Dolardaki Dalgalanma Ekonomik İstikrarı Bozarsa 2023 Hedeflerine Ulaşılamaz-3

27.08.2018 06:30

Dolardaki Dalgalanma Ekonomik İstikrarı Bozarsa 2023 Hedeflerine Ulaşılamaz-3



Sayın Cumhurbaşkanı’nın New York Times gazetesi için kaleme aldığı yazıda “Washington Türkiye’nin alternatiflere sahip olduğunu kabul etmelidir. Bu tek taraflılık ve saygısızlık trendini tersine çeviremezlerse yeni dost ve müttefikler arayacağız” açıklamasının ardından AB’den Türkiye lehine yükselen sese kulak vermek gerekir. Fakat, aranan yeni dostlar arasında Şanghay İşbirliği Kuruluşu ya da önceki ekonomi bakanı Nihat Zeybakçi’nin ifadesiyle Avrasya Ekonomik Birliği olmamalıdır.

Eğer olur ve pireye kızıp yorgan yakılırsa, Türkiye’de eksen kayması gündeme gelir. Bu durumda da Avrupa Konseyi üyeliği sona erer, AİHM’ne başvurulamaz, Avrupa Birliği ile ilişkiler kopar. Unutmayalım 2018’de Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ülkeler gümrük birliği içinde olduğumuz AB üyesi Almanya, İngiltere ve İtalya’dır.

Bundan 2 yıl önce (4 Haziran 2016) Ali Osman Arabacı imzalı A Haber’de "ABD'yi TL korkusu sardı" şeklinde bir alt bant kullanılmıştır. Sosyal medyada paylaşılan ve teyit.org’a birçok defa ihbar olarak gönderilen videodaki haber doğrudur. 28 Mayıs 2018’de Facebook’a yüklenen video Kaç Saat Oldu? isimli hesap tarafından 29 Mayıs 2018’de Twitter’da da paylaşılmıştır. (https://teyit.org/a-haberin-abdyi-tl-korkusu-sardi-seklinde-bir-alt-bant-kullandigi-iddiasi/) Haber 2016 yılına aittir. “Dünya TL seferberliğini konuşuyor”, “TL’ye Destek Sistemi Değiştirebilir” ve “TL’nin Yıldızı Parlıyor” gibi alt bantların da kullanıldığı haberin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra acaba ABD’yi TL korkusu sardı dersek, acaba bize ne derler?

Denizli Sanayi Odası’nı 25 Mayıs’ta ziyaret eden eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi döviz kurlarındaki dalgalanmalarla ilgili yaptığı değerlendirmede, “Türk Lirası’nın değeri, Türkiye’nin gerçeklerini yansıtmıyor, kabul edilesi değil bu. Onun için de bunların hepsi gelip geçicidir. Göreceksiniz, yaklaşık olarak 10 gün diyelim, rahatladığımızı hep beraber göreceğiz” demiştir ama 5 Haziran’da kimse rahatlamamıştır. Belki de bu sebeple yeni kabinede görev alamamıştır.

ABD doları dünyada en yaygın kullanılan konvertibl dövizdir. 2000’li yıllarda dolaşımda yaklaşık 950 milyar dolar olduğu tahmin edilmektedir. Bu miktarın üçte ikisi ABD dışındadır. Amerikan Merkez Bankası Yasası (Federal Reserve Bank) ülkenin merkez bankası olarak kabul edildikten sonra Banka, Amerikan Merkez Bankası Banknotları (Federal Reserve Notes) adlı yeni bir parayı dolaşıma sunmuştur. "Tanrıya Güveniyoruz" (In God We Trust) ibaresinin banknotlar üzerinde kullanımı ise 1955 yılında yasa ile zorunlu kılınmıştır.

ABD doları uluslararasında rezerv paradır ve dolara talep vardır. Bunun sebebi, ABD’nin iktisadi, siyasi ve askeri gücü ile ilgilidir. ABD ekonomisi ciddi bir kriz içinde bile olsa, diğer ülkelerin merkez bankaları doları rezerv para olarak tutar, bizim merkez bankamızın yaptığı gibi rezervlerinin bir kısmına ABD devlet tahvili satın alır. Rezerv para kolay olunmadığı gibi rezerv parayı değiştirmek de kolay değildir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ticareti milli para birimleriyle yapma çağrısına cevap veren Kremlin, bunu bütün ülkelerle gerçekleştirmek için çabaladıklarını söylemiştir ama bu zaman alacak bir girişimdir ve her iki ülkede enflasyon makul oranlara inmezse gerçekleşmesi çok zordur.

Bu gerçeği maalesef bilmeyenler de vardır. Sosyal medyada Demirhan Akın isimli biri (geçekten böyle biri var mı?) eğer şaka değilse şu mesajı paylaşmıştır: “Fedocuların dolar oyununa gelmeyin. Dolar isterse 15 TL olsun. 1 Ekmek yine 1 lira. 1 paket makarna yine 2 lira. 20 liralık mazot yine 20TL. Ayrıca TL değer kazanıyor. 100 dolar bozduruyorsun 600 TL ediyor. Akıl var mantık var. 100 mü büyük, 600 mü? İşte Türk parası 6 kat daha değerli. Bu oyunu bozalım.”

Bu arkadaş gerçek ise bence 2019 Nobel İktisat ödülüne aday olmalıdır. Böylece Türkiye, sayesinde iktisat alanında kesin Nobel alır.

Kur artışlarını dış güçlerin Türkiye üzerindeki oyunlarına bağlayarak açıklar ve gerekli önlemler zamanında alınmazsa, TL’nin yabancı paralar karşısında değer kaybetmesine engel olunamaz. Bunun için enflasyonla mücadele, Türkiye ekonomisinde istikrar için en önemli hedef olmalıdır.

2018 yılı için gelişmiş ekonomilerde hedef 1,8 iken, Türkiye’de (TCMB) yüzde 5’tir. AK Parti’nin iktidara geldiği yıl 2002’de hedef yüzde 35 iken gerçekleşme 29,7, 2003 yılında hedef yüzde 20, gerçekleşme 18,4, 2004 yılında hedef yüzde 12, gerçekleşme yüzde 9,3 olmuştur. Bu yıldan sonra hedef tek haneliye indirilmiş, 2008, (%10,1) 2011(%10,4) ve 2017 (%11,92) yılları dışında tek haneli enflasyon hedefine ulaşılmıştır. 2012 yılından sonraki hedef yüzde 5’e indirilmiştir ama hiçbir yıl hedef tutturulamamıştır. (S. Rıdvan Karluk, Türkiye Ekonomisi, 13. Baskı, 2014, s. 483)

Enflasyon hedefi tutmayınca kur artışına engel olmak mümkün değildir.  Fiyatlar artarken faizler yükselir. Bu ekonominin kuralıdır. Bir başka deyişle KHK çıkararak fiyat artışları önlenemez, faizler emirle düşmez. Düşmesi için öncelikle fiyat artışlarının önlenmesi gerekir. Artan fiyatlar ekonominin hem iç, hem de dış dengesini bozar, kur artışına yol açar.  Fiyatlar, üretimi ve verimliği arttırarak, teknoloji geliştirerek düşer. Bu sebeple T.C. Merkez Bankası’nın en önemli görevi fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmektir.  Fakat son gelişmelerden sonra 2018 yılında tek haneli enflasyon hedefi bir başka bahara kalmıştır.

Ekonomide fiyat artışları düşmediği sürece kur artışına “esnek döviz kuru rejimi” uygulanan bir ülkede engel olunamaz. (S. Rıdvan Karluk, Uluslararası Ekonomi, 13. Baskı, s. 606) Kur artışları meydan okumayla düşseydi, dolar kuru 13 Temmuz’da 4,85’ler seviyesinden 13 Ağustos’ta 7,00 TL seviyesine çıkmaz, 1 ayda yüzde 44 değer kaybetmezdi.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle