesli tehlike altındaki türler arasında olan kırmızı listede yer alan bu kaplumbağların en önemli üreme alanlarından birisiymiş. İyi güzel bu. Ancak buraya gelen bazı densiz tatilciler(!) kaplumbağların yumurtalarının bırakıldığı alandaki kafeslerin içine çöplerini atmaktalarmış.

Konu hakkında açıklama yapan Prof.Dr.Kurtuluş Olgun, “ Kafeslerin üzerine bilisin diye caretta caretta fotoğraflarının da bulunduğu burası benim yuvam levhaları yapıştırdık; ama adam çöp atıyr, donunu asıyor” diyerek yapılanlara tepki göstermiş.

İşte o çok öğündüğümüz zekamız! Ancak türlü bahanelerle yok etmeyi biliyoruz. Yaşatmaya gelince yok! Yazıklar olsun siz sizlere.

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

Berrak ARSLAN

16 Ağustos 2018 13:53
Ne Para Cezası Ne hapis cezası kültür seviyesi gelişmemiş insanları adam etmiyor ne yazıkki. İlle de eğitim diyoruz ama bazen eğitim de insanları yanlış yönlendirebiliyor o nedenle ille de aile terbiyesinin tam ve düzenli olması gerekli. Küçük yaşta öğrenilenler sonradan değiştirilemiyor o nedenle minicik beyinlere nakledilen bilgiler daima kalıcı oluyor. Benim işim görülsünde gerisi ne olursa olsun denildiği için önce can sonra canan denildiği için bu dünyayı ne kadar mücadele edersek edelim asla değiştiremiyoruz. Hukuk adamındaki zihniyet din adamındaki düşünce eğer değişmiyor sabit kalıyor dünyaya başka gözle bakabiliyorsa vay haline canlarımızın olanlar tüm canlarımıza oluyor. İnsanlık da öldü kalmadı artık saygı sevgi allah akıl fikir ihsan eylesin tüm canlılara..Saygılarımla