DÜNYANIN EN BÜYÜK GAZETECİ HAPİSHANESİ

12.01.2018 08:00

DÜNYANIN EN BÜYÜK GAZETECİ HAPİSHANESİ



10 Ocak, 1971 yılından bu yana ülkemizde Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanıyor.

Bu nedenle çeşitli kurumlar tarafından gazetecilere yönelik olarak kutlama programları yapılıyor.

Ancak gazetecilerin içinde bulunduğu koşullar ve yaşadığı sorunlar kutlama yapmaya ne kadar uygun tartışmak gerekli.

Çünkü Türkiye’de gazeteciler;

Haksız yere tutuklanıyor.

Sansüre uğruyor.

Baskı ve şiddet görüyor.

Hakları gasp ediliyor.

Basın kuruluşları siyasi karar ile kapatılabiliyor.

Binlerce gazeteci işsiz.

Sendikalılaşma yok edilmiş durumda.

OHAL ve KHK’larla birlikte gazeteciler büyük bir kuşatma altında.

145 gazeteci (yanlış duymadınız 145 gazeteci) hapishanelere tutsak durumda.

Aileler acı içinde gazeteci yakınlarının hapisten çıkacağı günün özlemiyle yaşıyor.

Bahsettiğimiz başlıkların uluslararası raporlara yansıyan sonuçları da ortada.

Bu noktada, basın özgürlüğünün güçlendirilmesi için dünya çapında çalışmalar yürüten bir sivil toplum kuruluşu olan Sınır Tanımayan Gazeteciler “2017 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi” bilgilerine göz atmakta yarar var.

Kuruluş, endeksle ilgili Türkiye’ye özel bir bölüm ayırarak “Türkiye’yi en ürkütücü ülkelerden” biri olarak tanımladı.

Devamında, 100’ü aşkın gazetecinin tutuklu olmasının Türkiye’yi dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüştürdüğünü vurguladı.

Rapora göre Türkiye, geçen yıla göre 4 sıra daha gerileyerek 180 ülke arasında 155. sırada yer aldı. Böylece Türkiye’nin “kara liste” olarak isimlendirilen en kötü durumdaki ülkelerin arasına girmesine sadece dört sıra kaldı.

Son on iki yılda 56 basamak düşüş kaydeden Türkiye, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da “Gazetecilik yapmanın zor olduğu ülkeler” kategorisinde yer aldı.

Çalışmada ayrıca olağanüstü hal uygulaması nedeniyle basın kuruluşları üzerinde oluşan baskılara da yer verildi.

Oysa ki gazetecileri özgür olan bir ülkede fikir özgürlüğü vardır.

Anayasal bir hak olan halkın bilgilenme özgürlüğünün önündeki engellerin kalkması, demokrasinin kurumlaşması için temel unsurlardan biridir.

Gazetecilerin özgür olması, Türkiye’nin özgür olması demektir.

Unutulmamalıdır ki medya, yasama, yürütme, yargıdan sonra dördüncü kuvvet olarak kamuoyu adına denetim görevi yapan demokrasinin olmazsa olmaz parçasıdır.

Mevcut tabloya göre,

Çalışan Gazeteciler Günü,

Aslında çalış(a)amayan gazetecilerin günü.

Gazeteciler kalemlerini özgür bir şekilde kullanabildiği zaman gerçekten “kutlanacak” bir gün olacak.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle