BENİ "KIZ BAŞIMA" BÜYÜTMEYEN BABAMA

25.07.2020 06:30

BENİ "KIZ BAŞIMA" BÜYÜTMEYEN BABAMA




Ben 80lerin sonunda doğdum, haliyle 90larda erken çocukluğum ve sonrasında ergenliğim... Öyle büyük bir yerde de büyümedim ilk yıllarda. Doğumum Eskişehir. Sonrasında Bozüyük, 12 yaşıma kadar... Sonra yeniden Eskişehir... Geriye dönüp çocukluğuma, ergenliğime, genç yetişkin yıllarıma baktığımda, beni bugün ben yapan her şeye yani; babamın yerinin toplumun normlarına göre ayrı olduğunu bugün bir kez daha anlıyorum. İlk araba sürmeyi, teorisini, pratiğini babam öğretti bize, laf aramızda 13 yaşlar falan:) Memlekette oğlan çocuklarına yapılması ile ünlü "çocukken direksiyon başına oturtma ve pratik yapma" halini babam 90larda kız çocuklarına, bize yaptı yani... Konserlere gittiğimde babamın eve dönmem gereken saati bana kız olduğum için hatırlattığını hiç hatırlamıyorum. Hep evlat olduğum için üzerime titrendiğini hissettim, oğlan da olsam aynısı olurdu bence. "Kız başına" lafını duyduğumu da hatırlamıyorum.... Ergenlikte rakıyı merak etmemle ilk rakımı da babamla içtim ben... Hem de en derin sohbetleri yaparken... Uzayı, bilimi, politikayı, haksızlığı, adaleti, sistemi... Daha neler neler.... Ergenliğimin ilk yıllarında "eleştireceksen önce okumalısın" deyip baş ucumdaki komidine 4 kutsal kitabı koyan da yine babamdı... çocukluk yıllarımda pilot olmak istediğimi söylediğimde "kız başına" demeden beni her hafta sonu uçak müzesine getiren, kokpitte oturmam için görevlilerle pazarlık yapan, o dönemdeki sivil havacılık okulundaki hocalarla beni konuşturan yine babamdı... Sonrasında yok ben haksızlıklara engel olacağım savcı olacağım dediğimde (canım Gizem, filmlerde gördüğü sahneyi Türkiye sanmış olacak) en az ben kadar "kız başına" büyümeyen (avukat) ablamla organize olup mahkemeleri izlememi sağlayan yine babam... İlk erkek arkadaşımı gelip de -ilk- babama anlattım mesela... Bana hayatımda unutmak istemediğim derinlikte şeyler söylemişti aşka dair... Yurt dışına çıkma kararı aldığımda babam yine oradaydı, en önden tezahürat eşliğinde...
Yıllar sonra evlenip de karşı tarafa saygısızlık yapmak istemediğim için üzerine şu an konuşmamayı tercih ettiğim lakin çok yıprandığım (illa ki o da öyledir) evliliğimi sonlandırmak istediğim kararımı da yine ilk babama söyledim ben. Ve babam yine tüm yaralarımla bana kucak açan bir baba idi... "Kadının yeri kocasının yanıdır, otur oturduğun yerde" demeden!

Demem o ki, bugün eğer böyle bir Gizem olarak var olabiliyorsam, annemin payına ek olarak babamın payını yadsımam mümkün değil! Anneler hep biricik, tamam. Fakat esas farkın hele hele Türkiye gibi bir ülkede temel bakımın sadece analığa değil en az o kadar babalığa atfedilmesinden geçtiğini düşünüyorum. kadına şiddeti eleştirirken bile yine kadınlara yüklenen atıflar görüyorum orada burada "anneler çocuklarınızı şöyle/böyle yetiştirin"... Hayır efendim, babalar da elini taşın altına koyacak. toplumsal cinsiyet rollerinden bağımsız bir İNSAN yetiştirmek istiyorsanız toplumsal cinsiyet rollerine bürünmeden evlat yetistireceksiniz.

Bana dişi bir varlık olmamdan da öte insan olduğumun bilincini yükleyen babama... hem de "kadın başıma" astronot olmaktan tutun "kadın başıma" bambaşka bir ülkede tek başıma ayaklarımın üzerinde durabilmeye kadar o dönem içinde inandığım her şeyi yapabilecek gücün bende olduğuna inanarak ve beni de inandırarak...

Yorumlar (2) / Onay bekleyen (1)

Yorum Ekle

işte o kişi

07 Ağustos 2020 22:47
bak edit demedi deme onay beklemem. gazete sitemi değiştirir sitemsiz gazete okurum.

?

04 Ağustos 2020 23:23
onay bekledim, obiray oldu

istanbul evden eve nakliyat ofis taşıma ofis taşımacılığı evden eve nakliyat evden eve nakliyat malatya oto kiralama malatya oto kiralama İstanbul evden eve nakliyat eşya depolama eşya depolama viagra fiyatı cialis fiyat sex shop bağcılar sex shop üsküdar sex shop ingilizce türkçe çeviri Betebet giriş