Devletin kapasitesi

14.01.2020 06:30

Devletin kapasitesi



Topraklarımızın yetiştirdiği değerli insanlardan biri Daron Acemoğlu, James A. Robinson’la birlikte yazdıkları “ Dar Koridor/Devletler, Toplumlar ve Özgürlüğün Geleceği” kitabı Yüksel Taşkın’ın çevirisiyle Doğan Kitap tarafından okuyucuyla buluşturuldu. Bu hafta sonuna katar okumayı bitirmeyi programladım. Bir kitabı başından sonuna bitirmeden kitap hakkında yazmama ilkesine uyarım. Burada paylaştıklarım kitap hakkında değil, sadece bir tanımı ödünç alıyoruz.

Acemoğlu ve Robinson diyorlar ki:

Bir devletin kapasitesi amaçlarını gerçekleştirme gücüyle ölçülür. Bu amaç genellikle yasaların uygulanması, ihtilafların çözülmesi, iktisadi faaliyetin düzenlenmesi ve vergilendirilmesi, altyapıların sağlanması ve diğer kamu hizmetlerinin sunulmasını içerir. Bunlara savaşmak dahil edilebilir. Devletin kapasitesi kısmen kurumların nasıl örgütlendiğine ve daha hayati olarak da bürokrasisine bağlıdır. Devletin planlarını hayata geçirmesi için bürokratlara ve devlet çalışanlarına ihtiyaç vardır.”

Son yıllarda erişebildiğim kaynaklar beni yanıltmıyorsa devleti tam kapasite çalıştıran ülkelerden biri Çin… Çin’de özellikle altyapı yatırımlarıyla ilgili verileri izlemeye çalışıyorum. Çin nüfusunu ülkemiz nüfusa böldüğümde 16 kat daha büyük olduğunu saptıyoruz. Altyapı yatırımlarını nüfus büyüklüğüne göre karşılaştırıyoruz. Bu karşılaştırma yönteminin çok kaba bir ölçü olduğunu biliyorum. Böylesi bir genellemenin tuzaklarının farkındayım.

Çin’in bütününde kentiçi ulaşımın özünde yer alan “metro yapımına” ilişkin eriştiğim veriler ilginç… Birincisi, projeler ihtiyaçlara göre planlanıyor, fizibilite dışı yatırım kararı verilmediği kanısına ulaşıyorum. İkincisi, maliyetlerini döviz cinsinden karşılaştığımda bizim gibi ülkelere göre daha ucuza mal ettikleri söylenebilir. Üçüncüsü ise, projelerin başlangıç ve bitiş zamanları açıklanıyor; en küçük sapma sorgulanıyor; kamuoyu zihnini gölgelememe özeni gösteriliyor.

Şimdi siyasi ve ideolojik angajmanlarımızı bir yana barakalım ve ülke sorunu odağından bakarak bazı soruların yanıtlarını arayalım:

  1. GAP,Filyos ve Çandarlı Limanı projelerinden Marmaray projesi gibi bir dizi projedeki gecikmelerin ve aksamaların sorgulamasını yaparak, kamuoyuna net bilgi paylaşmayı neden önemsemiyoruz?

  1. Anonsu kendinden büyük projelerin karlılık yanında fayda/maliyet odağından olası maliyetleri ile getirilerini insanların zihnindeki kuşkuları minimize edecek biçimde anlatma geleneğini neden oluşturamıyoruz?

  1. Toplam ortak kaynaklarını tahsis ederken “gerekçe üretme gücünü” kullanmaktan neden sakınıyoruz?

Bütün insanlık tarihinin en önemli buluşu olan “devlet örgütlenmesini” soyut kutsallıklardan arındırarak “devletin kapasitesi” odağından bakarak değerlendirirsek, ezberlerin yarattığı kavgalarımız azalır; devletin maddi ve kültürel zenginlik üreterek yurttaşın yaşamını kolaylaştırma işlevini bir basamak daha yukarı çıkarabiliriz…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle