Dolardaki Dalgalanma Ekonomik İstikrarı Bozarsa 2023 Hedeflerine Ulaşılamaz

28.08.2018 06:02

olardaki Dalgalanma Ekonomik İstikrarı Bozarsa 2023 Hedeflerine Ulaşılamaz (4)



Döviz kuru; ticaret savaşları tedirginliğinin artması ve gelişen ülke piyasalarının genelinde yaşanan çıkışlarla hareketli bir seyir izlerken, ekonomi politikaları ve bunlara ilişkin söylemler de kur artışında etkili olmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında dolardan daha değerli olan Türk Lirası 95 yılda yaşadığı devalüasyon ve krizler sonucunda 7,00 TL’ye kadar yükselmiştir. 2014-2018 dönemini kapsayan 10. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda 2018 itibariyle 1.3 trilyon dolarlık GSYH ve 16 bin dolarlık kişi başına milli gelir hedefleri, dolar kurunun beş yılda 1,97 TL olacağı varsayımına göre oluşturulmuştur.

25 Mayıs’ta dolar 4,70-4,75 arasında iken 5 Haziran’da 4,59’a inmiştir ama 25 Mayıs’tan günümüze kadar geçen sürede döviz (dolar, Euro) kuru TL karşısında artmış, diğer bir deyişle TL değer kaybetmiştir.   Enflasyonu indirmeden liberal bir döviz rejiminde kuru sabit tutmak mümkün değildir. Sabit kur rejimlerinde bu sebeple devalüasyon yapılır. (Karluk, Uluslararası Ekonomi, s. 631)

Önümüzdeki üç yılı kapsayan 2018-2020 Orta Vadeli Program hedefleri döviz kurlarındaki yükselişle birlikte çökmüştür.  Hükümetlerin döviz kurunda bir hedefi olamaz. Ancak bazı büyüklükleri dolar cinsinden ifade edebilmek için bir dolar kuru varsayımında bulunmak gerekir.  2018 yılı dolar kuru varsayımı 3,77 TL’dir. Orta Vadeli Programa göre dolar kuru 2019 için 3.95, 2020 için ise 4,06 olarak varsayılmıştır. Hükümetin 2018 yılı için 3,77 TL olarak öngördüğü dolar kuru 2018 yılı bitmeden bu seviyeyi aşarak 2020 yılındaki hedefi de geçmiştir.  

Bu durumda dolar bazında Türkiye’nin milli geliri düşer, enflasyon hedefi tutmaz. Bunun için 2018-2020 Orta Vadeli Program’ın yeniden gözden geçirilmesi bir zorunluk olarak ortaya çıkmıştır. Dönemin Ekonomi Bakanı Zeybekçi’nin “Nasıl ki 4,90’lara bilmem neye çıktı bu kadar zarar oluşmadıysa 3,70’lere indim bu kadarda gerilim oluşmadı” gibi anlaşılması mümkün olmayan açıklamalar yapmak yerine, doların 10 gün sonra ne olacağını tahmin etmesi gerekirdi. Çünkü dolardaki artış, ekonomideki tüm makro dengeleri bozmaktadır. 27 Mayıs’ta yayınlanan yazımda şu tespitte bulunmuştum: “Benim tahminim 10 gün sonra olmasa bile dolar TL’ye karşı değer kazanacaktır.” Maalesef sayın bakan değil ben haklı çıktım. Keşke aksi olsaydı.

Siyasetçilerin konuşması, yoğun bakımda olan Türk Lirası’nın bazen pik bazen de dip yapmasına yol açmıştır.  2002- 2018 döneminde dolar kurunun ani yükselmelerinde siyasi konuşmaların etkisi olmuştur. 2003 yılındaki ilk yükselme 2’nci AK Parti Hükümeti’nin kurulma sürecinde olmuş, 22 günde kur yüzde 9,9 artmıştır. 2004 yılında yerel seçimler öncesindeki belirsizlik sonucunda dolar kuru yüzde 19 yükselmiştir. 2006 yılındaki Danıştay saldırısı ve Zirve Yayınevi katliamı belirsiz bir ortam yaratmış ve   dolar   yüzde 29 değer kazanmıştır.

2008’de Mortgage skandalı ile başlayan ekonomik kriz ile AK Parti’nin kapatma davası sürecinde TL 49 günde yüzde 37 oranında değer kaybetmiştir. ABD Merkez Bankası Mayıs 2013’de faizleri arttırınca, buna bağlı olarak dolar yine değerlenmiştir. 22 Eylül’de Moody’s’in Türkiye’nin notunu yatırım yapılabilir seviyeden riskli ülke sınıfına indirmesi ve ABD’de Trump’ın kazanmasıyla dolar kuru artmaya başlamıştır. Eylül ayındaki Moody’s not indiriminden sonraki süreçte TL dolara karşı değer kaybetmeye devam etmiştir.

Enflasyon ve döviz kurlarındaki artış, Türkiye’nin 2023 ekonomik hedeflerine ulaşmasına engeldir. Hükümetin ekonomi alanındaki hedefleri arasında dünyanın en büyük 10 ekonomisi içinde olmak, 500 milyar dolar ihracat ve kişi başı 25 bin dolar gelir vardır. Hedefler ile ilgili hükümet programlarına baktığımızda; 60. Hükümet Programı’nda 2, 61. Hükümet Programı’nda 27, 62. Hükümet Programı’nda 57, 64. Hükümet Programı’nda 10 ve 65. Hükümet Programı’nda 8 defa 2023 hedeflerine yer verilmiştir. Dikkat edilirse hükümet programlarında hedeflere ulaşma kelimesi sonlara doğru azalmıştır. Bu da hedeflere ulaşmanın imkansız olduğunu ortaya koymaktadır.



Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle