Zafer Bayramında “kültür” üzerine düşünceler

03.09.2019 06:30

Zafer Bayramında “kültür” üzerine düşünceler



Beyin araştırmaları, bildiğimiz en karmaşık konuda hızla ilerliyor: İnsan doğasının ayak izlerini sürüyor.

Merak edenler Lisa Feldman Barett’in Beynimizin Parmak İzleri/ Duyguların ve Zihnin Gizemli Öyküsü adlı kitabını okumalı. Yasin Konyalı’ nın dilimize aktardığı kitabın sekizinci bölümünde “İnsan Doğasına Yeni Bir Bakış” anlatımı hepimiz için önemli

Barett, “Gerçekte evrim verimliliğini insan kültürü aracılığıyla artırır ve bizler de çocuklarımızın beyinlerini şekillendirerek kültürü onlara aktarırız.” diyor.

Kültür, sosyal değerler sisteminin bütününü ve hayatta kullanılan tüm araçlarını kapsar.

Bir ülkenin dirlik ve düzeni için insan zihninin geliştirdiği ilke, kural ve yasalar kültürün bileşenleridir.

Topluluk ve toplum yaşamını sürdürebilmenin araçları olan gelenekler, örf ve adetler kültürün taşıyıcı kolonlarıdır.

İyiyi ile kötüyü, yararlı olanla yararsızı, güzel ile çirkini tanımladığımız değerler kültür yapısının kirişleridir.

Bir arada yaşayarak canımızı koruma, aklımızı sağlıklı tutma, neslimizi sürdürme, mal ve mülk edinme ve inançlarımız sürdürme yoluyla hayatı anlamlandırma gibi toplumsal örgütlenmeler olmaksızın kültürün canlılığını ve diriliğini koruyamayız.

Konuştuğumuz diller, kimliğimizi tanımlamaya, kişiliklerimizi oluşturmaya ve birlikte yaşamaya bizi götüren kültürün çok önemli taşıyıcılarıdır.

Çıplak gücümüzle yapamadıklarımızı yapabilmek için geliştirdiğimiz bütün çalışma araç-gereçler kültürümüzün günlük yaşamı düzenlemedeki belirleyici ögeleridir.

Hayat hiçbir şeyin anlaşılmadığı bir kaos olmadığı gibi, hiçbir şeyin değişmediği monotonluk da değil. Bilim ve teknoloji aracıyla biz değişmez olanla değişen arasındaki neden-sonuç ilişkilerini gözlemler, yasalarını bulur ve geleceğe dönük beklentilerimizi belirleriz. Beklentilerimizi belirlemenin çok temel araçlarından biri olan bilim ve teknoloji birikimimiz kültürümüzün omurgasıdır.

Hayatın içindeki bütün deneyimler kültürü yaratır; o nedenle bireyin, kuruluşların, kurumların, toplulukların, toplumların ve uygarlıkların başarıları üç ayıklı bir merdiven gibi yükselir: Önce, iyi ve kalite bir fikriniz olacak. İkincisi, fikirlerinizi uygulamaya yani hayata taşıyacak yetenekleri bir araya getireceksiniz. Üçüncüsü de, sürdürebilirliği güven altına alan kültüre sahip olacaksınız.

Bu satırları 30 Ağustos Zafer Bayramı sabahı yazıyorum…Bir dostla, iç dünyamızdaki fırtınaları konuştuk…Sonra da birey, topluluk ya da toplum olarak zoru aşma üzerine dertleştik… İnönü Savaşı’ndan Sakarya’ya çekilirken strateji ve ayrıntı bilmeyenlerin iç dünyasında hangi fırtınaların yaşandığını tahmin etmeyi denedik…Zafere ulaşıldığı gün, insanların iç dünyalarında yaşanan fırtınaların neler olabileceğini anlamak istedik.

Zafer Bayramınız kutlu olsun… İç dünyamızda zaferler kazanmayı sürdürmek için, gelin bu yazıyı okurken, kendi kültürümüz hakkında beş dakika düşünelim… Kültürün nasıl bir araç olduğunu zihnimiz kararlaştırsın.

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle