CİNSEL İSTİSMARDA ERKEN MÜDAHALE…

24.02.2018 08:00

CİNSEL İSTİSMARDA ERKEN MÜDAHALE…



Geçtiğimiz hafta; yazımı yazıp gazeteye yolladıktan sonra malum olaylar silsilesi ile cinsel istismar konusu tekrar gündeme oturdu. Gönül ister gündemden hiç düşmesin, toplumsal farkındalığımızın olması için talihsiz olayların olmasına ve duyulmasına ihtiyaç olmasın… Ben yazımı yazıp yolladıktan sonra bu konuya köşem için yetişemedim tabi ki... O yüzden yine-yeniden hatırlatmak istiyorum…. Belli yöntemleri doğru şekilde ve doğru zamanda izleyerek çocuğunuza vücudunun özel kısımlarını öğretebilir ve cinsel istismara karşı aile içi düzenleme yaparak önlem alabilir, olası bir durumda bu durumu ya da girişimi çok geç olmadan yakalayabilirsiniz.

1)VÜCUDUNU VE KISIMLARINI TANITIN

Çocuğunuzu kendi vücudunu tanıması için fırsat yaratın. Vücut kısımlarını tanıtın ve onları doğru isimlendirin/etiket takmayın. Vücudunun bazı kısımlarının özel/kendisine ait olduğunu söyleyin. Bu kısımları banyo yaptırırken sizin gördüğünüzü ya da doktor muayenesinde doktorun görebileceğini… vs bu gibi durumların dışında özel yerlerini başka birisinin görmesinin uygun olmadığını açıklayın. Çocukların vücudunu tanıması, vücut kısımları için doğru/uygun kelimeler kullanması, bu kelimelerin anlamlarını bilmesi ve bu kelimeleri kullanırken rahat olması/güvende hissetmesi çocukların uygunsuz bir durumda bu durum hakkında konuşmalarını pekiştirecek önemli bir adımdır.

2)‘’SENİN VÜCUDUN, SANA AİT!’’

Çocuklar vücutlarının kendilerine ait olduklarını ve hiç kimsenin onlardan izin almadan vücutlarına dokunamayacağını öğrenmeliler. Erken yaşlardan itibaren cinsellik ve ‘‘vücudunun özel kısımları’’ ile ilgili çocuğun gelişimsel sürecine uygun açık ve direkt kurulan iletişim; çocukların bu ve benzeri durumları doğru anlamlandırmasına ve gerektiği durumda da yardım çağırmasına destek olacaktır. Çocukların herhangi bir öpücüğü/dokunmayı ya da sarılmayı geri çevirmeye/istememeye hakkı vardır; bu onların çok sevdiği bir insandan bile olsa... Bu gibi durumlarda çocuğu öpmeye/sarılmaya ya da öpülmesine/sarılmasına zorlamak, ‘‘ayıp bak, hadi öp amcayı/teyzeyi’’ gibi beyanlarda bulunmak çocuğun bu hakkı anlamlandırma sürecinde kafa karışıklığı yaratacaktır. Çocuğunuzun ‘’hayır’’ deme özgürlüğüne saygı duyun. Bu güvenli olmayan bir fiziksel temas veya ortamda onun kendisine olan güvenini arttıracak, ‘’yanlış bir şey yapmıyorum’’ demesini sağlayacak ve ‘’güvendiği’’ bir yetişkine gelip anlatmasına destek olacaktır.

3) İYİ DOKUNUŞ- KÖTÜ DOKUNUŞ

Çocuklar her zaman uygun ve uygun olmayan dokunuşu ayırt edemeyebilir. Çocuğunuza iyi dokunuşu ve kötü dokunuşu, ikisinin arasındaki farkı uygun kelimelerle aktarın. Eğer bir kişi onun vücudunun özel kısımlarına bakarsa ya da dokunursa, ya da ‘’Bakayım mı? Dokunayım mı?’’ gibi sorular soruyorsa bunun uygun olmadığını aktarın.

4) İYİ SIRLAR-KÖTÜ SIRLAR-GİZLİ DOKUNUŞ

Sır tutmak/sırdaş olmaya ikna etmek genellikle cinsel istismar durumlarında çok sık karşılaşılan bir durumdur. Bu nedenle; çocuklarınıza ‘’iyi sır ve kötü sır’’ arasındaki farkı edindirmek ve kötü sırları güvendiği yetişkine rahatça aktarabilmesi için güvenli bir iklim yaratma oldukça önemlidir. Birisine doğum günü sürprizi hazırlamak ve bunu o kişiye söylememek ‘iyi sır’a örnek olabilecekken; kendisini üzgün ya da kaygılı hissettirebilecek söz konusu durumla ilgili herhangi bir sır ‘kötü sır’a örnek olabilir. Buna ek olarak ‘gizli dokunuş’un da kendisini kötü/kaygılı/korkmuş hissettirmese bile (bazen gıdıklanmış hissedebilme gibi) bu dokunuşun uygunsuzluğunu edinmesini sağlayın.

5)ÖNLEM VE KORUMA BİR YETİŞKİNİN SORUMLULUĞUDUR

Çocuklar istismara maruz kaldıklarında genellikle suçlu, utanmış ve korkmuş hissederler. Ebeveynler cinsellik ile ilgili tabular ve konuşulmayan /ayıp alanlar yaratmaktan kaçınmalı ve daha da önemlisi bunun sonucunda çocuklar endişeli/korkulu/üzgün olduklarında gidip konuşabilecekleri/güvendikleri ebeveynleri ile aralarında bir duvar örülmediğini bilmedirler. Çocuklar bir şeyin ters gittiğini/yanlış olduğunu hissedebilir. Ebeveynler bu gibi durumda çocuktaki sinyaller için ‘’algıları açık ve alıcı’’ olmalılar. Bu da ancak bilgilenme ve farkındalık kazanma ile olacaktır. Bir çocuğun herhangi bir yetişkinle iletişim kurmayı reddetmesinin çok ve çeşitli sebepleri olabilir. Burada sağlıklı olan; çocukların her zaman/ koşulsuz /güven duyarak konuşabilecekleri ve hislerini aktarabilecekleri bir iklim yaratmaktır.

Bu kuralların edindirilmesi için çocuğunuz hiçbir zaman ‘daha çok erken’ seviyesinde olmayacaktır; çünkü istismar her yaşta gerçekleşebilir. Önemli olan; çocuğunuzun gelişimsel düzeyini bilmeniz ve ona uygun iletişim çerçevesi yaratmanız olacaktır. Eğer bu konuları çocuğunuzla konuşmak konusunda rahat hissetmiyor iseniz şunu unutmayın, bu yaşlarda konuşulmamış şeyler daha ileriki yaşlarda 1) Daha zor olabilir (doğal ve doğası gereği yapılmamış her içeriğin durup dururken birden yapılması çocuğunuzu rahatsız hissettirebilir) 2) Geç olabilir. Sağlıklı ve kaliteli iletişim her zaman anahtardır…

Farkındalık dolu nice hafta sonları…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle