BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

16.12.2015 17:56

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ



Basın Özgürlüğü, Arap Baharı-Wall Street’i İşgal Et- Gezi Protestoları’ndan sonra tüm Dünya’da yeniden önem kazanmışken, Artan gazeteci tutuklamaları sebebi ile Türkiye’de basın özgürlüğünün ne kadar geri planda kaldığı bir kez daha gözler önüne serildi.

Özgürlük İçin Basın (ÖİB) projesi kapsamında hazırlanan ‘İfade ve Basın Özgürlüğü İhlalleri 2014-2015 Raporu yayımlandı. Rapora göre 2015’te tutuklu gazeteci sayısı 16'ya yükseldi. 2014 yılında 330 ve 2015'te 442 olmak üzere iki yılda en az 772 gazeteci işsiz kaldı

Basın özgürlüğü demokrasinin oksijenidir. Halkın bilgi alma hakkının kaynağıdır. Demokrasinin olmazsa olmazıdır. Yasama, yürütme ve yargıdan sonra basının dördüncü erk, yani kamusal güç olduğu söylenir. Basının kamusal görevlerinin başındaki haber verme görevi, hiçbir engelle karşılaşmadan ve tüm kapsamı ile haberleri iletebilmesi anlamı taşır. Halkın görüşlerinin yönetime yansımasının, halkın beğendiği veya beğenmediği politikaların sonucunun sandığa yansımasının da bir aracıdır.

Gezi olaylarını örnek alalım, ülkemizin her yerinde milyonlar protesto yürüyüşündeyken, birçok yayın organı sanki böyle bir olay yokmuş gibi davranarak haber yapmamıştı. Halkın büyük bir kısmı protestolardan, protestoların ne için yapıldığından habersizdi. Bu kadar büyük bir olay dahi saklanabilmişti.

Halkın bilgi edinme hakkı uyarınca, gazeteci, kendi açısından sonuçları ne olursa olsun, gerçeklere ve doğrulara saygı duymak ve uymak zorundadır. 

Gazeteci görevini yaptı diye suçlanamaz. Asıl suç, haber verme görevinin yerine getirilmemesi, siyasi çıkarlar veya başka menfaatler için doğru haberi vermekten kaçınmaktır.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle