2060 Yılındaki Küresel Dünya Ekonomisinde Türkiye’nin Yeri (3)

12.09.2018 08:17

2060 Yılındaki Küresel Dünya Ekonomisinde Türkiye’nin Yeri (2)





Rapor’daki önemli tespitler şöyledir:

  • Yüksek gümrük tarifelerinden daha çok gelişme yolunda olan ülkeler olumsuz etkilenecektir. OECD ülkeleri arasında ek gümrük tarifelerinden en az etkilenecek ülkeler Norveç ve Kolombiya’dır. Gümrük vergilerini arttıran ABD'nin kaybı yüzde 5,8,Türkiye’nin kaybı ise yüzde 3,3 olacaktır. Rapor’da OECD ülkelerinin yüzde 6 kayıp yaşayacağı belirtilmiştir.

  • BRICS ülkeleri, tarife savaşlarından en fazla zarar görecek olan gruptur. Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'nın oluşturduğu BRICS'in 2060 yılına kadarki ekonomik büyüme kaybı yüzde 18'i bulacaktır.

  • Kurumsal ve siyasi değişikliğin olmadığı temel senaryoya göre, dünyada reel GSYİH büyümesinin, dünya ekonomisinin büyük bir bölümünü oluşturmaya devam eden gelişme yolunda olan ekonomilerdeki durgunluk sebebiyle 2060 yılında yüzde 3'ten yüzde 2'ye gerilemesi öngörülmüştür.

  • Dünyadaki ekonomik ağırlık merkezi Asya'ya doğru kaydıkça, Hindistan ve Çin dünya üretiminden daha fazla pay alacaktır.

  • Hayat standartları (kişi başına düşen reel GSYİH) 2060 yılına kadar tüm ülkelerde artmaya devam ederek gelişmiş ülkelerin seviyesine yaklaşacaktır.

  • Yüksek büyüme gösteren ülkelerde ve Doğu Avrupa ekonomilerinde hayat standartları işgücü verimliliğindeki artıştan kaynaklanmaktadır. BRICS ve bazı düşük gelirli OECD ülkelerindeki kişi başına düşen GSYİH, 2060 yılında ABD'nin yarısının altında kalacaktır.

  • Daha fazla sağlık harcamaları demografik değişimlerden kaynaklanan mali baskıları karşılarken, kamu borç oranlarını güncel seviyelerde tutmak için Türkiye dahil orta gelire sahip OECD ülkelerinin 2060 yılına kadar GSYİH'nın yüzde 6'sı kadar kaynağa ihtiyaçları vardır.

  • Küresel tasarruf, son yıllarda reel faiz oranlarında aşağı yönlü bir baskı oluşturmaya devam etmektedir.

  • BRICS, yönetim kalitesini iyileştirmeye ve eğitime önem vermektedir.

  • 2060 yılına kadar ortalama OECD seviyelerini yakaladığı bir senaryoda BRICS'deki hayat standartları, 2060 yılı temel senaryoya göre yüzde 30 ile yüzde 50 daha yüksek olacaktır.

  • OECD ülkeleri üretim yapılarını rekabete elverişli duruma getirmek için 2030 yılına kadar reform yaparsa, hayat standardı yüzde 8'in üzerinde yükselecektir.

  • OECD ülkelerinde işgücü piyasasının iyileştirilmesi için reform yapılması; daha yüksek genç ve kadın istihdamı sağlanarak toplam istihdam oranını 2040 yılına kadar yüzde 6 puan, 2060 yılına kadar yüzde 10 artıracak, yaşlanma ile ilgili gelecek mali baskıları hafifletmeye yardımcı olacaktır.

  • Emeklilik yaşındaki artış, OECD'deki yaşlıların toplam istihdam oranını 2060 yılına kadar 5 puan ve hayat standartlarını da 2060 yılına kadar yaklaşık yüzde 2 oranında artıracaktır.

  • OECD ülkelerindeki Ar-Ge harcamalarının 5 lider ülkenin seviyesine yükseltilmesi durumunda hayat standartları 2060 yılına kadar yüzde 6 oranında artacaktır.

  • OECD ülkelerinde kamu yatırımlarının GSYİH'nın yüzde 6'ya çıkarılması, hayat standartlarını 2060 yılında yüzde 4'ün üzerinde, bazı ülkelerde yüzde ise yüzde 6-9 oranında yükseltecektir.

  • 1990'ların ortalama tarife oranlarına dönülür ve ticaret serbestleştirilmesi konusunda geri adım atılırsa, uzun dönemde hayat standartları dünya genelinde yüzde 14, en çok etkilenen ülkelerde ise yüzde 15-25 oranında düşecektir.

2060 Dünya Ekonomi Senaryoları Raporu’ndan 1 gün sonra OECD Türkiye Raporu 13 Temmuz 2018 tarihinde yayınlanmıştır. (Economic Survey of Turkey 2018 http://www.oecd.org/turkey/economic-survey-turkey.htm) http://www.oecd.org/eco/surveys/Turkey-2018-OECD-economic-survey-overview.pdf)

Türkiye Raporu’na göre kişi başına düşen GSYİH, daha gelişmiş OECD ekonomilerini yakalamaya devam etmiştir. Güneydoğu sınırındaki jeopolitik gerginlikler ve 2016'daki darbe girişimi de dahil olmak üzere bir dizi olumsuz şoka rağmen, GSYİH büyümesi 2010-2017'ye göre yaklaşık yüzde 7'dir. İşgücü verimliliği, diğer tarım ağırlıklı OECD ekonomilerinin özellikle tarımda kayıt dışı faaliyetlerin yaygınlığına rağmen daha fazladır. Bu durum; dinamik, ancak parçalı bir tarımsal yapının güçlü performansını yansıtmaktadır. Yıllık yüzde 3'ün üzerinde bir işgücüne rağmen, çalışma yaşındaki nüfusun istihdam oranı OECD'deki en düşük oran olmaya devam etmektedir.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle