Cumhurbaşkanı Erdoğan: Teröriste Ödül Vermişler (14)

02.01.2020 06:30

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Teröriste Ödül Vermişler (14)





Erdoğan mesajında Osmanlı İmparatorluğu'nun son yıllarının milyonlarca Osmanlı vatandaşı için acılarla dolu zor bir dönem olduğunun yadsınamayacağını belirterek "Adil bir insani ve vicdani duruş, din ve etnik köken gözetmeden bu dönemde yaşanmış tüm acıları anlamayı gerekli kılar"  demiştir. Böylece Türkiye tarihinde resmi ağızdan ilk  defa 1915 olaylarına ilişkin Ermenilere taziye mesajı iletilmiştir ama bu mesajın Ermeniler üzerinde hiçbir etkisi olmamıştır.

Mark Twain’in “Gerçek, ayakkabısını giyene kadar yalan dünyayı dolaşır” tespitini hükümet dikkate almalıdır. Stefan Zweig, “Akıl ve siyaset nadiren aynı yolda buluşur” sözünü boşuna söylememiştir. Türkiye’yi sözde Ermeni soykırımı ile suçlayanlar için Ziya Paşa “Bed-asla necâbet mi verir hîç üniforma, Zerdûz palan ursan eşek yine eşektir” (Mayası bozuk olanlara üniforma –yüksek makam görevi- asalet verir mi hiç? Altın ile yapılmış palan da vursanız, eşek yine eşektir) derken çok haklıdır. Eğer 24 Nisan 2020 tarihine kadar önlem alınmazsa, büyük bir ihtimalle Başkan Trump soykırım (genocide) diyebilir. Yumurta kapıya gelmeden şimdiden gerekli önlemler alınmalıdır.

Ankara Üniversitesi SBF yurdunda 1966-1967 döneminde oda arkadaşım olan Prof. Dr. İlber Ortaylı Srebrenitsa'da yaşanan soykırımı inkar ettiği için eleştirilen Avusturyalı yazara ilişkin "Maalesef büyük bir edebiyat ödülü kasabalılaşmış. Bu yüzden ona verilen Nobel'in de hiçbir anlamı olmaz" derken haklıdır. Ortaylı’nın "Bu iğrenç bir şey çünkü bir edebiyatçının görevi, kim suçlu kim suçsuz hakimlik yapmak değil insanların topuna birden acımak, saygı duymak ve insan olarak haklarının olduğunu savunmak, bunların çok büyük bir kısmının günahsız olduğunu teslim etmektir ve bunu insanlara öğretmektir. Yoksa 'Boşnaklar birbirini kesmiş de suçu Sırplara atmış.' Bunu ancak bir kasaba adamı söyler. Maalesef büyük bir edebiyat ödülü kasabalılaşmış. Bu yüzden ona verilen Nobel'in de hiçbir anlamı olmaz." demiştir. Aynen katılıyorum.

Geçen hafta yapılan seçimlerde 85’nci İstanbul Ermeni Patriği olan Episkopos Sahak Maşalyan, ABD Senatosu’nun 1915 Ermeni olaylarını soykırım olarak tanıyan karar tasarısını kabul etmesini şöyle değerlendirmiştir: Bazı şeyler önemsenmemeli. Parlamentolarda sürekli bir şeyler geçiyor. Bizi ilgilendiren ve doğrudan müdahil olmamızı gerektiren bir şey yok. Türkiye'deki Ermeniler olarak 100 yıl önce bu topraklarda yaşanan acıların başka ülkelerin parlamentolarında stratejik, ekonomik, politik baskı unsuru olarak kullanılmasını bizi üzüyor. Ecdadımıza yöneltilmiş uygunsuz bir durum olarak görüyoruz. Biz isterdik ki bu topraklarda yaşanan sorun, bu topraklarda yaşayan insanlar tarafından konuşulsun. Özellikle Türkiye ve Ermenistan ilişkileri düzelsin, taraflar konuşabilsin. Taraflar konuşamadığı için üçüncü, dördüncü taraflara, okyanus ötelerine söz söylemek hakkı doğuyor. Keşke Ermenistan-Türkiye protokolleri hayata geçirilebilseydi, Viyana buluşmaları gerçekleşebilseydi, ortak tarih komisyonları kurulsaydı. Bütün bunlar bizim halletmemiz gereken durumlar. Bunlar ertelendiği için Türkiye'yi sıkıştırabilmek için bir koz olarak kullanıyor. Türkiye'yi sıkıştırmak için ortaya konulan bir 'Ermeni tezi' kullanılmış duygusu yaratıyor. Bunun da çok ahlaki olduğunu düşünmüyorum.

İşin siyasi bir boyutu var. Ben bir siyaset adamı değilim. Bunu yorumlamak siyasetçilere düşer. Biz Ermeni toplumu olarak Türkiye'ye entegre olmuş insanlarız. Kader birliği yaptık bu ülkeyle. Bu ülkenin bütün unsurlarıyla uyum içinde bir yaşam kurduk. Biz 100 yıl önce yaşananları hatırlayarak unuttuk. Unutarak hatırlıyoruz. Bu İstanbul Ermeni toplumunun bir seçimi. Biz bu ülkede yaşamayı seçtik. Bu bizi diasporadan ve Ermenistan Ermenilerden ayıran bir durum. Biz 1915 travmasını yaşadık ve bir şekilde bu ülkede kalarak tedavi ettik. Türkiye Ermenileri'nin dışında gelişen politik olaylar ister istemez bizi de etkiliyor. Bu şeylerin Türkiye'de kışkırtılması nefret söylemini de artırıyordiyerek önemli tespitlerde bulunmuştur. Patrik Maşalyan’ın bu açıklamalarının İngilizceye çevrilerek Türkiye aleyhine oy veren ABD Temsilciler Meclisi üyeleri ile Senatörlere göndermek acaba çok mu zor? Daha kolay yol varken neden bu zahmete girelim, “yok hükmündedir deriz geçeriz” diyenlerin bilgisine sunulur.

















Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

escort ankara
izmit escort