2060 Yılındaki Küresel Dünya Ekonomisinde Türkiye’nin Yeri (2)

11.09.2018 06:30

2060 Yılındaki Küresel Dünya Ekonomisinde Türkiye’nin Yeri (2)



Büyümenin tahmin edildiği gibi gerçekleşmesi durumunda 2023 yılında kişi başına düşen milli gelir 25 bin dolar olacaktır. Dünya Bankası’na göre Türkiye’de 2017 yılında kişi başına milli gelir 10.540,6 dolardır. (https://data.worldbank.org/indicator/NY.GDP.PCAP.CD) Uluslararası Pata Fonu’nun (IMF) Nisan 2018 tahminine göre kişi başına düşen milli gelir ise 11,110 dolardır. (http://www.imf.org/external/datamapper/NGDPDPC@WEO/OEMDC/ADVEC/WEOWORLD) Yapılan bir araştırmaya göre 2023 yılında kişi başına düşen milli gelir ancak 14.083,9 dolara ulaşacaktır. (https://knoema.com/pjeqzh/gdp-per-capita-by-country-statistics-from-imf-1980-2023?country=Turkey)

Tablo: 2 1980-2023 Döneminde Türkiye’de Kişi Başına Düşen Milli Gelir



Kaynak: https://knoema.com/pjeqzh/gdp-per-capita-by-country-statistics-from-imf-1980-2023?country=Turkey

Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşamamasının en önemli sebebi eğitim kalitesinin düşük olmasıdır. 137 ülke baz alınarak hazırlanan 2018 raporuna göre Türkiye 99’ncu sırada yer alırken, listenin başındaki ülke İsviçre’dir.

Ajans Press’in Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Eğitim Kalitesi 2018 raporundaki verilere göre Türkiye eğitim kalitesi bakımından 137 ülke arasından 99’ncu sıradadır. Türkiye’nin eğitim sistemi kalitesinde 2017 yılına göre 2 basamak yükselmesine rağmen listenin sonlarındadır. Katar, Malezya, Endonezya, İran ve Pakistan Türkiye’nin önünde yer almıştır. (https://www.instagram.com/p/Bm42kZVlMyH/)

Hükümetin 2017-2019 yılı Orta Vadeli Program’da ihracat artış hedefi olan ortalama yüzde 10,5. ihracat artış oranını yakalayabilirsek ancak 2029 yılında hedefe ulaşabiliriz. 2017-2019 yılı Orta Vadeli Program’da kişi başına gelir artışı için yıllık yüzde 6’lık hedef konulmuştur. 2019 yılı sonunda hedef 10 bin 930 dolardır. 2019 yılından sonra gelir artışı hedefi yüzde 6 olursa, 2034 yıllında 25 bin dolar hedefine ulaşmak mümkün olacaktır.

Dünya Bankası (WB) Türkiye'ye ilişkin büyüme beklentilerini bu yıl için yüzde 4,5, gelecek iki yıl için yüzde 4 olarak açıklamıştır. Dünya Bankası Küresel Ekonomik Beklentiler raporunun Haziran 2018 sayısında dünya ekonomisinin bu yıl geçen yıl olduğu gibi yüzde 3,1 büyüyeceği tahmininde bulunmuştur. Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Ekonomik Görünüm raporunun, Nisan 2018 sayısını Konjonktürel İyileşme Yapısal Değişim (Cyclical Upswing, Structural Change) başlığıyla yayımlamış, Türkiye'nin bu yılki büyüme beklentisini yüzde 4,4'e yükseltirken, 2019 beklentisini yüzde 4’e çekmiştir. (http://www.imf.org/en/Publications/WEO/Issues/2018/03/20/world-economic-outlook-april-2018)

Uluslararası Para Fonu Dünya Ekonomik Görünüm Temmuz 2018 sayısı Daha Az Genişleme, Yükselen Ticaret Gerilimleri (Less Even Expansion, Rising Trade Tensions) başlığı ile yayınlanmıştır. Küresel büyümenin Nisan 2018 Dünya Ekonomik Görünümü tahminine paralel olarak yüzde 3,9 seviyesine ulaşması öngörülmüş ancak görünüm açısından riskler artmıştır. Büyüme projeksiyonları, Euro bölgesi, Japonya ve İngiltere için aşağı revize edilmiştir. (https://www.imf.org/en/Publications/WEO/Issues/2018/07/02/world-economic-outlook-update-july-2018)

Dünyanın GSYİH’sı 2060 yılında, gelişme yolunda olan ülkelerdeki büyümenin azalmasıyla ortalama yüzde 3’ten yüzde 2’ye düşecek, Çin ve Hindistan’ın etkisiyle dünya ekonomisinin merkezi Asya’ya kayacaktır. Ülkelerin yapısal reformları gerçekleştirmesi durumunda uzun dönemde hayat standartları artacaktır. OECD ülkelerinde yapısal reformlar gerçekleşmemesi durumunda gelecek 40 yılda hayat standartları ancak GSYİH’nın yüzde 1,5-2 arasında artacaktır. Bazı ülkelerin emeklilik yaşını yükseltmesi sonucunda OECD'deki yaşlıların toplam istihdam oranı 2060 yılına kadar 5 puan yükselecektir..

BRICS ülkelerinin (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti) son yıllardaki yüzde 6’ya ulaşan büyüme hızı 2060 yılında yüzde 2’ye düşecektir. Hindistan ve Çin 2060 yılında dünya üretiminde yüzde 20-25, OECD ülkeleri ise yüzde 40 civarında pay sahibi olacaktır. Demografik değişiklikler, gelişmiş ülkelerin hayat standartlarında ek yük getirecek, bu da ülkelerin vergileri artırmalarına yol açacaktır.

Bu durumda ülkeler kamu borçlarıyla uğraşırken sağlık ve emeklilik harcamalarını karşılayabilmek için vergi gelirlerini GSYİH’ya göre yüzde 6,5 puan artırmak zorunda kalacaklardır. BRICS ülkeleri, yönetim ve eğitim açısından OECD standartlarını yakalamaları durumunda 2060 yılına kadar tahmin edilen senaryonun dışına çıkarak, hayat standartlarını yüzde 30-50 oranında yükseltebileceklerdir.

OECD’nin belirlediği ve önde gelen ülkelerinin izlediği istihdam politikalarının gerçekleştirilmesi, 2040 yılına kadar özellikle genç ve kadınların da katılımıyla istihdamın yüzde 6,5 puan artmasına yol açabilecektir. OECD ülkelerinde kamu yatırımları GSYİH’nın yüzde 6’sına ulaşması durumunda, 2060’a kadar hayat standartlarında yüzde 4 (bazı ülkelerde yüzde 6-9) artması sağlanabilecektir.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle