AYŞE TEYZE, FİLESİNİ DOLDURAMIYOR

31.08.2018 06:57

AYŞE TEYZE, FİLESİNİ DOLDURAMIYOR



Son dönemin en önemli gündem maddesinin ulusça yaşadığımız ekonomik kriz ve yarattığı çok yönlü etkileri olduğunu söyleyebiliriz.

Ülkeyi yönetenler tarafından çok daha düşük düzeyde bir sorun gibi görülse de ciddi bir krizle karşı karşıyayız.

Bir çok ülkenin yıllık hatta belki bir kaç yıl içinde görebileceği döviz kuru değişikliklerini günlük bazda görüyoruz.

Ülkeyi yönetenlerin “Ekonomik Savaş” olarak tanımladıkları dalgalanmanın nedeninin dış güçlerin müdahalesine bağlanmasının ise tek başına ikna edici bir argüman olmadığı çok açık.

Döviz kurlarındaki önlenemeyen yükseliş, günlük yaşamımızı alım gücündeki azalma başta olmak üzere çok derinden etkiliyor orta ve uzun dönemde de olumsuz sonuçlarını göreceğiz.

Yaşanan ekonomik kriz ve anormal kur artışları yayıncılık sektörünü de vurmuş durumda.

Türkiye’deki yayıncılar yüksek kur karşısında ayakta kalmaya çalışıyor.

Kağıt, boya, tutkal gibi temel girdilerde % 60’lar düzeyinde maliyetler arttı.

Kurdaki artış kontrol edilemezse ve yayıncılar için %18 olan KDV aşağıya çakilemezse çok sayıda gazete ve dergi yayın hayatına son vermek zorunda kalacak.

Kitaplarda da aynı sorun yaşanacak, baskı sayısı azalacak.

Yurt dışından alınan kitap telifleri 3.5 TL’den anlaşma yapıldığı, anlaşma bedeli ödeninceye kadar kur 6.4 TL’ye çıktığı için telif maliyetinin de artmasıyla yayınevlerinin bu yükü taşıması imkansız hale gelecek.

SEKA’nın özelleştirilmesiyle başlayan süreç ne yazık ki ülkemizi kağıtta ithalat bağımlısı hale getirmiş durumda.

Kağıt sorunu nedeniyle İzmir’de yerel gazeteler pazar günleri basılmayacak.

Mizah dergisi Leman bu sayısında kağıt sorunu nedeniyle cep boyda çıktı.

İlaç, inşaat, imalat ve diğer bir çok sektörde çok sayıda sorun gelmeye devam ediyor.

Diğer yandan, önümüzdeki Sonbahar ve Kış aylarında doğalgaz, elektrik gibi enerji maliyetlerindeki artışın da etkisiyle vatandaş olarak çok daha büyük faturalarla karşı karşıya kalacağız.

Ekonomide kısa vadede çözülmesi gereken çok sayıda sorun var.

Ayşe Teyzenin dolarla ne işi var” diyen büyük(!) yöneticilere anımsatmak gerekli.

Ayşe Teyze, her pazar alışverişine çıktığında aynı parayı harcayarak filesine daha az sebze, meyve alabiliyor.

Sonuç olarak, halkımız döviz kurundaki artışla birlikte ülke olarak yaşadığımız küçülmenin farkında ancak yönetim nezdinde aynı anlayış geçerli mi, sorusunun yanıtını siz okuyuculara bırakıyorum.

NOT: 30 Ağustos Zafer Bayramının 96. Yıldönümünde, tüm varlığını ortaya koyarak ülkemizin bağımsızlığı için yaşamını yitiren şehitlerimize, başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e, İsmet İnönü’ye ve tüm cephe arkadaşlarına sonsuz minnet duygularımızı iletiyorum.

Türkiye Cumuhuriyeti için dönüm noktası olan Büyük Zaferin başta yanlı medya organları olmak üzere çeşitli çevrelerde görmezden gelinmesinden ise çok büyük bir üzüntü duyuyorum.

Büyük bir gururla ifade ediyorum ki, 30 Ağustos Onurumuzdur.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle