Bu iş olmaz abi!

08.10.2019 06:30

Bu iş olmaz abi!



Çok istiyorum ama olmuyor işte! Dediğiniz anda o istediğiniz şeye ulaşmanız biraz
zor olur be kardeşim. O işin olmayacağını beyninize yazdınız. Bundan sonra o işi
yapmayı aklınızdan geçirdiğiniz anda, beyninize o işin olmayacağını yazdırdığınız
için, beyniniz de size; bu iş olmaz abi der. İnsanın bir şeyi sadece düşünmesi veya
istemesiyle o iş olur mu? Çalışmadan emek harcamadan hiç bir iş olmaz. Başarılı
olmak istiyorsanız yapacağınız iş de önünüze çıkacak olan engelleri aşmaya kesin
kararlı olmanız yani o işi azmetmeniz gerekir. Azimle çalışır ve uyulması gerekli tüm
şartlara riayet ederseniz başarılı olursunuz. Gerisi hikaye. Hikaye deyince aklıma
geldi. Başarı Konusunda herkesin bildiği ama detaylarını anlatmadığı Zümrüdü Anka
kuşunun hikayesini bir de benden dinleyin.
Rivayet olunur ki; kuşların hükümdarı olan Simurg Anka, Bilgi Ağacı’nın dallarında
yaşar ve her şeyi bilirmiş. Kuşlar insanların zalimliğinden o kadar çok mağdur
olmuşlar ki Simurg’a gidip kendilerini kurtarmalarını isteyecekler ama Simurg Anka
da şimdiye kadar kimsenin ulaşmayı başaramadığı Kaf Dağının tepesinde yaşarmış.
Oraya varmak için yedi dipsiz vadiyi aşmak gerekirmiş. Vadilerin adları sırasıyla:
İstek, Aşk, Ustalık, Kanaatkârlık, Yalnızlık, Şaşkınlık, Yokluk vadileriymiş, Zümrüdü
Anka kuşuna ulaşmak için hep birlikte göğe doğru uçmaya başlamışlar. Yorulanlar ve
düşenler olmuş. Önce Bülbül geri dönmüş, güle olan aşkını hatırlayıp! papağan o
güzelim tüylerini bahane etmiş (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatılırmış) ; Kartal;
yükseklerdeki krallığını bırakamamış; Baykuş yıkıntılarını özlemiş, Balıkçıl kuşu
bataklığını. Kuşların sayıları gittikçe azalmış. Ve nihayet beşinci vadiden geçtikten
sonra Altıncı Vadi de “şaşkınlık” ve sonuncusu Yedinci Vadi de: “Yok oluş”ta bütün
kuşlar umutlarını yitirmişler. Kaf dağına vardıklarında otuz kuş kaldıklarını
görmüşler. Azmeden ve inançlarını kaybetmeyen otuz kuş Anka Kuşunun huzuruna
çıkmışlar. Anka kuşundan öğrenmişler ki; “SİMURG ANKA – Otuz Kuş” demekmiş.
Oysa o otuz kuşun her biri de “Simurg Anka” imiş ama kendileri Simurg olduklarını
bilmiyorlarmış!
Bizler de civciv çıkacak kuş çıkacak tekerlemelerini söylemekten vazgeçelim de
çalışmaya bakalım. Azimle hırsla daha çok üretmenin yollarını arayalım. Yabancı
marka mallara olan hayranlığımızı bırakalım. Yerli mallarımıza sahip çıkalım.
Yabancı etiketli “Çakma” dediğimiz o malları bizler üretiyoruz. Kendi malına sahip
çıkmayanın malına kimse sahip çıkmaz. Önce Ülkene; Türkiye Cumhuriyetine sen
sahip çıkacaksın. Çıktığımız an da: Tarım da “Yerli Tohum” arabada yerli montaj
araba, giysi de yerli üretimle en kısa zaman da kendi benliğimize kavuşur ve
küllerimizden 1923 ruhuyla yeniden doğarız.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle