Amos Oz büyük insan ve büyük yazardı

08.01.2019 06:30

Amos Oz büyük insan ve büyük yazardı



Geçen hafta “ Bir yazı insanının okuyucularına söz verebilmeli” başlıklı yazıda, düşüncelerini yazıyla paylaşan “yazı insanlarının” özen göstermesi gereken ilke ve kurallar hakkında düşündüklerimi paylaştım. Bugün, yazdıklarına “yazı tadı da veren” bir büyük insandan, 27 Aralık 2018 günü aramızdan ayrılan, gerçek bir “yazardan” söz etmek istiyorum: Amos Oz’dan.

Amos Oz, alıntı yaptığım yazarlar arasında özel yeri olanlardan biriydi… Özellikle de, “ Hayatta eli boş dönülmeyen tek yolculuk, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur” saptamasını uygun düştüğünü düşündüğüm her ortamda paylaştım.

Yaklaşık dokuz yıl önce, 14 Kasım 2009 günü “ Dürüst insanların sayısı artınca” başlıklı yazımda, İsrail Genel Kurmay Başkanlığı’ nın, ülkenin en “aykırı insanlarını” toplayarak düşüncelerini aldığını Amos Oz’ dan öğrendiğimi aktardım. Aktarmamın nedeni, insanlığın temel değişmezlerinden biriyle ilgiliydi: Tek tip düşünceye saplanan, aykırı düşüncenin, özgür ve eleştirel aklın üretkenliğinin önemini bir kez daha anımsatmak.“Çeşitlilik” her alanda “dayanıklılık” yaratan çok önemli bir yaşam bileşeniydi; çeşitliliği yaşamın özüne yerleştiremeyen bireylerin de toplumların da sağlıklı gelecek yaratamadıklarının sayısız kanıtı vardı.

Bir yıl kadar sonra 6 Kasım 2010 günü, “Gücü nefsi müdafa için kullanmalıyız” başlıklı yazımda da Amos Oz’ un bir saptamasından yola çıkmıştım. İki bin yılı aşkın sürgünlerde her türlü baskıyı gören, fikrin yok edilmesine tanıklık eden Musevi topluluğunun, devlet kurup gücü eline geçirdikten sonra, gücünü nefsi müdafa için değil de, başkalarını ezme ve fikirleri yok etme için kullanılmasına isyanı vardı Oz ‘un. Ünlü yazar gidişattan ciddi biçimde rahatsızdı. Rahatsız olduğunu da, “Şimdi Barış Harekatı” nın aktif bir üyesi olarak yaşama yansıtıyordu.

Daha fazla gönderme yapmanın “anlamı” yok…Dileyenler internetten ayrıntıya kolaylıkla erişebilir; bizim Amos Oz gibi barışcı bir yazarın düşüncelerini neden paylaştığımızı da belgeler üzerinden analiz edebilir.

Amos Oz geri dönülmez sonsuz yolculuğuna çıktı; ama bizler o büyük insanın ve yazarın anısını vesile ederek Eskişehir’e, ülkemize ve insanlığadeğer katmak” için O’nun anısından yararlanabiliriz.

Eskişehir bir üniversiteler şehri. Oturmuş iki üniversitemiz var; şimdi üçüncüsü de hayata zenginlik katmak için hazırlanıyor.Neredeyse orta büyüklükte bir kent nüfusu kadar öğrencinin yaşadığı yerleşim yeri burası. Üniversite öğrencilerinin yaşam biçimi ve yaşam tarzımız üzenindeki etkilerini kim görmezden gelebilir? Öğrencilerin kentin maddi ve kültürel zenginliğine katkılarını inkar edilebilir mi?

Unutmayalım ki, yaşam biçimi ve yaşam tarzını entelektüel birikim ve tutarlı bir felsefeyle beslemediğimiz zaman tuzaklar da kurabilir.

Vasatlığın bir türevi olan “orta gelir tuzaklarını” kırarak, sağlıklı bir gelecek inşa etmek istiyorsak, üniversitelerin yoğun olduğu kentlerde “ entelektüel zenginlik yaratan merkezlerin dinamizmi” üstüne eğilmeliyiz; üniversitelerin “hayat dersi verme işlevini” enine boyuna sorgulamalıyız.

Eskişehir’ de kültür-yönelimli fakültelerde, “ Amos Oz’un İsrail ve Dünya Edebiyatına Katkısı ve Barış Önderliğinin Öğretici Yönleri” başlıklı tartışmalar yapılsa, genç insanlarımız aykırı düşüncenin zenginlik yaratma işlevini, edebiyatın barışa katkılarını sorgulasa fena mı olur?

Günlük yaşamın “geyik muhabbetlerinden” sıyrılıp, geleceği yaratacak “entelektüel birikimimizi” özgür, özgün, eleştirel akılla yaratmaya katkı yapmak hepimizin ortak sorumluluğudu. Bir büyük çağdaş yazarı vesile ederek, kendi insanımızın gelişmesine katkı yapacak işlerin içinde değilsek, içinde var olduğumuz işlerin anlamını sorgulamak gerçek insanlık olmaz mı? Ne dersiniz, sevgili okuyucum, ne dersiniz?

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorum Ekle

konya bayan escort eskisehir bayan escort samsun bayan escort aydin bayan escort gaziantep bayan escort