BİR NESLİN ÖZELEŞTİRİSİ

15.08.2018 06:00

BİR NESLİN ÖZELEŞTİRİSİ



Bizim neslin ve bizi yetiştirenlerin en büyük kabahati; Mustafa Kemal’in kurduğu Cumhuriyet rejiminin ana fikrinin çok sağlam temeller üzerine oturtulduğu ve asla yıkılamayacağına dair sarsılmaz bir inanç aşılamasıydı. O zamanlar laik, demokratik, sosyal hukuk devleti bir kez kurulmuş onu geri alacak bir kuvvetin bir daha var olamayacağına ilişkin görüş egemendi. Biz, bizden önceki kuşaklardan öyle gördük, onlar tarafından öyle yetiştirildik. Bize böyle öğretildi, bizi yetiştirenlerde birinci elden bu şekilde öğrenip yetişmişlerdi. Oysa “Atatürk’ün gençliğe hitabesi”, “Bursa Nutku” gibi devrimci söylemleri ile gençliğe olan güvenini belirten Mustafa Kemal bizzat tehlikeye dikkat çekmiş, tarihin içinden gençliği uyanık tutmaya gayret etmişti. Dönüşümün başladığı günlerde Cumhuriyet Gazetesi İlhan Selçuk tarafından manşet üstüne atılan “tehlikenin farkında mısınız?” logosuyla yayın yapardı. Din ağırlıklı kültürün yoğun olduğu Ortadoğu ülkelerinin önündeki kaçınılmaz tehditlerin “karşı devrim” hareketleri olduğu bizzat ülkeyi yönetenler tarafından ıskalanmış, uyarıda bulunmak isteyen gençlik hareketi önderleri ise en ağır cezalara çarptırılmışlardı. Demokrasinin ne büyük nimet olduğu onu kaybettikten sonra daha iyi anlaşılır olmuştu. Ünlü Amerikan başkanı Roosevelt bu konudaki uyarısını yaparken; “Demokratik haklar bir kere elde edildikten sonra, sonuna kadar devam etmez. Her nesil kendi demokratik haklarını kendisi korumalıdır” demişti. Antik Yunan’dan günümüze tüm felsefeciler demokrasinin eğitilmiş insan istediği, aksi halde demokrasinin mutlaka otokrasiye dönüşeceğine ilişkin görüşleri dile getirenleri sağır kulaklarla dinlemenin, yazılanlara kör gözlerle okumanın cezası elbet bir gün kesilecekti, hayıflanmak için artık çok geç… Eğer bir gün tekrar demokratik rejime dönebilme olanağı doğarsa bizden sonraki nesle mutlaka öğretmemiz gereken ilk şey; gereken özen gösterilmediğinde demokrasinin her an sizden vazgeçebilecek kadar kırılgan ve sahip çıkılmadığında sizi yarı yolda bırakabilecek kadar nazlı olabileceğini bilerek, onu pamuklara sarıp büyütmek olduğudur. Ve bir gün mutlaka bu güzel ülkede de özgürlüğün rüzgarı esecek, insanlık onuru nasıl olsa galip gelecektir. Uygarlığın ileri gitmesi için çabalayanlar ve kendini insanlık için adayanlar zaman içinde yenilgiye uğrayabilirler, ama teslim oldukları hiç görülmemiştir…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle