‘’BEN DELİ MİYİM?’’

13.01.2018 08:00

‘’BEN DELİ MİYİM?’’



Psikoterapinin yanlış anlamlandırılma ihtimalinden sıkça dem vurmaya çalışıyorum yazı ve seminerlerimde. Önümüzdeki iki hafta boyunca bu konuya biraz daha ağırlık verelim istedim. Aynı denizyıldızı hikâyesi misali, bu yazıyı (yazılarımı) okuyan 100 kişiden 1’i bile ‘’mi acaba?’’ dese benim için büyük mutluluk… Geçenlerde Google üzerinden psikologlar için ‘’yok bunlar hekim olmayınca tedavileri de yetersiz’’ minvalinde bir yorum aldım. Cevaben de belirttiğim bilimsel gerçekleri –benzer düşünen vatandaşlarımız vardır diye- kısım kısım buradan da aktarmaya çalışacağım ki; okuyun, öğrenin, bilin, farkındalığınız artsınkısaca fikir sahibi olarak bilgi sahibi olun…

Öncelikle şunun altını çizeyim; psikoterapi öyle soyut bir sistem/ sadece dinlemek/ şunu yap bunu yap demek değildir. Arkasında tonlarca ağırlığında bilimsel bulgular ve akademik çalışmalar olan, dolayısıyla da sapasağlam durarak EN AZ İLAÇ TEDAVİSİ KADAR etkili olabilen bir tedavi yöntemidir (bilimselliği kanıtlanagelen yaklaşımlardan bahsediyorum). Psikoterapi dediğimiz şey bir nöron terbiyesidir kanımca… Beyninizi, zihninizi, düşünce sisteminizi, duygulanım dünyanızı önce keşfedersiniz bu süreçte, nelerin aksaklık yarattığını bulmaya çalışırsınız, kökenlerine inersiniz, ve sonrasında sağlıklı bir yönlendirmeyle yeniden yapılandırırsınız iskelet yapınızı… Peki, burada ‘’sağlıklı yönlendirme’’ ne demek?

*Wisconsin Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre psikoterapinin etki düzeyini belirleyen faktörlerden biri de ‘’etkin bir psikoterapist’’… Peki, etkin bir psikoterapist kim?

  • kişilerarası iletişimde entelektüel bir beceriye sahip olan,

  • danışanda anlayış, kabul, güven ve inanç inşa edebilen

  • danışanıyla anlaşma yapabilen

  • danışanın durumu için kabul ve adapte edilebilir bir açıklaması olan

  • bir tedavi planı olan ve ihtiyaç halinde bunu esnetmeye müsaade edebilen

  • etkili, tatmin ve ikna edici olabilen

  • danışanın sürecini denetleyen

  • umut ve gerçekçi bir optimizm (polyannacılık değil) sunabilen

  • danışanının bağlamdaki karakteristik özelliklerinin farkında olan

  • aksettiren ve geri bildirimler veren

  • bilimsel kanıtlara dayanan

  • istikrarlı bir şekilde profesyonel gelişimine devam eden

Bir çok istikrarlı araştırma bulgusuna göre- yani bilim gösteriyor ki- etkin bir terapist ile; psikoterapi daha kalıcı ve uzun vadede – ‘’sadece ilaç tedavisi’’ne göre- daha etkili şekilde işe yarıyor. Aynı zamanda; sadece ilaç tedavisinde görülene göre; psikoterapi özellikle kaygı ve depresyonda daha az nükslere (hastalığın tekrarı) sebep oluyor, yani sadece ilaç tedavisinde hastalığın tekrarı psikoterapiye göre daha sık oluyor.

Hiçbirimiz mükemmel ailede ve mükemmel dünya düzeninde yetişmedik, yetişmiyoruz. Dolayısıyla ‘’sadece daha sağlıklı bir birey olmak için’’ bile nöronlarınızı terbiye etmeyi öğrenebilirsiniz (nefs terbiyesi gibi düşünün), yeter ki isteyin, yeter ki bilimsellikten uzak, medyanın ve toplumun yanlış yönlendirilmesiyle de şekillenmiş olan önyargılarınızı yıkın ve bir adım atın!

İyi haftasonları…

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle